|


Yurtdışındaki öğrenciler ilgi bekliyor
Bugüne kadar eğitimle ilgili yok denecek kadar az yazı yazmış olsam da, dünyanın dört bir yanında bin bir zorlukla üniversite eğitimi gören gençlerimizin yoğun e - posta bombardımanı sayesinde, gerek yurtdışındaki Çinli öğrenciler gerekse bizimkilerin belli başlı sorunları konusunda epey fikir sahibi oldum.
Çinli gençlerden sana ne diyebilirsiniz. Zaten ben de ilk yazıyı yazarken, Çin ürünlerinin dünyayı her geçen gün daha fazla istila ettiği ve diğer ülkelerin rekabet gücünü teker teker kaybettikleri bir ortamda, yakın gelecekte işleri devralacak Çinli beyinler hakkında siz Milliyet okurlarının kabaca fikir sahibi olmalarında yarar görmüştüm. Hepsi bu!
Ama bizim gençler ısrarlı. Geçen haftaki iki yazıda görüşlerine yer veremediklerim "Mutlaka bize de söz hakkı tanıyın" diyerek tekrar tekrar mesaj atıyorlar. Yerim yettiğince bugün birkaç mektup daha aktarıp, geri kalanları da yarın konu başlıkları (daha doğrusu belli başlı sorunlar) itibariyle özetlemeye çalışacağım. Japonya'dan yazan genç okurumun görüşüyle Kanada ya da Amerika'dan yazanınki çelişse de, gençlerimizin oralarda neler hissettiğini kendi cümleleriyle okumak sanırım ilginç:
Kanada'da Türklerin yalnızlık duygusu
"Üniversite için Kanada'ya ilk geldiğimde, sokakta Türkçe duyunca çok heyecanlanır, hemen gidip konuşmak isterdim. Fakat, burada yaşayan Türkler, "benden bir şey bekliyordur mutlaka" diyerek kafalarını çevirip duymazdan görmezden gelirlerdi. O kadar bencil olanlar var ki, Türk olduğunuzdan gurur değil utanç duyarsınız. Bizler, burada birbirimize hiç ama hiç yardım etmiyoruz. Çinli öğrencilerin toplu halde yaşayıp, toplu halde ders çalıştıklarını ve birbirlerine müthiş destek olduklarını gördükçe kendimizi daha da yalnız hissediyoruz."
Gülhan Alpargü / Kanada
Bizdeki vefa duygusu Çinli gençlerde yok
"Japonya'da da çok sayıda Çinli var ve ben de bir dönem onlarla beraber Japonca okula devam ettim. İçlerinde para sorunu olmayanların sayısı çok az, bir çoğu sürünüyor. Fakat çok çalışkanlar, bıkmadan usanmadan çalışıyorlar. Çok enteresandır devamlı koloni gibi yaşarlar, fakat aralarında bir samimiyet yoktur. Birbirlerine karşılıksız yardım ederler, ama yardımı alan iki gün sonra da unutabilir. Bizim anladığımız manada bir vefa duyguları kesinlikle yoktur. Çözene bravo!"
Adı bizde saklı / Japonya
Bir futbol maçı kadar bile önemsenmiyoruz
"Göteborg'da master yapıyorum. Burada Türk restoranları ya da kebapçılar bizi sömürüyor. Geceleri ve hafta sonları çalışarak para kazanıyorum. Kaçak ve vergisiz çalıştırıldığımız için, normal elemanların yarısı kadar para alıyoruz. Bunu bize, Avrupa'dan Türkiye'ye geldiklerinde Mercedes'leriyle, kendi memleketlerine yaptıkları villalarla göz kamaştıran gurbetçilerimiz yapıyor! Maalesef bir Türk takımının Almanya'da oynadığı futbol maçı kadar bile önemsenmiyoruz."
Harun Uluyol / Göteborg - İsveç
Türk öğrenci, Çinliden daha iyi durumda
"Boston'da fizik alanında doktora yapıyorum. Benim de birçok Çinli arkadaşım var. Çinlilerin çok başarılı oldukları görüşüne katılmıyorum. Zaten dünya nüfusunun beşte biri Çinli. Dolayısıyla başarılı gözüküyor olmalarının bir sebebi de bu. Kaldı ki Amerika'ya ya da Avrupa'ya giden Çinli öğrenciler, 1.3 milyarın arasından sıyrılan kaymak kesim. Bunların da başarılı olması ya da başarılı gözükmesi normal. Bence çok da gıpta ile bakılacak bir durumları yok. Yurtdışındaki Türkler ortalama olarak Çinlilerden daha iyi durumdalar."
Mehmet Doğan / Boston - Amerika
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|