|
|


57 yıl sonra bir Türk gazeteci Suriye Devlet Başkanlığı Sarayı'nda...
Türkiye'yle ilişkimizde artık kuşkuya yer yok
Geçmişteki sorunların diyalog eksikliğinden kaynaklandığını söyleyen Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, "Türkiye'ye dair kuşkularımız vardı ama hepsi şu an giderilmiş durumda" dedi
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, Mehmet Ali Birand'ın sorularını yanıtladı...
Daha önce hiç Türkiye'ye gittiniz mi?
Üzülerek söylemek durumundayım ki hiç Türkiye'ye gitmedim. İki komşu ülke halkı birbirini tanımıyor ve birbirini ziyaret etmiyordu. Ancak bu durum son yıllarda değişti. Doğal ilişki de bu olmalıdır. Babamın cenaze töreni için 2000'de Şam'a gelen Ahmet Necdet Sezer, ikili ilişkilerin geliştirilmesi için kapıların sonuna kadar açılmasına büyük katkıda bulundu.
Sizce bugün, özellikle Irak'tan sonra, Türkiye ile Suriye birbirlerine daha çok mu muhtaç?
Kesinlikle evet. Bu Türk yetkililerin de inancıdır. Halklarımız birbirine muhtaç olduğunun farkındadır. Irak'a komşu ülkelerin birbirine ihtiyacı var. Ortadoğu'daki diğer sorunlar da Türkiye ve Suriye gibi iki önemli ülkenin işbirliğini gerektirir.
Önümüzdeki kapılar açık
Türkiye ziyaretinizi haberleştirirken başlığı nereden vermeliyiz? Türkiye ile yeni bir sayfa açılması mı? Yeni bir başlangıç mı? Gazeteci olsanız siz ne derdiniz?
Yeni bir sayfa demezdim, yenilenmiş eski bir sayfa çünkü. Ayrıca yeni sayfalar düşman olan veya çıkarları her zaman çelişmiş iki ülke arasında açılır. İlişkilerimizde anlaşamadığımız konuları değil üzerinde görüş birliği sağladığımız konuları ön plana çıkarmalıyız.
Ziyaretinizin anlamını anlatmak açısından "Türkiye ile Suriye arasında bir ittifaka gidiş" denilebilir mi? Yoksa o kadar hızlı gitme mi dersiniz?
Yok öyle demiyorum. Daha uzağa gidersek iyi olur. Ortak çıkarlar bugün için de geçerli. İlişkilere bu nedenle bölgesel, belki de ileride uluslararası bakmak gerekiyor. Önemli olan tanımlamalar değil, bu ilişkilerin içeriğidir. Türkiye'yi hiç ziyaret etmedim ama yabancı bir ülkeye gider gibi bir duygu içinde değilim. İşte bu nedenle amaçladığımız hedefin gerçekleşmesi için önümüzde alabildiğine açık kapılar var. Ve bana göre işbirliğimiz süper durumda.
Ekonomide yoğunlaşmalıyız
Ziyaretinizi bir kenara bırakalım, kafanızda bir mekanizma var mı?
Resmi ve resmi olmayan makanizmalar vardır. Uzun vadede resmi olmayan mekanizmalar belki de çok daha önemlidir. Resmi mekanizmalar da oldukça başarılıdır. Ziyaretim sırasında ekonomik işbirliğine yönelik mekanizmaları da ön plana çıkaracağız. Bugün ilişkilerimiz rekor bir zamanda bu hale gelmiş ise bunu bu mekanizmalara borçluyuz.
Ekonomik mekanizmalara öncelik verelim, arkasından siyasi mekanizmalar kendiliğinden gelir yaklaşımındasınız...
Siyasal alanda çok önemli adımlar atıldığı için, ekonomik alanda da yoğunlaşmamız gerektiğine inanıyorum.
Siyasi mekanizma zaten var. Türkiye ile olan sınırınız barış sınırı mı? "Kuzey sınırım Türkiye'ye emanettir. Türkiye'nin arkamda olmasından güven duyarım" gibi bir yaklaşımınız var mı?
Kesinlikle evet. Kuşkusuz bu sınırlar şu anda barış sınırlarıdır. İlişkiler geliştikçe vatandaşlarımız bu sınırları görmeyecek.
İsrail ilişkilerimizi bozamaz
Bu yakınlaşma bölgedeki ülkeleri rahatsız eder mi? Mesela sizce İsrail rahatsız mı?
