|


YÖK yasası paket paket çıkacak
AB yasalarında olduğu gibi YÖK yasası da paket paket çıkacak. Hükümet ile YÖK arasında bu konuda görüş birliğine varıldı gibi. İlk pakette Anayasa değişikliği gerektirmeyecek şekilde YÖK yasasında üniversiteleri rahatlatacak düzenlemelere gidilecek. İkinci pakette yeni açılacak ve bölünecek üniversiteler konusu ele alınacak. Üçüncü pakette ise ortaöğretimden yükseköğretime geçiş sağlıklı bir çözüme kavuşturulacak.
YÖK yasasındaki değişiklikler en üst düzeyde de ele alındı. Başbakan Erdoğan ile YÖK Başkanı Teziç arasında geçtiğimiz hafta gerçekleşen görüşmede takvim dayatmasından da vazgeçildi. Ama söz konusu çalışmaların geciktirilmeden gündeme getirilmesi ve yasallaştırılması konusunda da mutabakata varıldı.
Üniversitelerarası Kurul tarafından hazırlanan ve YÖK tarafından revize edilen yeni YÖK taslağının gerekçeli kararını bizzat YÖK Başkanı Teziç'in kendisi hazırlıyor. Öte yandan MEB tarafından hazırlanan son taslak üzerindeki rötuşlar da devam ediyor. Anlayacağınız yasanın TBMM'ye gelmesi ile çıkması çok kısa bir zaman dilimine sığdırılacak.
Şehit öğretmenler (3)
Birileri bu konuya takılıp kaldığımı söyleyebilirler. Ama inanın hiç önemli değil. Çünkü toplumsal duyarlılığımızın yok olup gittiğini gösteren en çarpıcı örneklerden birisi ile karşı karşıyayız.
İki genç öğretmen, öğrencilerini kurtarmak için kendilerini alevlerin içerisine atıyor ve her ikisi de yaşamını yitiriyor ama çıt yok. Duyarsızlığın bu kadarına da pes doğru...
Kendilerini büyük gazete, büyük televizyon kanalı olarak gören medya kuruluşlarında maalesef tek satırlık habere rastlayamıyoruz. Bu nasıl büyüklük ise!..
Şehit öğretmenler haberi yok da neler var? Seviyesizlik adına ne ararsanız onlar var. İnsanı asıl kahreden de bu zaten.
Medya böyle de devlet kademeleri ve öğretmenlerin kendileri farklı mı? Böyle bir durumda okudukları gazeteleri, izledikleri televizyon kanallarını protesto yağmuruna tutmalıydılar. Neden bu konuyu dile getirmiyorsunuz diye haklı davalarına sahip çıkmalıydılar. Ama onlardan da çıt yok.
Zaten bu kutsal mesleğin bu kadar ayağa düşmesine, bu sessizlikleri neden olmadı mı? Bu konuya tepki göstermeyecekler de neye gösterecekler? Daha neyi bekliyorlar? Ne kadar susacaklar?
Öğretmenler, böylesine duygusuz ve tepkisiz olmaya devam ederlerse, nasıl ayağı yere basan, düşünen, düşündüklerini rahatça ifade eden yeni nesiller yetirecekler ki!..
650 bini öğretmen, bir milyona yakın eğitim personeli var. Bir ayağa kalksalar yer yerinden oynar. Tabii ki öğrencisi ve velilerin desteği ile. Onlar da yoklar. Seslerini yükseltmeleri için ille de kendi öğretmenlerinin de mi şehit olmasını bekliyorlar?
Özetin özeti: 2004'ten çok şeyler istiyorum. Ama en önemlisi de artık aklımızın başına gelmesi. Öylesine bir ahmaklık içerisindeyiz ki; pek çok şeyin hiç farkında bile değiliz. İyiye, güzele değil çirkinliğe, seviyesizliğe prim veriyoruz. Ama artık yeter.
aguclu@milliyet.com.tr
|
|

|