|
|


Hediye niyetine
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
Bir ara lahana bebekler kapış kapış gitmişti. Bir keresinde Meksika'dan taşınan taşlar "su istemez, mama istemez" diyerek evcil hayvan niyetine peynir ekmek gibi satılmıştı. Noel zamanı, hediye olarak. Amerika'da tabii ki, fırsatlar ülkesinde...
***
Bunlar kimine göre dahi pazarlamacıların başarı hikayeleriydi. Ders kitaplarına girmeliydi. Girdi de. Moda hediyeler, modasız kendini kötü hissedenlere... Bazıları içinse bu hikayeler "vah vah" dedirten tüketici kimliksizliğiydi. Tedavi edilmeliydi. Bu konuda bir şey yapılmadı tabii. Alan da memnundu satan da ne de olsa.
***
Hediye almak basit iş değil. Önemsiyorsanız. Aldığınız içinize sinmeli, beğenilmeli, bütçenizi zorlamamalı. Ne alacağınızı biliyorsanız ne ala. Yoksa hediye zaman istiyor, özen istiyor. Acele hediye kendini belli ediyor. Hoş olmuyor. Kravat, çerçeve, parfüm gibi hediyeler bile zaman alıyor artık. Yaratıcılık peşinde koşmaksa hepten riskli. Bazı hediyeler silik kalıyor, bazılarıysa kendini aşıyor.
***
Sizin de kendinize göre bir hediye mezarlığınız vardır herhalde. Bir dolaplık, bir odalık ya da. Üstün körü alınmış ucuz ya da pahalı hediyelerden oluşan. Sizin kaç hediyeniz hangi köşelerde tozlanmakta kimbilir. Başkalarına hediye olanlar ayrı.
***
O mu olsun, bu mu olsun diye dolaşmadan olmuyor bir kere. İşe yarar, ruha yarar, bir şeye yaramaz bir sürü seçenek arasında gidip geliniyor. Size yardımcı olmak isteyenler kafanızı daha da karıştırıyor. Bir noktada "tamam bu olsun" deyip rahatlıyorsunuz ama o da bir süreliğine... Bakalım hediye beğenilecek mi ya? Anneler, babalar, sevgililer, doğum günü, yılbaşılar, yıldönümleri... Bunların her biri ayrı gün. Önceki hediye sonrakini kurtarmıyor. Sizden her seferinde aynı performans bekleniyor, unutmayın.
***
Bu yılbaşı önceki yıllardan daha aklı başında hediyeler alındı sanki, bilesiniz. Kitap gibi. Çarşamba günü akşam saatlerinde Alsancak'ta bir kitapçı "Hazırlıksız yakalandık" diyordu, hediyeciler silip süpürmüşlerdi rafları. Onlar için de sürpriz olmuştu.
***
Gazetelerin tirajı beş milyonu geçmese de eskisine göre daha çok okuyoruz, en azından okumaya hevesleniyoruz galiba. Bu, İzmir'de böyle belki. Ya da Alsancak'ta. Fark etmez 2003'ün son güzel haberiydi bu. Kitap güzel hediye. Herkese göre bir kitap var. Bir bakarsınız moda, kitap hediye etmek olur bundan sonra. Belki de yılda beş tane kitap hediye etmeyen, ayda bir tane kitap okumayan eksik hissetmeye başlar kendini. Televoleler mankenleri bırakır, yazarların peşine takılır şok gelişme niyetine! Pop yazar yarışmaları falan...
***
Her kitap bir ışık bir yerde. Hayatın satır aralarını daha iyi okuyabilmek, daha iyi süzebilmek için. Yanınızdaki size benzeyenleri, uzaklardaki size hiç benzemeyenleri anlayabilmek için. Anlamak istiyorsanız tabii. Merak ediyorsanız.
ege@milliyet.com.tr
|
|




|