05 Ocak 2004 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


Orada herkesin gözyaşı 'eşit'!...

   
Gittim, gözlerimle gördüm!.. Popstar, ağlamanın samimiyetinde, gözyaşının içtenliğinde ünlü ünsüz ayırmadan herkesi eşitliyor

        KAYNAMA NOKTASI
AHMET SALİH

   
    Türkiye ünlülerinin, televizyon programlarına çıkarken ikinci parmaklarının eklem noktalarına gliserin sürdüklerine inanıyorum nicedir. Programın belli bir aşamasına gelindiğinde ünlü, parmağını bükerek, tam bu eklem yerinden göz pınarlarına değdiriyor, orada biraz tutuyor ve kendi ifadesiyle "sanatçı duyarlılığı", önce yanaklarına, oradan da kamuoyunun gündemine süzülüyor.
    "Televizyon programlarında ağlamak", sulugöz olmak, gözyaşı, Türkiye ünlülerinin bulundukları duygu mertebesinin halka oranla ne denli yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Onların farkını. Böyle anlaşılmasını istiyor, bunun için kırpıştırıyor en maço arabeskçi hayli feminen bir tavırla kirpiklerini, bunun için feda ediyor, iki dirhem bir çekirdek hanımefendi rimelini.
    Güzellik kraliçelerininkine alışmıştık, hatta bekliyorduk, global bir duygu, adetten ya da formattan bir şeydi onların taç takılırken gözyaşlarına boğulmaları. Samimi bile olabilirdi ya da bir geleneğin güçlü etkisi.
    Ama söz konusu olan silahlı, külahlı Türkiye ünlüsü palabıyıklar, aynada kaybolmuş botox kraliçeleri olunca inanası gelmiyor insanın bu gözyaşlarına.
    Bütün bu Esra Ceyhanlar, İbrahim Tatlısesler, Yasemin Bozkurtlar, Serdar Ortaçlar, bütün bu "kırpıştırıklar" yüzünden gözyaşını kaybediyor Türkiye giderek, ruh mücevherini.
    Ağlamak ünlülere özgü bir şey olurken, belki de asıl ağlaması gereken halk şaşkınlıkla ekrana bakıyor.
   
    Kimse elenmesin istiyorlar
    Açıkçası sevmiyorum ekrana, montajlanmış, kadrajlanmış görüntülere, rejinin keyfi gerçeklik temsiline bakarak yazılmış köşe yazılarını ki, son dönemde bayağı çoğaldılar. Bu yüzden cumartesi akşamı, dağları tepeleri aşarak Maltepe'deki Marmara Eğitim Köyü'nün yolunu tuttum, Popstar yarışmasının yapıldığı yerin yani.
    Birkaç hafta önce Evren Mevlanaoğlu elendiğinde Armağan Çağlayan'ın gark olduğu gözyaşları bana başka türlü gelmişti. O kırpıştırmalar, gözyaşları akmaya başlayınca alttan alta bir rahatlama, bir sevinme, bir gerinme hali olmamıştı Armağan'da. Ciddi ciddi ağlıyordu sanki.
    Ciddi ciddi de ağlıyormuş, ağlıyorlarmış sahiden, gittik gördük.
    Bir kere yayın boyunca ve reklam aralarında da stüdyodaki tek mevzu kimin o gece eleneceği. Ama bu bir merak değil. Herkes kim elenirse kendisinin ne kadar üzüleceğini, ne kadar acı çekeceğini tartıyor. Olacaktan korkuyor. Geçen zaman içinde seyirciler, jüri üyeleri ve hatta stüdyodaki bütün çalışanlar, kameramanlar, ışıkçılar, hepsi için vazgeçilmez olmuş bu çocuklar. Kimsenin elenmesini istemiyorlar. Taraftarların rekabetine galip gelmiş sevgi, sempati.
    Ve tam da benim gittiğim akşam, meğer bütün program çalışanlarının sevgilisi olan, Popstar'ın iyi çocuğu Eser elendi.
   
    Ağla Türkiye ağla
    Oysa "kırmızı oda"da ikisi kaldıklarında, ona da çok alışmalarına rağmen Firdevs'i feda etmeye hazırdı stüdyodakiler. Tabii evlerinden telefonla oylamaya katılanlar kamera arkasında ne kadar sevildiğini bilmiyorlar Eser'in. Ve Firdevs de kurtarılıp kırmızı odadan, Eser kala kalınca orada, o an, o ana kadar Armağan'ın makyajıyla ilgilenen makyöz, Zerrin Özer'e su ikmali yapan müstahdem, ulaştırma görevlileri, sonra seyirciler tabii, herkes hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
    Eser, veda şarkısı "Sen Ağlama"ya başladığında çoktan ayağa kalkmış, ayakta ağlayan Armağan Çağlayan, ilk ve en çok ağlayan olmak isteyen Armağan Çağlayan kimseden farkı kalmadığını görünce yerine oturdu. Zerrin Özer, ki bu ağlama işinin erbabıdır, koltuğuna gömüldü.
    Ağlamanın samimiyetinde, gözyaşının içtenliğinde ünlüsü ünsüzü herkes eşitlendi.
    Stüdyoyu terk ederken iki kadın konuşuyordu: "Eser elenmemeliydi. Bayhan elenmeliydi. Ama arabesk toplum işte."
   
   

MAGAZİN


Orada herkesin gözyaşı 'eşit'!...
'Popstar 2' dalgası geliyor
Britney gizlice evlendi
Seymen Ağa'nın 'tarz' operasyonu
Ahmet San: Bırakacağım
'Halk artık oyunu performansa veriyor'
Politikacıyı da 'Popstar'lar gibi seçelim!..
Nurgül'ün fendi, Hande'yi yendi






ŞENAY DÜDEK