|
|


Kendi ağacınızı kendiniz sulayın
Görüş / Bülent Buda
Bindokuzyüzaltmışaltı yılı transfer döneminde, İstanbulspor'da sivrilen Yılmaz Şen, Fenerbahçe'nin öncelikli gündemine oturunca, yer değiştirme zorunluluk oldu.
Öylece Yılmaz'la hem formalarımızı, takımlarımızı takas ettik, hem de benim Fenerbahçe'deki kısa dönem askerliğim sona erdi. Bu değişim, kimilerine "Balkondan düşmek" gibi gelir. Ancak bana hiç de öyle gelmedi. Bir tür sınıf atladım sanki.
Farklı bir spor kurumuydu İstanbulspor. Yaşama ilişkin değer yargıları, spora, insana bakışı farklıydı. Onu farklı kılan gelenekleri vardı. İlhan Selçuk, Cumhuriyet'teki bir yazısında şöyle diyordu; "Bilelim ki, kimi insanın yüreği daha sıcaktır... Mangalın közüne uzatır gibi uzat ellerini... Isın!.."
Çöküşün trajedisi yaşandı
Üç büyüklerin egemenliğindeki İstanbul dükalığı parkurunda koşturmak zor iştir. Gün gelir nal toplarsınız. Hele bir de boş tribünlere oynuyorsanız, taşımak, yarıştırmak zorlaşır. Bir de kulübü gönülden seven vericiler bir bir kenara çekilince.
İstanbulspor, dibe vurunca bir sanayici soruna el koydu. Profesyonel şube şirketleşti. Göreceli bir çıkış gözlenince, o sanayici İstanbulspor A.Ş'yi, başka bir sanayiciye sattı. iyi bir takım oldu. Ligde ses getiren bir çizgi yakaladı. Ancak gelir, giderin çok üstündeydi. Daha da çarpıcı olanı onu farklı kılan gelenekleri aşınmaya başlamıştı.
Sonuçta Uzan ailesinin bitmeyecekmiş görünen muslukları da kesilince, İstanbulspor A.Ş'de çöküşün trajedisi yaşanmaya başladı.
Göztepe örneği gibi...
Günümüzde çokca dillendirilen şirketleşme çıkış yolu ise eğer, bu yapılanmanın kalıcı temeller üzerine inşa edilmesinden yanayım.
Ama bu girişim, bir gün o ticari kurumun beklentileri ile örtüşmez, ya da işler iyi gitmezse, ihale ettiğiniz sorunları daha da büyümüş olarak kucağınızda buluverirsiniz. Göztepe örneğinde olduğu gibi.
Neyse ki bu bağlamda, Göztepe ile İstanbulspor farklılığı somut olarak gözleniyor. İstanbulsporlu futbolcular yalnızları oynarken, Göztepe sevdalıları kucaklarında bulduğu çocuğu geliştirip, büyütmenin çabasını gösteriyor.
Bugün İstanbul'da İstanbulsporlu bulmak, diojenin mumla insan aramasına benzer. Ama Göztepe'de İstanbulspor'da olmayanın binlercesi var. Bu yaşa gelince yazdıklarımızın öğretici olması kaçınılmaz oluyor. Sona yaklaşan yıllara verin, hoş görün. Bir yerlerde okumuştum şöyle diyordu;
"Kendi ağacını kendi sulayıp, dibini çapalayıp, yaprağını aralayıp, kendin büyütmezsen, ağaç boy verir ama meyve vermez."
egespor@milliyet.com.tr
|
|




|