|


Ya canın cehenneme Avrupa denirse...
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine destek kamuoyunda düşmüyor, yükseliyor. Boğaziçi Üniversitesi'nde bu yakınlarda yapılan bir araştırma bu gerçeğe ışık tutuyor. (*)
Anketin sorusu şöyle:
"Bugün Türkiye'nin AB'ye üyeliği için bir referandum yapılacak olsa, siz hangi yönde oy kullanırdınız?"
Bu soruyu olumlu yanıtlayanların oranı yüzde 74.4 çıkmış. AB'ye kesin karşı olanlar yüzde 17.3'te, hiç fikri olmayanlar yüzde 8.3'te kalmış.
İlginç olan şu:
AB'ye destek oranı geçen yıl haziran ayında yüzde 64'müş. Son bir buçuk yılda bu oran 10 puanın üzerinde bir artış kaydetmiş. Bu artışta AKP faktörünün, yani Erdoğan hükümetinin AB üyeliğine asılıyor olmasının olumlu payı belirtiliyor.
AB'ye olumlu gözle bakanların oranındaki bu artışta başka etkenlerin rolü de olabilir. Örneğin küresel terör... Irak Savaşı... Yakın geçmişin siyasal ve ekonomik krizleri... Bütün bunlar üst üste konduğu zaman, kamuoyunun gözünde Avrupa Birliği belki de daha güven telkin eden bir mekan, bir kurtuluş yeri gibi algılanıyor. "Biz ancak AB içinde adam olabiliriz" düşüncesi ağır basıyor olabilir.
Nitekim, Türkiye'nin AB üyeliğine yüzde 74.4 evet derken, bu oran AB'nin hangi açılardan Türkiye'ye yararlı olacağı sorusunda daha da yükseliyor, yüzde 78.8'e çıkıyor.
Sorulardan biri şöyle:
"AB'ye girmenin Türkiye'ye en önemli yararı ne olacak?"
Bu soruya yüzde 38'le en yüksek oranda verilen yanıt şu:
"Ekonominin gelişmesi, işsizlik ve hayat pahalılığının düşmesi..."
Lütfen bunun altını çizin.
Çünkü burada AB özellikle Türkiye'deki aş ve iş sorununun çözülmesi açısından önemseniyor. Türkiye'nin sadece kendi öz kaynaklarıyla kalkınamayacağının, dış kaynakla doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına olan ihtiyaç açısından AB üyeliği ön plana çıkıyor.
Bir başka deyişle:
İnsanlar kendi çoluk çocuklarının geleceğini güvence altına almak için AB'yi bir çıkış kapısı olarak görüyorlar.
Bu arada AB üyeliğinin Türkiye'ye sağlayacağı faydalar konusundaki öteki sonuçlar şöyle:
Yüzde 13.4 serbest dolaşım; 12.4 demokrasinin gelişmesi ve halkın yönetime katılmasının yaygınlaşması; 12.2 Türkiye'nin uluslararası alanda gücünün artması; 9.1 devletin vatandaşlara daha adil ve eşit davranması; 8.0 rüşvet ve yolsuzlukların azalması; 4.4 toplumsal huzurun artması ve 1.8 AB'ye girmenin yararı yok.
AB üyeliği için yapılacak bir referandumda evet oyunun partilerarası dağılımı şöyle çıkmış:
CHP yüzde 85.8; DEHAP 84.3; DYP 79; AKP 70.7; GP 69.6... En yüksek hayır oyu MHP ve Erbakan Hoca'nın SP'den geliyor.
Evet oyunun bölgeler arası dağılımında ise Marmara yüzde 80.5'le başı çekerken, İç Anadolu 67.1'le Türkiye'de AB'ye en düşük evet diyen bölge olmuş...
Özetin özeti:
(1) Kamuoyunda AB'ye destek artıyor. (2) Türkiye'nin AB üyeliğini içtenlikle isteyenler, Kıbrıs ve Kopenhag kriterleriyle ilgili engelleri aşma konusunda her zamankinden daha kararlı olmalıdırlar. (3) Avrupa Birliği'nin, özellikle Almanya'yla Fransa'nın tarih konusunda düş kırıklığına uğrayacak bir Türkiye'de bir anda Avrupa aleyhtarlığının nasıl tırmanışa geçebileceğini, "Canın cehenneme Avrupa!" avazlarının nasıl kulakları tırmalayacağını ve bunun zamanla Avrupa üstündeki olumsuz etkilerini daha şimdiden düşünmelidirler.
Türkiye'de AB'ye artan desteğin ilgili bütün taraflarca dikkatle okunması dileğiyle...
——————-
* Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz ve ekibinin yaptığı araştırma... Dünkü Milliyet'in 19. sayfasında yer alan Aslı Öktener'in haberine bakılabilir.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|