26 Aralık 2003 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


   
Dedikoducu erkekler!

        Bilirkişi raporu

   
Erkekler ya iktidarlarını kanıtlamak ya da beraber olduğu kadını lekelemek için dedikodu yapar! Erkeğin dedikoducusunu iş işten geçmeden teşhis edin!

       
    Bir erkek türü var ki, ister genç ister yaşlı olsun, "Ah ah, ne kadınlar gördüm" diye lafa başlayıp, insanı kusturana kadar en beter dedikoducu halleriyle beraber oldukları kadınları ağızlarına sakız etmeyi cinslerinin mahareti zannederler.
    O kadınların bir zamanlar onları sevdiklerini unutup, onlara yürekleriyle yaklaşmış kadınları, hiç düşünmeden yaralı egolarına kurban ediverirler. Sevgiyle yaşanmış "özel" anları adeta "günah zamanları" gibi dile getirirler. Ağızlarından kirlenerek dökülen cümleleri egolarının bağıran sesinin arasında kulakları duyamaz da, ondan böyle abuklaşır bunlar.
    Asıl dertleri, çoktan kaybettikleri iktidarlarının masallaşmış versiyonunu anlatıp anılarını kırışıklıklarının derinliklerinden su yüzüne çıkarmaktan başka nedir ki? "Sen bakma bu halime, ben ne haltlar yedim" diyerek anlattıkları, sevgisizlik enkazından başka bir şey değildir.
   
    İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
    Bazı erkekler vardır, onlar yaşadıklarını -ister iyi ister kötü- hep hak etmediklerini düşünürler. Ama yaşadıklarının "kendi yaşama biçimleri" olduğunu unutuverirler. Tanıdığımız, sevdiğimiz insanları kendi hayatlarının parçaları olarak anlatırken, bizim kafamızı da kirletmeleri işten bile değildir.
    Kadınların dedikoduculuğu bir tarafa, erkekler ya iktidarlarını kanıtlamak ya da beraber olduğu kadını lekelemek için dedikodu yapar!
   
    Bugünkü yazımın anafikri şu:
    Bir erkeğin dedikoducu olup olmadığını en baştan anlamak isterseniz, yakın olduğu bir kız arkadaşının ona ilgisi olduğunu düşündüğünüzü söyleyin ve "Sen ne dersin?" diye sorun... Eğer bu erkek dedikoducuysa bakın o zaman size neler neler anlatacak! Tabii hemen koşup onun anlattıklarını kız arkadaşına yetiştirin. O da bilsin hakkında söylenenleri...
    İyi oyunlar herkese...
   
   
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
    "İlişkiyi birisinin çekip çevirmesi gerekiyor!"
    Erkek arkadaşım ilişkimiz konusunda benim yönlendirici olmamı istiyor. Mesela görüşme konusunda "Sen görüşmek için bu kadar ısrar edince benim hoşuma gidiyor. Bana istediğini yaptırıyorsun nasıl olsa. İlişkiyi birisinin çekip çevirmesi gerekiyor, o kişi sen ol" diyor. Beni çok akıllı bulduğunu söylüyor. İlişkimizi de beğeniyormuş. Sevgi saygı çerçevesindeymiş ama şartlardan dolayı pek görüşemiyormuşuz. Bir de ilk kez bugün bana
    "Sen benimsin" dedi. Sizce ne demek istedi?
    B.K.
    ***
    Oh, ne rahat! Oturduğu yerden ilişki yaşıyor. Ne ilgi, ne alaka... Her şeyi siz yapın, onun da bir ilişkisi olsun. Var mı böyle rahatlık? Görüşmek için zamanı yok, ilişkiyi yürütmek için zamanı yok... Her şeyi sizin üzerinize yıkmış, beyimiz keyfine bakıyor. Nasıl oluyor da bu erkeğin böyle nazlarına tahammül ediyorsunuz? Rolleri değişmişsiniz. İlişkide bir kadının bekleyeceği ilgiyi o sizden ister olmuş. "Sen benimsin" demesi de pek hoş. E, ne de olsa ilgilenmese de hâlâ sevgilisi olmaya devam ediyorsunuz. Fazla şımartmışsınız sevgilinizi. Hayatınızı onun hayatını düzenlemeye vakfetmek istiyorsanız şahane bir erkek bulmuşsunuz ama asla sevgili değil!
   
   
Öptüm sizi
    ğ "Biz Evleniyoruz" laboratuvarına yeni kobaylar geldi... İlk zamanlar bana pek sinir gelen bu yarışma, şimdi fena halde izlemek istediğim bir programa dönüştü. Ama programın formatı da "belgesel" gibi oldu doğrusu... Erkeklerin bir kızda ilk nelere dikkat ettiklerinden tutun da, kızların bakış açısından "beğenilmeme" nedenlerine, hangi davranışların erkekleri iyi ya da kötü etkilediğine kadar ıncık cıncık her şey konuşuluyor... Elenen kızlardan Hatice'nin "pek işveli olamadığı için", bir diğerinin de "oje sürdüğü" için elenmiş olabileceğini düşünmesi pek hoştu doğrusu... Bir de iki lafın arasında "elektrik" demeseler. Artık bu kelimeyi duydukça sigortalarım kısa devre yapıyor! Öptüm ben onları.
   
   
AİLE SAADETİ
    BİLİRKİŞİ: Yeni yıl hediyesi olarak çalışma odama televizyon istiyorum!
    ÖZBİLİRKİŞİ: Dedikodu programlarını seyretmek için, değil mi?
   
   
Kılavuz karga oyunu!
    Erkek: Neden erkekler dedikodu yapınca kötü, kadınlar yapınca iyi oluyormuş sanki?
    Kadın: Öyle de ondan!
   
   
Hap bilgiler
    Kadınlara: Bir erkeğe onu sevdiğinizi ne kadar çok söylerseniz, onun sizi sevdiğini söylemesi o kadar imkansız hale gelir.
    Erkeklere: Kalbinizi bir kadının ayaklarına ne kadar sererseniz, o da size o kadar "paspas" gibi davranacaktır.
   
    www.ilhanuckan.com
   
   





 Donatella Piatti
 Sarıkız'ın Anıları
 Tuba Akyol
 İlhan Uçkan