|
|


'Popstar'da geçen hafta
Elena'nın 'Türklük'le imtihanı
'Fiziksel engel' ve 'cinayet' temalarından sonra, Popstar yarışması şimdi milliyetçiliğe demir attı
Tayfun Atay
Popstar'da başından beri herkes 'favori', ama Rus Elena 'öteki'! Sesi güzel, performansı iyi, 'elektriği' yerinde olsa da bir türlü sevilemedi Elena. Türkiye'nin Popstar'ı, 'Türk' olmalıydı çünkü. Ne işi vardı bir 'Rus'un bu yarışmada!..
Bu hissiyat jüride Armağan Çağlayan'ın sözcülüğünde dile geldi hep. Ama Elena'nın arkasına da Ercan Saatçi gibi, onu 'Türklük' adına dışlamayı değil, 'kazanma'yı hedefleyen güçlü bir 'kale' yerleşti zamanla. Elena'ya ise yapacak tek bir şey kaldı: Türkleşmek!
Onlar ırkçı, biz Türk'üz!
Adamo'nun 1960'ların başında Türk Pop'unun doğuşuna katkıda bulunmuş Her Yerde Kar Var şarkısıyla, hayli 'stratejik' bir ilk adım attı. Türkçe Pop'un kapısını açanlar, işte onun gibi eksik ve bozuk bir Türkçe ile şarkı söyleyen yabancılardı! Onun Türkçesi'ne laf edenler biraz hafızalarının insafına gelmeliydiler.
Bu 'tarihsel' anımsatmadan sonra Elena'nın 'Türkleşme' süreci hızlandı. Bindallı ile karşımıza çıkıp davul çaldı. Armağan Çağlayan ise direndikçe battı. "İngiltere'de yabancıların bu yarışmaya katılmasına izin verilmiyormuş" dediğinde Saatçi, "Onlar ırkçı, biz Türk'üz!" diye gürledi. Çivi çiviyi sökerdi! Milliyetçilik bâbında makûl olmayan artık Çağlayan'dı. Irkçılığın âlemi yoktu çünkü. Kimsenin soyuyla sopuyla uğraşılmazdı buralarda. Aslolan Türk hissetmek, Türklükte kimlik ve varlık bulmaktı. 'Kız' da zaten bunu istemiyor muydu?!..
Türklük'te varlık mı yoksa 'ikbal' mi aradığı tam anlamıyla belli olmasa da, 'Rus Kızı', yoluna kararlıca devam etti. Adamo'nun on yıllar önce Türkçe Pop'a nefes üfleyen şarkısıyla çıktığı yolculuğu, bu müziğin dünyada da yeri olabileceği sanısını güçlendiren Everyway That I Can'le tamamladı. 'Türk-çe' okunmuş İngilizce bir parçayla noktaladı.
Bu 'pop-milliyetçilik temsili'nde son noktada sergilenen 'bayrak açma' olayı işi sulandırdı biraz, ama Elena bundan da başarıyla sıyrılmasını bildi. Armağan Çağlayan'ın beklenen eleştirisi karşısında, eline bayrağı tutuşturup 'ağır' bir Türklük dersi verdi ona. Ders ağırdı, çünkü 'Türk'e Türklük propagandası'na alışık olunsa da, bunun bir Rus tarafından yapılması insanın 'kan'ına dokunmaktaydı!..
Her yol paraya çıkar
Yukarıdaki özet, eğlenceli bir yarışma programının aslında ne kadar 'politik' bir dokusu olduğunu göstermekte. Türk doğmayı esas alanla, Türk hissetmeye dayanan milliyetçilikler arasındaki gerilimli ilişkinin 'şov'a dönüşmüş hali ile karşı karşıyayız burada. Ama bunlar arasında bir bağımlılık da var. Ancak 'kan ırkçısı' diğer milliyetçiliğin yamacında, "Onlar ırkçı, biz Türk'üz" diye gürleyen milliyetçilik meşruluk kazanıp makbûl sayılabiliyor.
Tabii sonuçta bu bir şov. Bu şovun içinde, Rus'ken Türkleşenin de, onunla Türklük yarışına çekilenin de, Türklüğü 'kan'da değil 'kalp'te arayanın da yolu Roma'ya, daha doğrusu 'Ergenekon'a değil, 'para'ya çıkıyor.
Yarışmanın sonucu ne olursa olsun, Elena'nın bu ülkede kendisine yer açtığı kesin. Gidişat öyle olur ki, milliyetçi partilerimizden birinin milletvekili adayı olarak dahi çıkabilir karşımıza. Kimbilir belki giderek düzelmiş, gelişmiş, güzelleşmiş Türkçesi'yle, 'Türk'e Türklük dersi' verirken de görebiliriz onu...
'Ercan Bey'in deyişiyle, çok mu 'egzacere' ettik?..
POPULER KÜLTÜR

Cem'in 2004 kehanetleri
Çekiliş talihlisi olmak...
t.A.T.u mu, tabu mu?
Mandalina yalnızlığı
Elena'nın 'Türklük'le imtihanı
İtiraf et, kitabın satsın
Depresif ukalalık
Serbest ve Özgür
Piyango bu devlete yakışıyor
Geçen hafta seçilenler
POPUN YARIM ASRI / 1964
|
|
|