28 Aralık 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
Davulun tozu, yiğidin sazı, siyasetin kazı...

       
    Kendilerince "cennete gitme düşkünleri"nin, canlı bombalar, patlayıcı yüklü kamyonetlerle, Azrail'e beklenmedik angaryalar çıkartan, şiddet eylemleri zinciri yetmedi; şimdi bir de depremler tefrikası başladı.
    Dünkü Vatan'dan öğreniyoruz ki, Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi verilerine göre son bir hafta içinde Richter ölçeğine göre 6'dan büyük tam 6 sarsıntı yaşanmış.
    21 Aralık, Atlantik Okyanusu, 6.6.
    22 Aralık, San Simeon, California, 6.5.
    25 Aralık, Avusturalya açıkları, Loyalty Adaları, 6.4
    25 Aralık, Yeni Zelanda Kermadec Adaları, 6.
    25 Aralık, Panama - Kostarika sınırı, 6.3.
    26 Aralık, İran'ın güneyi, tarihi Bem kenti, 6.3.
    ***
    İran'ın güneydoğusunu vuran, ortadan çok "şiddetlice"ye yakın depremde, ölü sayısı şimdilik 20 bin; 50 bine yakın yaralı ve yıkılan ev oranı yüzde 70...
    Neyse ki İstanbul henüz ne haftalık, ne aylık, ne de yıllık bir deprem terörü programına alınmış görünüyor.
    ***
    Şiddetleri hemen hemen aynı olan iki depremden California'dakinde ölen sadece 3 kişi; İran'dakinde ölen şimdilik 20 bin kişi... Yaralı sayısıyla yıkılan ev oranı ise, eskilerin deyimiyle "kabili kıyas" değil...
    ***
    Bunun nedenlerini bizim jeologlardan birine sormuşlar:
    - Vazgeçtik California'yı; Japonya'da sık sık depremlerin en şiddetlisi oluyor; ya hiç kimse ölmüyor, ya kazara 1 kişi ölüyor. İran'da ise ortanın biraz üstündeki bir depremde ölü sayısı şimdilik 20 bin... Nedenlerini açıklar mısınız bunun?
    Bizim ünlü jeolog:
    - Özellikle Ortadoğu dünyasında depremlere karşı yapılan çalışmaların yöntemi değişik de ondan, demiş.
    - Nasıl yani?
    - Ortadoğu dünyasındaki gerek ev sahipleri, gerek mahalle sakinleri, gerek kamu görevlileri; depreme karşı çare olarak, iki ellerini birbirine kenetliyorlar ve baş parmaklarını öne doğru çeviriyorlar.
    - Başka bir şey yapmıyorlar mı?
    - Yapıyorlar, bir süre kenetlenmiş ellerinin baş parmaklarını öne doğru çevirdikten sonra, bir süre de geriye doğru çeviriyorlar.
    ***
    350 yıl öncesinin ünlü keman yapımcısı Stradivarius, Tanrı'yla konuşuyormuş:
    - Ulu Tanrım, benim anlayamadığım bir şey var; benim yeryüzündeyken yaptığım kemanlar, hala dünyanın en ünlü kemanları. Oysa gerek Ortadoğu'da, gerek Yakındoğu'da milyonlarca insan; sabah akşam, günde en az beş vakit sana dua edip durduğu halde, neden benimkine benzer bir başarı gösteremiyorlar?
    Tanrı sormuş:
    - Senin yaptığın kemanlar ne işe yarıyor?
    Stradivarius:
    - Viyolonistler tarafından çalınıyor, demiş.
    Tanrı:
    - Hiç merak etme, demiş; sabah akşam bana dua edenler de, coşturucu nutuklar söyleyen yöneticileri tarafından çalınıyor.
    ***
    Kadının biri, bir jinekologa gitmiş; külotunu çıkarıp, doktorun hasta yatağına uzanmış ve dizlerini kaldırarak açmış bacaklarını. Doktor da sağ elinin iki parmağını kadının orasına sokarak muayeneye başlamış.
    O sırada doktorun telefonu çalmış. Doktor, sol eliyle açmış telefonu. Dostlarından biri, bir adres soruyormuş. Doktor başlamış anlatmaya:
    - Önce o büyük caddeden dosdoğru git, sonra sağa sap, biraz yürü; karşına bir yokuş gelecek, çık yokuşu. Yokuşun bitiminde sola dön, az daha yürü, tam sağında göreceğin eczanenin yanı...
    Ve kapatmış telefonu.
    Doktorun muayene yatağına uzanmış olan kadın:
    - Doktor, demiş, içimdeki iki parmağınızla da o kadar güzel tarif ettiniz ki adresi. Lütfen parmaklarınızla bir kez daha tekrarlar mısınız?
    Nasreddin Hoca'ya anlatmışlar bu fıkrayı ve sormuşlar:
    - Hoca, sana bir şey hatırlattı mı bu fıkra?
    Hoca:
    - Hatırlattı, demiş.
    - Ne hatırlattı?
    - Ankara'nın KKTC politikasını...
    ***
    17. yüzyılın ünlü halk ozanı Kazak Abdal'dan bir alıntıyla bitirelim yazıyı:
    Ormanda büyüyen adam azgını
    Çarşıda pazarda insan beğenmez
    Medrese kaçkını softa bozgunu
    Selam vermeye derviş beğenmez
    Elin kapısında kul kardaş olan
    Burnu sümüklü hem gözü yaş olan
    Bayramdan bayrama bir tıraş olan
    Berber dükkanında oğlan beğenmez
   
    c.altan@prizma.net.tr
   
   





Çetin ALTAN
Davulun tozu, yiğidin sazı, siyasetin kazı...

Melih AŞIK
Saat tamircisi..!

Fikret BİLA
Başbakan'ın ortaklığı

Hasan CEMAL
Hoyrat devlet yerine...

Güneri CIVAOĞLU
Patrona gay miydi?

Can DÜNDAR
Nazilerin yargılandığı salonda...

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmenlerin bitmeyen çilesi

Mehmet Y. YILMAZ
Dönülmez akşamın ufkunda...

Hasan PULUR
"Men çe guyem tamburem çe zened?"

Derya SAZAK
F tipi yaşamlar

Meral TAMER
Yurtdışındaki Türk öğrenciler, elçiliklerimizden destek bekliyor

Ece TEMELKURAN
Tozun onuru

Tamer HEPER
Önce yöneticiler terk etti

Osman ULAGAY
Dünyada ve Türkiye'de 2004'ün jokeri faizler

Güngör URAS
Her 100 otonun 67'si kredili satılıyor

Serpil YILMAZ
Alarko'nun başı balıkçı ile dertte