İlişkilerin durumu israil'in onayına bağlı olmadığına göre, İsrail'in rahatsız olup olmadığı bizi ilgilendirmez. İsrail bu ilişkileri etkileyecek durumda ve güçte olsaydı, ilişkilerimiz bugünkü durumda olmazdı.
Türkiye'nin İsrail'le olan ilişkilerinden rahatsız mısınız?
Türkiye - Suriye ilişkilerini etkileyemeyeceği sürece Türkiye'nin İsrail ilişkilerinden rahatsız değiliz. Bu ilişkiler elbette Türkiye'nin Arap - İsrail çatışması, Filistin ve Irak sorunları karşısındaki tutumunu da etkilememelidir. Türkiye ilişkilerimizde dengenin ötesinde çok daha önemlisi bir durum söz konusu... O da karşılıklı büyük güven..
Bugün, geçmişe göre Türkiye'ye daha fazla mı güveniyorsunuz?
İlişkilerde sorunlar yaşandığı dönemlerde aramızda bir bağlantı söz konusu değildi. Bağlantı kurmadığınız ve konuşamadığınız birisini tanıyamazsınız. Türkiye bizim için böyleydi. Geçmişte Türkiye'nin tavrından kuşkulanmamıza rağmen, bu kuşkularımız şu anda giderilmiş durumda..
PKK'nın Suriye'de faaliyeti kalmadı
Her iki ülke de birbirine kuşkulu gözle bakıyordu. PKK, su sorunları yaşandı. Şimdi sizce durum nasıl?
Sizden farklı bakıyorum. Belki bakış açılarımız bir yerde çakışıyordur. İlişkilerin özünde karşılıklı çıkarların yanı sıra, kader ortaklığı da söz konusu. Örneğin Osmanlı döneminde ortak bir devletimiz vardı. Bir dönem Suriye ile Türkiye arasında yaşanan sorunları o dönemde yaşanan uluslararası ve bölgesel gelişmelerden ayrı tutamayız. Şimdi yapmaya çalıştığımız ilişkilerimizi doğal olan duruma geri getirmektir. İlişkiler bazılarının sandığının aksine alabildiğince geniş alanları kapsamaktadır. Elbette bu dönemde sorunlu iki alandan söz edebiliriz. Bu konularla ilgili bir takım saptamalar yapabiliriz. Örneğin PKK ile ilgili söyledikleriniz. Bakın 1987'de Turgut Özal Şam'a önemli bir ziyarette bulunmuştu. Bu tarihten sonra Suriye sınırlarından Türkiye'ye hiçbir şekilde PKK'lı sızmadı. Türk yetkililer de bunu kabul eder. Suriye'nin o sıralarda birçok parti ve örgütle ilişkisi vardı. Bunlar arasında PKK ve başka Kürt partiler de vardı. Şu anda ise PKK'nın Suriye'de hiç bir şekilde varlığı ve faaliyeti kesinlikle yoktur. Suriye, PKK'nın Türk halkına veya başka bir halka karşı herhangi bir eylemine izin vermemiştir. Suriye'de 80'li yıllarda PKK'dan çok daha kötü terör eylemleriyle karşı karşıya kalmıştık. Bu sırada aralarında bazı Arap ülkelerinin de bulunduğu birçok ülke bu terör eylemcilerini destekliyorlardı. Ekonomik ilişkilerimize gelince; henüz yolun başındayız ve zamana ihtiyacımız var. Ekonomik ilişkilerimiz gelişecek ve daha iyi olacak.
Irak'ın geleceği geleceğimiz
Irak'ta bağımsız Kürt devletinin kurulması tartışmalarından Türkiye rahatsız. Suriye de Türkiye gibi rahatsız ve kaygılı mı?
Elbette... Irak'ın parçalanmasına yol açacak herhangi bir eylem yalnız Irak'ı veya Türkiye'yi etkilemeyecektir. Bu komşu ülkeleri ve hatta onların ötesindeki ülkeleri de etkiler. Irak'ın kuzey ve güneyinde oluşabilecek ayrılıkçı bir girişimden endişe duyarız.
Karşısındasınız?
Bizim için kırmızı çizgidir. Bu çizgi bölgedeki tüm ülkeler için geçerli olmalıdır. Irak'ın geleceği büyük ölçüde bizim geleceğimizi ilgilendirmektedir.
Türkiye ile bu konuda işbirliğini artırmayı planlıyor musunuz?
Şu anda zaten bunu yapıyoruz. Irak'ın bütünlüğü olmadığı zaman ne bağımsızlıktan ne de işgalin sona erdirilmesinden söz edemeyiz. Ayrıca ne Irak'ın ne de ülkelerimizin istikrarından söz edebiliriz. Tabii Irak'ın parçalanmasından sonra bu ülkeler kalırsa..
'Harita sorunu çözülür'
Harita sorununu iki ülkenin çıkarlarını sağlayacak şekilde çözmeliyiz. Ben bu çözümü bulacağımıza inanıyorum
Su konusunda son zamanlarda sanki bir ortayol bulundu. Türkiye 500 metreküp saniyedeki suyunu sürekli veriyor. Suriye memnun görünüyor.
Su sorununu belirleyecek faktörlerin başında uluslararası hukukun yanında insani ilişkiler gelmektedir. Fırat kenarında yaşayan bir Türk vatandaşına, Suriyeli kardeşinin susuzluk çekmesini isteyip istemediğini sorarsak 'Kesinlikle hayır' diyecektir. Bu nedenle olayın insani yanını ve boyutunu önemsiyorum. Bana göre şu anda Suriye'nin ne halk olarak ne de devlet olarak Türkiye ile bir su sorunu yoktur.
Yani bugün Suriye'nin su konusuna yaklaşımı bir yerde eski yaklaşımından farklı. Yaklaşımınızı öyle anlıyorum. Diğer sorun da haritalar konusu. Şimdi İskenderun burada mı oldu, şurada mı gibi haritalar var. "Bizim Türkiye ile toprak sorunumuz yoktur, bugünkü hali ile de biz bunu kabul ediyoruz" diyebilir misiniz?
Bu sorun bugünün konusu değil. Neredeyse 60 yıldır gündemde. Su konusunda olduğu gibi bu konu da durduk yerde ortaya çıkmadı. İlişkiler geliştikçe ihtilaf konuları giderek azalacaktır. Bu durumda ülkelerimiz arasındaki sınırlara yaklaşımlarımız da sorun olmaktan çıkacaktır. Konuyu Türk dostlarla konuşmadığımız için çok fazla bir şey söylemek anlamsız. Bu sorunları ihmal ediyor veya görmemezlikten geliyoruz anlamına gelmemelidir. Mutlaka bu sorunu iki ülkenin çıkarlarını sağlayacak şekilde çözmeliyiz. Her iki ülke bu çözümden memnun kalmalıdır. Öyle sorunlar vardır ki daha fazla zamana ihtiyaç duyar ve hemen çözülmez. Ben tüm sorunlarımızın çözülebileceğinden umutluyum. Çünkü iyi niyet Türk yetkililerinde olduğu kadar bizlerde de vardır.
Gündemde bir sorun değil
İki ülke arasındaki harita sorunu?
Elbette Türk topraklarının egemenliği temel bir konudur bizim için. Bu konuyu Türk yetkililerle konuşmuyoruz. Bu nedenle konuşmadan önce de bir çözümden söz edemem. Zamanla bir çözüm bulabileceğimizi söyleyebilirim. Ortada bir sorun gibi durmadığı için gündeme getirilmesine gerek görmüyoruz.
Sizin AB'ye girmeniz Suriye'ye de yarar...
Türkiye AB'ye üye olmak istiyor. Türkiye'nin üyeliğini nasıl karşılarsınız?
Türkiye'nin AB ile ilişkilerine çok olumlu bakıyorum. Görüşlerimi geçen yıl Şam'a gelen Gül'e anlatmıştım. Türkiye'nin kalkınmasına ve gelişmesine katkıda bulunacak olan bu süreç elbette olumlu olarak Suriye'ye de yansıyacaktır. Suriye AB'ye komşu olacaktır. Bu çok önemlidir çünkü ileride biz de AB'nin ortakları olacağız. Müslüman ülke olan Türkiye'nin AB'ye girmesinin özel bir anlamı olacaktır.
SİYASET

Türkiye'yle ilişkimizde artık kuşkuya yer yok
Sohbet Odası'nın bu hafta ki konuğu Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince
Tutana aşk olsun
Parayı Uzanlar ödesin
AKP'de kadına kota yok
Müzakereler Denktaş'la...
Unakıtan'la Şahin neden gülüyor?
Politika turu
|
|









|