Eskilerde bir zehir hafiye vardı. Karışık olayları çözdüğü zaman "çaktım" derdi. Almanlar da şimdilerde ekonomide, endüstride ve spordaki başarısızlıklarının sebebini çaktılar. Üniversitelerindeki eğitim yetersizdi. Siyasiler çıkar yolun elit seçilmiş üniversiteler olduğuna karar verdiler. Ve tartışma hâlâ bütün şiddetiyle devam ediyor.
Çok üniversite olması bir ülkenin eğitim seviyesini yükseltmiyor. Bilhassa lise seviyesine indiriyor. Bu da ekonominin, endüstrinin ve sporun başarısızlığına yol açıyor. Hani şu küçük gördüğümüz ve yenilmeyi bir türlü hazmedemediğimiz ufak Baltık devleti var ya. Bu alanda Avrupa'nın en ileri ülkelerinden biri. Hele teknolojide. Demek mesele küçüklükte ve büyüklükte değil, kalitede. Anlaşılıyor ki enternasyonal sahada belli bir yere gelebilmek üniversitelerin kalitesi ile paralel gidiyor. Bu anlamda konumuz spor olduğuna göre spor akademilerini de aynı açıdan tartışmalıyız. Onları da birer okul gibi görmeyip hakiki elit akademiler olarak ele almalıyız. Enternasyonal sporda başarılı olabilmek ve küçüklere mahçup olmamak için.