|


Irak'ı kurmak, Irak'ı bölmek!
Irak Kürtleri uzun yıllardır federasyon ister. Daha 1992'de Kuzey Irak'a gittiğim zaman Erbil kalesinin üstüne çekilmiş bez bir pankartta şu sloganı okumuştum:
"Yaşasın demokratik federasyon!"
Şimdi bu konu Irak Savaşı sonrasında gündemin baş sırasına oturmuş durumda. Çünkü Irak'ta yeni bir devlet düzeni için anayasal çalışmalar yapılıyor. Yalnız Kürtler değil, Şiiler, Sünniler, Türkmenler, tabii Amerikalılar kapalı kapılar arkasında kendi modellerini kurmakla meşguller.
Bir nokta kesin:
Yeni Irak federasyon olacak.
Ama nasıl bir federasyon?
Bu sorunun yanıtını şimdiden vermek kolay değil. Kürtlerin, yoksa Şiilerin istediği gibi mi? Sünnilerin gönlünde yatan bir federasyon mu?
Herkesin bir modeli var.
Ve modellerin birbiriyle çatışan noktaları bir hayli. Örneğin Kürtler çok gevşek bir federasyondan yana. Kuzeydeki Kürt bölgesinin iç işlerine merkezi otoritenin, yani Bağdat'ın karışmasına kesin olarak karşılar. Ama aynı zamanda Bağdat'ta Araplarla Kürtlerin siyasal eşitliği için bastıracakları anlaşılıyor.
Peki, Kürtlerin yeni Irak'ta böylesine bir ağırlığa sahip olmalarını, Şii olsun Sünni olsun Araplar ister mi?
Buna ihtimal verilmiyor.
Kürtlerin gerek federasyon, gerek Kerkük'le ilgili iddiaları, Kürt - Arap çatışmasını gündeme getirebilir. Bu arada nüfusun yüzde 60'ını oluşturan Şiiler de, bir yandan Güney'deki kendi bölgelerinde Kürtler gibi tam egemenlik talep ediyorlar, öte yandan ülkenin bütününde de kendi güçlerini aşan bir otoritenin sahibi olmaktan yanalar.
Bu arada Amerikan yönetiminde Irak'ta nasıl bir federasyon sorusunun karşılığı henüz tam şekillenmiş değil. Irak'ın 18 vilayetine dayalı idari bir federasyon eğiliminin ağır bastığı söylenmekle birlikte, kesinleşmiş bir şey olmadığı anlaşılıyor.
Böyle bir idari federasyona ise Kürtler kesin karşı çıkıyor, sonuna kadar direneceklerini söylüyorlar. Amerika ne yapabilir? Amerika'nın Irak'ta yalnız bugün değil, yarın da en çok güvenecekleri güç Kürtler. Ama sırf bu yüzden Amerika Kürtlerin her dediğini sineye çekebilir mi?
Yakın ihtimal değil.
Çünkü Amerika bunu yaptığı vakit Arapları, özellikle Şiileri karşısına alabilir.
İşte bütün bu dengelerin kuyumcu titizliğiyle oluşturulması çok zor bir iş. Ayrıca zorluk sadece muhtemel bir federasyonun kendi iç dengelerinden kaynaklanmıyor. Ondan önce yeni devletin temel ilkeleri üzerinde, örneğin yeni devlette dinin yeri, kadın erkek ilişkileri, kadın hakları gibi bazı temel konularda da uzlaşmaya varılması gerekiyor.
Bu da kolay değil.
Çünkü özellikle İslamcı Araplar, - tabii Şiiler - başka telden çalıyorlar.
Geçen ay Bağdat'ta bu konuları konuşurken, Irak Kürt lider Celal Talabani'ye "Bu işler fazlasıyla zor!" deyince bana gülerek, "Irak yanlış kurulmuş bir ülke!" demişti. Irak'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışıyla birlikte zoraki bir devlet olarak, yapay biçimde İngilizler eliyle tarih sahnesine çıkarıldığını anlatmak istemişti Talabani...
Belki de muradı şuydu:
Bundan sonra da bu zorakilik devam ettirilmek istenirse, yeni devlet kalıcı olmaz, bir süre sonra çöker.
Böyle düşünenler de var.
Yazılıp çizilenlerin özeti şu:
En iyisi biz şimdiden Irak'ı üç ayrı devlete bölelim; ya da zorlamak, ince dengeler peşinde koşmak yerine çok gevşek bir federasyon haline getirelim. Gerçekçilik budur. Yoksa kısa sürede yeni Irak eski Yugoslavya'ya döner.
Daha önceki yazılarımda da bu konuya yer vermiştim. Irak Kürtlerinin öngördükleri anayasal model bir yerde çok gevşek bir federasyonu amaçlıyor.
Sonunda bu iş Kürtlerin istediği gibi bağlanabilir mi? Bu da öyle yakın ihtimal gözükmüyor. Bu pilav daha çok su kaldırır diyebiliriz. Yeni Irak'ı kurmak da, Irak'ı bölmek de kolay bir iş değil çünkü...
Evet, karmaşık bir konu.
Sloganlarla, cılkı çıkmış birtakım klişelerle ele almanın yararı yok. Konuyu özellikle Türkiye açısından tartışırken, soğukkanlı olmaktan, olaylara tepeden bakmaktan başka çaremiz yok.
Bu da bir başka yazı konusu...
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|