03 Ocak 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Depresif ukalalık

   
Günümüz popüler kültürünü beğenmeyen günümüz entelektüeli, biraz geleceğe baksa fena olmayacak

        REŞAT ÇALIŞLAR

   
    Cep telefonu ve internet, iletişim-bilişim devriminin iki temel halkasını oluşturuyor. Her iki fenomenin de yaygınlaşması 1995-2000 arasında gerçekleşti. Bu dönemin sonuna doğru, bir devrim de, onlar kadar önemli bir iletişim teknolojisi olan televizyonda yaşandı: Biri Bizi Gözetliyor (BBG) formatı (ya da, orijinal kavramı kullanmak gerekirse 'Reality TV' yani 'Gerçeklik TV' formatı) ortaya çıktı. 2004 yılında Amerika'da, 'Reality TV: Remaking Television Culture' (Gerçeklik TV:Televizyon Kültürünün Yeniden Yapımı) adında bu devrimi analiz eden bir kitap yayımlanacak. Ben Evleniyorum, BBG formatının bir versiyonu olarak üretilen ilk programlardan biri.
    BBG formatı, o kadar 'radikal' bir olgu olarak ortaya çıktı ki, diğer programlar yarıştan kopmak istemiyorlarsa, en uç şeyleri yapmak zorundalar. Çılgınlık sözcüğünün hem olumlu hem olumsuz anlamıyla bir çılgınlık yarışı bekliyor dünyayı. Bu yarışta, birçok anlamsız, ürkütücü format ve tarz, ama bir o kadar da heyecan verici şey ortaya çıkacak. Entelektüelin üzerine düşen, BBG formatına itiraz etmek değil, bu formatın daha yaratıcı bir kullanımını savunmak.
    Şimdiye kadarki dünya tarihinin belki en ilginç dönemini çok ilginç şekilde yaşayan ülkelerden biriyiz. Entelektüellerimizin ise tam tersine bıkkın, bezgin, sanki değişim sadece bir şeylerin daha da sıkıcılaşması yönünde gerçekleşebilirmiş gibi bir tavırları var. Bir 'depresif ukalalık' içindeler. "Bakın ben ne kadar zeki ve bilgiliyim, bu yüzden de yeni hayat ve yeni medya kültürü bana çok sıkıcı geliyor. Bundan sonra gerçekleşecek hiçbir yenilik benim kadar kaliteli birisini heyecanlandıramaz" der gibiler. Gerçi Batılı kültür yorumcuları da çok daha yenilikçi değiller.
   
    Güncel, geleceğe karşı
    Neden hiçbir popüler kültür analizcisi BBG formatının gelecekte alacağı şekilleri heyecanlı, hatta romantik bir merakla beklemez? BBG'nin bir medya formatı olarak ve global ölçekte ne şekiller alacağını düşünmek, BBG'nin günümüz Türkiyesi'nde nasıl bir kaotik sosyolojik tablo yarattığını düşünmekten bile daha heyecanlı olabiliyor. 'Medya formatlarının global geleceği'ni düşünmek, örneğin Ben Evleniyorum'un Türkiye'nin sosyolojisini nasıl yansıttığını tartışmaktan daha romantik, heyecan verici ve 'çılgın' olabiliyor. Özellikle de Türkiye'ye odaklanmaktan, Türk popüler kültürüyle bir anlamda flört etmekten-Türk popüler kültürünün tüm enerjisine ve 'çılgın'lığına rağmen-sıkılabilen yenilikçi popüler kültür analizcileri için.
    Popüler kültür analizcisinin canı 'Güncel Türk popüler kültürü' adındaki çılgın ve enerjik sevgiliyle olan flörtüne ara verip 'medya formatlarının global geleceği' adında daha çılgın ve enerjik bir sevgili edinmek isteyebilir. Medya formatlarının global geleceğinin daha spor ve şık bir arabası vardır hem. (Muhtemelen daha fazla bıçkınlık barındıran) güncel Türk popüler kültürü kıskançlık krizine girip medya formatlarının global geleceğini bıçaklarsa ne olur peki? Depresif ukalalar ne yorum yapar?
   
   

POPULER KÜLTÜR


Cem'in 2004 kehanetleri
Çekiliş talihlisi olmak...
t.A.T.u mu, tabu mu?
Mandalina yalnızlığı
Elena'nın 'Türklük'le imtihanı
İtiraf et, kitabın satsın
Depresif ukalalık
Serbest ve Özgür
Piyango bu devlete yakışıyor
Geçen hafta seçilenler
POPUN YARIM ASRI / 1964