28 Aralık 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Azeriler geliyor

   
    Fırtınanın göbeğinde... Antalya yağmur ve şimşeğin şehri oldu benim için. Gıcık kaparım. Yani kısacası bir işkenceydi. Neden buradayım? Antalya Senfoni Orkestrası'yla yıl sonu konseri vereceğiz. Bu yazı çıktığı zaman biz işimizi bitirmiş olacağız. Yani cumartesi gecesi. Senfoniyi, orkestraları konuştuk prova aralarında.
   
    Kodallı'nın vasiyeti
    Murat Kodallı orkestra şefimiz. Babası Nevit Kodallı. İlhan Usmanbaş'ların kuşağından. Murat Kodallı, 11 yıl yurtdışında orkestra şefliği eğitimi aldı. Sonra Mersin'e döndü. Nevit bey de bu şehirde. Keyfi yerindeymiş, hatta akşamları bir kadeh rakı da içiyormuş. Sohbet sırasında Nevit Kodallı'nın Atatürk oratoryosuyla ilgili bir konuşma geçti. O kadar zor bir eser ki 90 dakika futbol maçı yapmış gibi oluyor müzisyenler. Murat Kodallı'ya babası "Sen bu eseri seslendir" demiş. Bu kuşağın son temsilcisinin belki de bir vasiyeti...
   
    CSO yerine Bilkent
    Sohbet sırasında Azeri müzisyenlerin Türkiye'ye akın ettikleri söylendi. Konservatuvarlarda eğitimci, orkestra şefi ve enstrümantalist olarak epey bir sayıya ulaşmışlar. Diğer yanda kendi sistemimizde yaşanan sorunlarla bu Azeri rüzgarı çelişki oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), trompetçi açığını kapatamazken örneğin Bilkent'in orkestrası Azeri ve Rus müzisyenlerle dört başı mamur çalıyor. Trompetçiden laf açılmışken bizim konserimiz için Ankara'dan gelen genç bir arkadaş vardı. Konservatuvarı bitireli iki yıl olmuş. Hâlâ işsiz. Bu tür konserler olmasa trompeti evinin odasında kalacak. Aynı bölümden bu iki yıl içinde dört trompetçi daha mezun olmuş. Sen kendi konservatuvarından mezun ettiğin müzisyene iş bulamıyorsun. Ama bir özel senfoni orkestrası bunu yurtdışından müzisyen getirerek çözüyor. Hatta şöyle bir örnek anlattılar. Ürdün kralı ülkemizi ziyarete geldiğinde şerefine verilen konserde CSO yerine Bilkent çalmış.
    Antalya Senfoni Orkestrası kendi yağıyla kavruluyor. Diğer şehir orkestralarımız da benzer durumda. Biz bu konserlerle müziğin bir başka cephesini de tanımış oluyoruz. Gazetelerde, dergilerde ya da televizyonda konusu geçen müziğin ötesinde. Bu hafta sizlerle bunları paylaşmak istedim.
   
   





Sina KOLOĞLU
Azeriler geliyor

 TV'DE BUGÜN
 EKRANDAN HABERLER