|


Rumların talepleri
Yeni yılın ilk günlerinde Ankara gündeminin üst sıralarında Kıbrıs sorunu ve Annan planı yer alacak kuşkusuz.
Bugüne kadar KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Annan planına dönük eleştirileri üzerinde duruldu. Ankara'da hükümet zaman zaman Denktaş'a ağır eleştiriler yöneltti. Uzlaşmazlıkla suçladı. KKTC seçimleri böyle bir atmosferde yapıldı.
Önümüzdeki günlerde Çankaya'da yapılacak zirveyle Kıbrıs konusunda bir politika belirlenmeye çalışılacak.
Ancak, bu süreçte Rum tarafının görüşleri ve tutumu üzerinde fazla durulmadı. Rum yönetimi lideri Papadopulos'un planı imzalamayacağına ilişkin demeçleri bile fazla yankılanmadı.
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın nasıl bir çözüm istediği, Annan planına hangi açılardan karşı çıktığı biliniyor.
Peki Rum tarafının planla ilgili yaklaşımı nedir? Papadopulos, ne gibi değişiklikler istemektedir?
Rum yönetimi liderinin Atina temaslarından sonra yansıyan bilgi ve değerlendirmeler bu sorulara yanıt oluşturuyor.
Rum tarafının yaklaşımını ve taleplerini şöyle özetlemek mümkün:
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Annan planının, yeni bir devlet oluşturmak yerine, Rumların temsil ettiği "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin devam ettiğine ilişkin bir hüküm bulunmasını istiyorlar. Bu yaklaşım Rum yönetimindeki devlete, Türk tarafının azınlık katılımını öngörüyor.
Rum yönetimi, Annan planından sonraki dönemde federal devletin yetkilerinin daha da artırılması, buna karşılık kurucu devlet yetkilerinin azaltılmasını talep ediyorlar. Özellikle ekonomi ve para alanında federal hükümetin güçlendirilmesini ve Rum yönetiminin mevcut merkez bankasının devam edeceğine ilişkin hüküm bulunmasını istiyorlar.
Rum tarafının üzerinde durduğu bir diğer konu da, Türkiye'den KKTC'ye gelmiş olanlar. Rum yönetimi Annan planıyla Türkiye kökenlilerin yerleşikliğinin meşrulaştırıldığını belirterek, bu hususta daha çok sınırlayıcı hüküm konulması talebinde bulunuyorlar.
Federal devletin yönetiminde aranan 3/5 özel çoğunluk sisteminin, devleti tıkayacağını, bunun yerine basit çoğunlukla karar alınmasını öngören bir değişiklik yapılmasını savunuyorlar.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ayrıca adada mal, işgücü ve sermaye dolaşımı konusunda hiçbir sınır getirilmemesi gerektiğini vurguluyor ve Annan planındaki bu sınırlamaların kaldırılmasını istiyor.
Rum tarafı planın öngördüğü eş başkanlık süresinin de kısaltılması ve bu maddenin kaldırılmasının sağlanmasını da talep ediyor.
Rum yönetiminin bu yaklaşımı, zaten Rumlar lehine olan Annan planının, bu yönde daha da güçlendirilmesini istiyor. Mevcut Rum devletinin esas alınmasını, Türk tarafının bu devlete azınlık niteliğiyle eklenmesini temel alıyorlar.
Bu talepler dikkate alındığında, Rum tarafının da bu haliyle Annan planına kolayca evet demeyeceği anlaşılıyor.
Olayın bu yönü göz ardı edilerek, sadece Türk tarafına yüklenmenin yanlışlığı, Rum tarafının talepleriyle de ortaya çıkıyor.
Rumların hakimiyetlerini daha da güçlendirmek için gösterdikleri çaba ve müzakere yaklaşımı karşısında, Denktaş ve Türk tarafının, temel garantiler aramasını yadırgamak, ya kendine güven eksikliği veya başka amaçlar için KKTC'nin feda edilmesi anlamına geliyor.
fbila@milliyet.com.tr
|
|

|