03 Ocak 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


TBMM etik konusuna özen göstermelidir

   
Milletvekilleri nasıl farklı ücret ve emeklilik haklarına sahip oldu ise, şimdi de dokunulmazlık zırhına bürünmeyi bir hak olarak görüyorlar. Nerede ise "Kanunlar halka uygulanır... Milletvekilleri aykırı davranmakta serbesttir" diye kanun çıkaracaklar. Etik değerler TBMM'de bir yana atılır ise, halktan ve iş çevrelerinden nasıl özen göstermeleri beklenebilir?

        GÜNGÖR URAS
   
    Türkiye Büyük Millet Meclisi, kanun yapma yetkisine sahip tek kurum. Bu kurumu oluşturanlar milletin vekilleri. Milletvekilleri kanun çıkararak hangi eylemlerin suç olup olmadığını ve suça verilecek cezaları belirleme durumunda.
    Bu yetki ve sorumluluğu kullanırken milletvekilleri kanun ile suç sayılan eylemlerin belli kişilerce işlenmesi halinde, bu kişilerin ceza görmeyeceğini belirlemeleri düşünülemez.
    Ama bu düşünülemeyecek şeyi, günümüzde milletvekilleri, çatısı altında bulundukları kurumun gücünü kullanarak yapmaktadır.
    Milletvekilinin kürsüde ifade hürriyetini sağlamak için düşünülen "kürsü dokunulmazlığı", zamanla iki aşamalı olarak ayrıcalıklı uygulama kapısı açtı. Önce TBMM çatısı altındaki tüm eylemler milletvekili dokunulmazlığı haline geldi, daha sonra milletvekillerinin seçim öncesi dönemlerdeki tüm kanuna karşı eylemleri milletvekili dokunulmazlığı zırhına büründü.
    Bu gelişmeler tamamen etik dışı davranışların sonucudur. Milletvekilleri kanun yapma yetkisini kullanarak nasıl farklı ücret ve emeklilik haklarına sahip oldu ise, şimdi de yasalara aykırı davranışlarını dokunulmazlık zırhına bürünmeyi bir hak olarak görmektedir.
    Son olarak TBMM'de milletvekillerinin "yargının bağımsız olmadığı, demokrasinin tüm kural ve kurumlarıyla işlemediği gerekçesi" ile dokunulmazlığın devamı doğrultusundaki kararlarının etik yanı yoktur.
    Hele, bu konuda ileri sürülen gerekçelerin etik değerler ile bağdaştırılması imkânsızdır.
    Bakınız neler ifade edilebiliyor:
    "Türkiye'de herkesin yedeği var. Milletvekilinin yok. Cumhurbaşkanına bir şey olursa yerini doldurmak mümkün. Bizim yerimiz doldurulamaz.
    (...)
    Dokunulmazlıklar kalkarsa hazırlık soruşturmasında milletvekillerinin muhatap olacağı jandarma ve savcının eğitim seviyesi yetersiz.
    (...)
    Askerler, MİT mensupları gibi kamu görevlilerinden önce milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılır ise, milletvekilleri bunlara karşı zayıf duruma düşer."
    Milletvekilleri nerede ise "Kanunlar halka uygulanır... Milletvekilleri kanunlara aykırı davranmakta serbesttir. Kanuna aykırı davrananlar hakkında Türk polisi, savcısı ve mahkemeleri hiçbir işlem yapılamaz" diyerek kanun çıkaracaklar...
    Türkiye'de yargı sisteminin iyi işlemediği bir gerçektir.
    Ama bu sistemi düzeltme sorumluluğu ile seçim kazananların TBMM çatısı altına girenlerin, hükümet kuranların sistemi düzeltecek yerde olduğu gibi korumaları, yozlaşmaya seyirci kalmaları, 70 milyon halk bu sistem içinde hak - hukuk arar, suçlu - suçsuz bu sistem içinde belirlenirken, milletvekillerinin "Sistem bozuk... Milletvekilinin suçlu olup olmadığına karar veremez, milletvekili kanuna karşı hareket içinde bile olsa yargılanamaz" demeleri etik ile uyuşması imkansız bir davranıştır.
    Etik değerler şu veya bu şekilde TBMM çatısı altında bir yana atılmaya başlanır ise, halktan ve iş çevrelerinden etik değerlere özen göstermeleri nasıl beklenebilir?
   
   
   

BUSINESS


'İstanbul, New York'tan daha güvenli'
Genetik kodumu patronuma vermek istemiyorum
Mad - Max ülkesindeki Türkler
New York'ta eğitimi değiştirdi Nobelliler derneğine seçildi
'Baba, sanki varmışsın gibi'
Hey gidi 'Es es es ki ki ki' hey!
Popstar'a Zerrin Özer'le anaerkil denge ayarı
Bademler Kaliforniya'dan cin mısırı Arjantin'den
TBMM etik konusuna özen göstermelidir
Pazarı önce havan topuyla dövüyor, sonra giriyor...
Yılbaşı eşantiyon harcamaları 'gider' yazılabilir
Sermaye ihracına geçen Çinliler, şirket topluyor
Yılın adamı
Komedi dizisi Seinfeld'de 'ciddi' anlaşmazlık
Başbakan'a eski arkadaşından mesaj var
'600 milyon dolarlık paketiniz geldi!'
2004'ün armağanları Net Baba'dan
Gurur duymak isteyen bir ıslık çalsın...