03 Ocak 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


   
Türkolojinin kaybı: Andreas Tietze

       
Birkaç gün önce kaybettiğimiz Andreas Tietze, insanların dehşet ve hayranlıkla "Her şeyi biliyor" dedikleri bir hocaydı. Sabahtan akşama kadar çalışıyor, çok yazıyor ve herkese yardım ediyordu

    Fax: (0312) 427 20 64
   
    1971 yılı ekim ayı başlarıydı. Viyana Üniversitesi'ne bir yıllığına gelmiştim. Asansörde rastladığım orta yaşlı, mütevazı adam, her yerde tören yürüyüşü ile yürüyen Viyana ordinaryüslerinden çok enstitüye ders dinlemeye gelen meraklı emeklilerden birine benziyordu. Gayet rahat bir biçimde; "Andreas Tietze, ABD'den buraya gelmiş, odasını biliyor musun?" diye sordum. "Tietze benim" dedi. Peşine takıldım. Bütün ziyaretçiler gibi kütüphanede bir masaya yerleşmiş. Ondan sonraki üç gün boyunca, seminer ödevi olan metinleri çözerken bana yardım etti. Sizin anlayacağınız rahmetli Nejat Göyünç'ün Avusturya şubesi gibi derviş sabrında bir adamdı. Üstelik bir de bana; "Sen okumayı biliyorsun, bana yardım et" dedi. O sırada emekli olan Herbert Duda geldi; Tietze'yi hürmetle kendi odasına yerleştirdi. Birlikte her öğleden sonra yayınlamakta olduğu Mustafa Ali'nin "Nushatus Selatinddini'nin" (Sultanlara Nasihat) adlı eserinin yazmalarını mukayeseli okuyorduk. Hayatımın en verimli dersi böylece başladı. İkinci sömestr resmen öğrencisi de oldum. Öğrenimim boyu hiçbir yerde böyle edebi metin dersi göremedim.
        Her öğrenciye yön veren büyük hocalar vardır. Benim meslek hayatımda derin tevazu ve bilgisiyle hem öğreten hem sessizce haddimi bildiren, ABD'de yaşayan bu Avusturyalı profesör oldu. Sadece Türk dili metinlerinde değil, sokağın karşısındaki Slavistik Enstitüsü'nde dersini gördüğüm eski Slovence metinlerde de müşküllerimi hallediyordu. Mesela ABD'den gelen bir misafir öğrenciye Bizans metinlerinde yardım ediyordu. İnsanların istihza ile değil dehşet ve hayranlıkla "Her şeyi biliyor" dedikleri bir hocaydı. Sabahtan akşama kadar çalışıyordu. Çok biliyordu, çok yazıyordu ve herkese çok yardım ediyordu. Sabırlıydı, ünlü Bavyeralı oryantalist Franz Babinger'in huysuzluğunu tarif için; "Tietze'yi bile kızdırmayı becermişti" derlerdi.
    Andreas Tietze 1914 yılı nisanında Viyana'da doğdu. Babası Hans Tietze, Avusturya Sosyalist Partisi'nin kültür adamı; anası Katharina Konrad da Avustuya barok döneminin ünlü uzmanı ve sanat çevrelerinin hürmet edilen mensubuydu. Bıraktığı dosyalar arasında hala Kokoschka ve Schiele imzalı eskizler çıkıyor. Baba Hans Tietze ünlü Prens Eugene'in Belvedere Sarayı'nı Modern Sanatlar Müzesi haline getiren, Ernst Gombrich gibi bir bilgini yetiştiren büyük sanat tarihçisi. Hans Tietze'nin sayesinde 21'inci yüzyıl Avusturya'sının öncü büyük ressamları sürünmekten kurtuldular. Böyle bir çiftin çocuklarından birincisi ünlü bir matematikçi ve demograf oldu. Kızları bütün o neslin sosyalistleri gibi İspanya iç savaşına katıldı, halen Viyana'da yaşıyor. Andreas Tietze ise İtalya tarihi üzerine doktora yaparken; Slavistik ve Germanistik üzerinde de uzmanlaştı. Sabırla ve süratle muhtelif dallarda ilerliyordu. Balkan dillerinin neredeyse tümünü öğrendikten sonra, bu sahanın Türkçesiz anlaşılamayacağını gördü. O yıllarda Türkologlar arasında pek adet değildi ama genç Andreas sık sık Türkiye'deydi. Filologlar arasında nadir görünen bir yetenek; tıpkı Fransız Alexandre Dumesile gibi Türkçe dahil birçok dili aksansız konuşuyordu. İstanbul'dayken Süheyla hanım ile evlendi. Süheyla hanım çalışkan eşine fedakarca yardımcı oldu. Bu evlilikten Filiz, Deniz, İbrahim ve Nur adlı dört çocukları var. Filiz, Viyana'da dedesinin adını taşıyan caddede oturuyor ve psikolojide öncü bir meslek ifa ediyor.
    Bu kadar dil bilen adam Türkolojiye ağır bir vasıta gibi girdi, daha ilk anda Türk dilinin etimolojik tetkiklerine başladı. Yıllarca hazırladığı etimolojik lügatin ilk cildi çıktı. (S) harfine kadar hazırlamıştı. Gerisini talebeleri tamamlayacak, onun tamamladığını ise Türk Dil Kurumu ve Kültür Bakanlığı'nın basması gerekiyor. Medeniyet tarihinin büyük sorunudur. Artık eğitim sistemi hiçbir yerde Tietze gibi mütebahhirler yetiştiremiyor. Geride kalan uzmanların bu eseri tamamlaması umut edilir.
   
   





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural