06 Ocak 2004 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


Muhteşemiz muhteşem

   
    ATV ana haber bülteninde muhteşem bir demeç ile karşılaştım. Ankara Otobüsçüler Derneği Başkanı zat-ı muhterem son trafik cezaları ile ilgili görüşlerini söylüyordu. "Cezalar daha az olmalı. Çünkü şoförün hali yok". Ceza zaten mutlaka kesilecek, bari şoförün cebindeki paraya uygun olsun bunun Türkçe'si. Tam bizi temsil eden bir demeç. Cezalar artırılsın ve caydırıcı olsun diye düşünmeyiz. Biz zaten trafik ihlali yapacağımız için hiç olmazsa ödeyebilecek miktarda olsun isteriz. Severim ben bu ülkeyi yaaa.
   
    KANAL D haberlerde art arda iki haber geliyor. Biri Erzurum'da buz tutmuş yolda gelin arabasının peşinden koşturan veletler. Arabanın önüne atıyorlar kendilerini. Yer de kaygan olduğu için vızır vızır kayıyorlar. Millet de etrafta seyrediyor... Ardından bir haber daha geliyor. İngiltere'de arabalarında bebeği bırakan bir aile mahkemeye verilmiş. Sekiz yaşındaki kızlarının tuvaletini yaptırmak üzere kendi ifadelerine göre bir dakikalığına markete giren, bu sırada arabada küçük kardeşi yalnız bırakan aile, polise yakalanmış ve mahkemeye düşmüşler. Bizde çocuğu öne oturturlar, hatta TEM Otoyolu'nda kucağa alıp küçük yaşta şoför eğitimi bile verirler. Sonra bir fren, çocuk aynen camdan dışarı. Hiçbir polis yol kenarında arabada tek başına kalan bir çocuğun ailesi hakkında işlem yapar mı?
   
    SAVAŞ Ay haklı. Neme lazım, Arzu gerçekten hoş bir hanım. Yani diğerlerinin yanında "neden buraya geldi?" sorusunu ister istemez bize sorduruyor. Ve o gece ben inanıyorum Savaş Ay, Arzu Hanım'a tutuldu. Şov değildi. Ama bundan sonrası bana garip geliyor. Arzu bir yarışmacı. Beylerden Emre genç kızımızın koruyucusu. Yani onu yarışma kuralı gereği koruma altına almış ve hoşlanıyor. Savaş Ay, yılbaşı gecesi eve girip de bu durumlar olunca Emre biraz bozuluyor. Ve sonra cumartesi gecesi Atv'de "Sokak Arası"nda birden "Biz Evleniyoruz" evine bağlantı kuruluyor. Savaş Ay, Arzu ve Emre karşı karşıya geliyor. Emre ile Savaş Ay arasında hafif bir tartışma oluyor. Yani Arzu Hanım iki bey arasında... Emre "Bundan böyle Arzu ile ilgilenmeyeceğini" açıklıyor. Bu durumda Arzu'nun bu yarışmadan beklentisi kalmıyor. Savaş Ay'ın ona karşı olan duyguları, malum "dışarı çıkınca" durumları yani. Peki ya yarışma? Ne olursa olsun, dışarıdan biriyle yarışmacıların böyle diyaloglara girmesi kurallar dahilinde mi?
   
   





Sina KOLOĞLU
Muhteşemiz muhteşem

 TV'DE BUGÜN
 EKRANDAN HABERLER
 FİLMLERDEN SEÇMELER