|


Erdoğan istifa!
Hayır başbakanlıktan değil... ortağı olduğu şirketten... Milliyet'te okumuşsunuzdur. Nedim Şener'in haberi, Başbakan'ın 3. şirketinin kuruluşunu duyuruyordu.
Malum, Erdoğan'ın "Emniyet Gıda" ve "İhsan Gıda" adlı iki şirkette ortaklığı var. Bu şirketler Ülker ürünlerini dağıtıyor. Başbakan'ın büyük oğlu Burak da burada çalışıyor.
Şimdi öğreniyoruz ki, geçen hafta kurulan "Yenidoğan Gıda Pazarlama ve Ticaret AŞ"ye Erdoğan yüzde 12 hisseyle ortak olmuş.
Habere bakılırsa şirket, Ülker'in talebi üzerine kurulmuş ve Anadolu yakasında 6 bin noktaya Cola Turka dağıtacakmış.
Özetle kola dağıtan bir Başbakanımız var artık...
***
Sabri Ülker'in damadı, Ülker Grubu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Özokur'un kardeşi Atilla Özokur, Nedim Şener'in sorularını yanıtlarken "Başbakan diğer şirketlerde ortaktı. Yeni şirkette de bilgisi dahilinde, aynı nispette ortaklığı devam ediyor" diyor.
"Bu, etik bir tartışmaya yol açar mı" sorusuna cevabı şu:
"Yok canım, neden açsın? Tayyip Bey, başbakan olmadan önce de ortağımızdı."
Oysa sorun tam da burada:
O, artık Başbakan...
Bugün bu ortaklığı etik dışı duruma sokan şey de bu... Çünkü başbakan olarak, ortağı olduğu şirkete ayrıcalık tanıyabilecek bir pozisyonda... Ve uygar dünyanın her yerinde bu pozisyondayken o ortaklığı sürdürmek, akıllara sadece "haksız rekabet"i değil, "görevi kötüye kullanma" kaygısını da getirir.
Siyaset tarihi, hem bunun kötü örnekleriyle, hem de çare olarak getirilen yasal düzenlemelerle doludur.
***
Erdoğan bunları bilmez mi?
Bilir elbet...
İstanbul Belediye Başkanı iken, "Yeni Türkiye" dergisinin "Siyasette Yozlaşma" özel sayısına (Şubat 1997) yazdığı yazıda bakın ne diyordu:
"Ülkemizde siyasi gücün kişisel çıkar edinmek maksadıyla kullanılmasının tarihi, hiç de yeni değildir. Ne Osmanlı devrinde, ne de Cumhuriyet devrinde 'siyasetten çıkar elde edilmesi' söylentileri, söylentiden öte vakaları hiç eksik olmamıştır. (..) 'Bal tutan parmağını yalar' özdeyişi, siyasi gücü elde edenlerin, bu konumlarına paralel bir kişisel çıkarı edinmekten geri durmayacaklarını, hatta mevki - makam sahiplerinin kendi keselerini doldurmak, yakınlarına kaynak aktarmak gibi davranışlarının adeta bir doğa yasası gibi tekrar ettiğini ortaya koymaktadır."
***
Bunları söyleyen insan başbakan olunca ne beklersiniz?
Seçimi kazandığı gün, siyasal güç yoluyla çıkar elde etmeye imkan veren tüm kapıları kapatmasını ve siyasetle ticaret arasına bir Çin seddi örmesini değil mi?
Tersine...
Başbakan, "siyasi ahlak" gerekliliklerini hiçe sayıp, ticari faaliyetini iktidarda yeni ortaklıklarla sürdürüyor ve hükümetini alenen destekleyen bir sermaye grubunun dağıtım işini üstleniyor.
Burada "bal tutan" var mı, "parmak yalayan" kim, bilemiyoruz.
Ama malum, "Osmanlı devrinden beri 'siyasetten çıkar elde edilmesi' söylentileri, söylentiden öte vakaları hiç eksik olmamıştır".
O yüzdendir ki, sözünün arkasında duran bir "delikanlı"dan, yeni şirketler kurmak bir yana, eski ortaklıklarına derhal son vermesini bekliyoruz.
Yoksa her "Bendensin" duyduğumuzda, Başbakan gelecek aklımıza...
can.dundar@e-kolay.net
|
|

|