21 Aralık 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Doktor burada hasta firar!

       
    Patronlar dünyasından siyate atılanlar arasında en çarpıcı isim Cem Boyner oldu; İstanbul'u aşan siyasi söylemiyle o gün için radikal nitelenen YDH'yı kurdu.
    DYP'den Meclise'e giren Cefi Kamhi ve Sedat Aloğlu da (1995 - 1999) önemli örneklerdi; devam etmediler...
    Kamhi iş hayatında, elektronik sektörünün öncü yatırımcılarından babası Jak Kamhi'den de bağımsız bir rota çizerek, Bodrum Yalıkavak'ta marina yatırımı yaptı. Konut işine giriyor...
    Aloğlu halen Feniş Şirketler Topluluğu Başkanı. Aloğlu'nu, Kamhi'den veya Boyner'den ayıran özellik, TÜSİAD dışındaki meslek örgütlerinde de başkanlık yaptı. Aloğlu İstanbul Sanayi Odası, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu icra ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunmanın yanı sıra, 1993 - 1995'te İktisadi Kalkınma Vakfı'nda (İKV) başkanlık yaptı. Siyaset yıllarında devletin yapılanması ve partiler yasası gibi alanlarda açtığı tartışmalarla bilinen Aloğlu, 23 Aralık 2003 günü karşımıza "Doktor" ünvanı ile çıkacak.
   
   
Doktora tezi
    Aloğlu "AB'ye geçiş sürecinde Türkiye'de devlet yönetiminin yeniden yapılandırılması" üzerine "model öneri" getiren doktora tezini, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'ne verdi. 189 sayfalık tez çalışması Batılı ülke örnekleriyle zenginleştirilmiş.
    Aloğlu tezin temel hedefini, "2005'te müzakerelere başlayarak, AB üyelik sürecine girmesi beklenen Türkiye'de, devlet yönetiminin yeniden yapılandırılması konusunun işlenmesi" olarak tarifliyor. Tez; mevcut düşünce kalıpları, davranış alışkanlıkları ve düzenin sürmesinden yararlananların değişimin önündeki en büyük engeli oluşturacağı vurgusu yapıyor. Buna da "Üç M" diyor.
    Demokratik toplumlarda değişim için gerekli olan "kollektif uzlaşma" olgusunun temelini oluşturan model ise şöyle formüle ediliyor: Her şeyin sorgulanabilir olduğunu, daha iyiye doğru değişebileceğini, değişim sonucu bazı birey ve kesimlerin zararlı çıkabileceğini kabul etmek. Bu üç kabul de, "Üç K" olarak formüle ediliyor.
    Demokratik değişim için gerekli olan süreci de "Üç T" olarak adlandıran çalışma, başarı için; "tartışma, teşhis, tedavi" aşamalarını öngörüyor. Bu sürecin istenilen sonuçları doğurması ise, alfabenin "S" harfinde saklı: Sağduyu, sabır ve sebat!
    Yasama, yürütme, yargı, medya ve beşinci güç olarak da sivil toplum örgütlerinin; ülkenin ihtiyacı olan değişim, yeniden yapılandırma ve demokratik standartların yükseltilmesine katkı sağlayabilmesi, "anlayış ve davranış reformu" ilkelerine uyumuna bağlı.
   
   
Parlamenter sistem
    Öngörülen model, siyasal gündemde yer alan "başkanlık sistemini" dikkate almadan oluşturulmuş. Sistemin, ABD dışında başarıya ulaştığı bir başka büyük demokrasi olmadığı kabulünden hareket eden Aloğlu, "parlamenter sistemi" esas alıyor.
    Modele göre, Cumhurbaşkanlığı statüsünün yürütmeden ayrılarak ulusal temsil işlevine dönüşmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanlığının veto yetkilerinin daraltılması, gerektiğinde seçimlerin yenilenmesi yetkisinin güçlendirilmesi, seçme, atama yetkilerinin daraltılması gibi düzenlemeler yapılarak, Anayasa'da yürütme bölümü dışında düzenlenmesi öngörülüyor.
    İkinci olarak; Cumhurbaşkanı, parlamento ve mahalli idareler seçimlerinin iki turlu yapılması, parlamento seçimlerin nisbi temsil sisteminin esas olarak korunması benimseniyor. Ayrıca seçim dönemlerinin 4 yıla indirilmesi, parlamento seçimlerinden; Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir, mahalli idareler seçimlerinin ise iki yıl sonra gerçekleşmesi öneriliyor.
    Yerel seçimler öncesi gündeme gelen bu tez çalışması bakalım, başta TÜSİAD olmak üzere işdünyasında nasıl yankı bulacak?
   
    syilmaz@milliyet.com.tr
   
   





Çetin ALTAN
Mangal üstünde boru, nedir adamın zoru...

Melih AŞIK
Bir eski hikâye...

Fikret BİLA
Karışık kafalar

Hasan CEMAL
Cimbom için...

Güneri CIVAOĞLU
Bahçe ve mumlar

Can DÜNDAR
Suskun kadınlar

Abbas GÜÇLÜ
En büyük sorun işsizlik!

Mehmet Y. YILMAZ
Evlilik yasaları!

Hasan PULUR
Yeni Markiz'in yeni insanları

Derya SAZAK
Medyada İstanbul zirvesi

Meral TAMER
Yurtdışındaki Türk öğrenciler nelere takılıyor?

Ece TEMELKURAN
Saçak altı insanları ve yağmurda yürüyenler

Tamer HEPER
İnsan hakları kurulları

Osman ULAGAY
2004 yılı hangi bakımdan kritik?

Güngör URAS
Japonya'da "Türk Yılı"

Serpil YILMAZ
Doktor burada hasta firar!