|


Karşı devrim adım adım...
YANILDIĞIMIZI bir kere daha anladık... "Karşı devrim"i tahmin eden yazımızda, bunun ancak 2007'de gerçekleşebileceğini söylemiştik.
2007'de ne olacaktı?
Cumhurbaşkanı Sezer'in görev süresi bitecek, AKP çoğunluklu Meclis, Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçecek, milletvekili seçimi yapılacak ve "karşı devrim" başlayacaktı...
Bu tahminimize itiraz edenler oldu:
"Yanılıyorsun, senin tahminin, şekli bir tahmin. Zaten 2007'ye gelindiğinde, karşı devrimin bütün şartları yerine getirilmiş olacak; Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı ise bir şekil, bir usul zorunluluğu..."
Evet, bu itirazı yapanlar haklı çıkıyor, biz yanılmışız, "karşı devrim" teker teker gereği neyse onu yapıyor.
* * *
DEVLETİN, en büyük memurunun kafasında hangi düşüncelerin yerleştiğini ve bu düşüncelerini nasıl ifade ettiğini dünkü "Milliyet"te okudunuz, yazı işlerindeki arkadaşlar başlığı pek güzel oturtmuşlar:
"TAKİYE BELGESİ"
"Değiştim!" diyen Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık müsteşarı bakın 1995'te Sivas'ta neler söylemiş:
"Yine başlangıçta kurulurken ortaya atılan cumhuriyet ilkesinin de zayıfladığını ve işlevini kaybettiğini görüyoruz. Halk için ve halk adına yönetim diye tarif edilen cumhuriyet kavramının aslında artık bizim için çok fazla bir mana ifade etmediğini söylememiz mümkündür. Türkiye'de cumhuriyet ilkesinin yerini katılımcı bir yönetime devretmesi, nihayet laiklik ilkesinin yerinin İslamla bütünleşmesi gerektiği kanaatindeyim."
Yani sizin anlayacağınız Cumhuriyet ölmüş de, ağlayanı yok!
Ağlayanı yok ama, neredeyse zil takıp oynayanı var.
Peki, Cumhuriyet öldüğüne göre, bizim muhteremler ne yapacaklar?
İktidara gelirlerse?
Plan, program, hedefler hazır:
"İktidara gelmek yolun sonu değil, yeni bir başlangıçtır. İktidara gelince yapılması gerekenler bitmiş gibi düşünülürse, İslam iktidara geliş aracı gibi kullanılmış, istismar edilmiş gibi olur. İktidara gelince, tüm dünya Müslüman olsa da, düşmanlara karşı üstünlük sağlansa da, Müslümanlık kavgası münkire, harama ve kötüye karşı devam eder."
* * *
İŞTE, 1995'te gösterilen hedefe bugün varılmıştır, bugün "o gündür", haydi hayırlısı...
* * *
EVET, karşı devrim adım adım yürüyor, kaleler teker teker düşürülüyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne "Türban gericiliğin, kökten dinciliğin sembolüdür" diye verilen devlet savunması, Dışişleri Bakanı tarafından geri alınıyor.
* * *
"TAYYİP Erdoğan değişti!" diyenlere, biz "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz!" diye karşılık veriyorduk.
İşte, "işler" ortada...
Hâlâ değişti, diyenler varsa, kusura bakmasınlar ama, ya akıllarından ya da vicdanlarından yana sorunları var, herhalde...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|

|