13 Ocak 2004 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Ön müzakere eğilimi

       
    Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Denktaş arasındaki görüşme, hem Ankara'yı, hem de KKTC'yi rahatlatmış görünüyor.
    Görüşmeden hem Başbakan Erdoğan, hem de Cumhurbaşkanı Denktaş memnun.
    Bunun başlıca nedeni, Erdoğan ve Denktaş'ın ulusal yaklaşım açılarının birbirine yakın olması, hatta örtüşmesi.
    Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Denktaş "ayrı tellerden" çalmadıklarını İstanbul'daki görüşmelerinde karşılıklı olarak görmüş durumdalar. Memnuniyet buradan kaynaklanıyor.
    Erdoğan ile Denktaş'ın örtüştükleri yaklaşımı şöyle özetleyebiliriz:
    1- Annan planı zemin olarak alınırken görüşülebilir hale getirilmelidir.
    2- Bunun için Kıbrıs'ta iki halk ve iki kesim olduğu teyit edilmeli ve plan bu durumu güçlendiren bir yaklaşımla ele alınmalı.
    3- Türkiye'nin etkin garantörlüğü devam etmeli.
    Annan planı masada mı?
    Cumhurbaşkanı Denktaş bu soruya, "masada denilebilir ama bunun görüşülebilir hale getirilmesi için bazı temaslar, ön müzakereler gerekir" yanıtını veriyor. Denktaş, bu yaklaşımının Başbakan Erdoğan tarafından da paylaşıldığını belirtiyor.
    Bu sözlerden yola çıkarak iki liderde de masaya karşılıklı oturmadan önce bir "ön müzakere" yapılması gerektiği eğiliminin hakim olduğunu söyleyebiliriz.
    Bunun anlamı nedir?
    Türkiye ve KKTC, Annan planı üzerinden masaya oturmadan önce bazı gerekçelerin başta BM Genel Sekreteri Annan olmak üzere muhataplar tarafından teyit edilmesini istiyor.
    Örneğin, plandaki "Kıbrıslı Rum", "Kıbrıslı Türk", "kurucu devlet eşitliği" gibi kavramların açıklığa kavuşturulması, bunun yerine, "Kıbrıs Türk halkı veya toplumu", "Kıbrıs Rum halkı veya toplumu" gibi iki halkın bulunduğunu daha güçlü ve kesin ifadelerle teyit etmek gibi...
    Bu yaklaşımın hakim kılınarak iki halk temelinde siyasi eşitliğin kabulü ve ilanıyla güven artıcı bir söylemin ortaya çıkarılması gibi...
    Keza iki kesimliliğin de daha net ifadelerle ortaya konulması. Yığınsal göçe neden olmayacak biçimde hükümlerin yeğlenmesi, iç içe yaşama dayatması yerine, sorun yaratmayacak ölçülerin esas alınması gibi...
    Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Denktaş, bu nedenle masaya oturmadan önce yapılacak temaslarda Türk tarafının bu yaklaşımına yanıt aranmasının doğru olacağı kanısındalar.
    Başbakan Erdoğan'ın, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la bir çerçevede bir görüşme yapacağını ve aynı yaklaşımı ABD Başkanı Bush'la yapacağı görüşmeye da taşıyacağını söyleyebiliriz.
    Annan planını gözü kapalı imzalamak gibi bir yaklaşım söz konusu değil. Başbakan Erdoğan, bu temaslarıyla bir çeşit ön müzakere yapmış olacak.
    Sorunu çözmek için Ankara ve KKTC'nin samimi siyasi iradesini ortaya koyacak, ama yukarıda yansıttığımız üç ana konuda teyit isteyecek...
    Siyasi irade olarak varılan ortak sonucu şöyle özetleyebiliriz:
    Türk tarafı Kıbrıs sorununun çözümünde siyasi irade ve kararlılığa sahiptir ve bu amaçla yapılacak temaslarda samimi olacaktır. Ancak, ön müzakereler yoluyla Annan planının görüşülebilir niteliğinin yükseltilmesi gereklidir.
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Kerkük, Kürtler, Şiiler, Türkmenler

Melih AŞIK
Bilime balta...

Fikret BİLA
Ön müzakere eğilimi

Hasan CEMAL
Türkiye'ye çalışıyor 11 Eylül!

Güneri CIVAOĞLU
Şans dönencesi

Can DÜNDAR
"Dev adam"ın evinde...

Abbas GÜÇLÜ
Bilim, teknoloji ve Milliyet ansiklopedisi

Hurşit GÜNEŞ
Tüketim patlaması yaşanıyor

Sami KOHEN
Uyum ne kadar sağlam?

Mehmet Y. YILMAZ
Ankara, bir sorunumuz var!

Derya SAZAK
AKP'nin kimliği

Meral TAMER
YÖK Başkanı tatmin olmuş, ben olmadım!

Güngör URAS
Yemiyoruz, yatırım yok, gene de borçlanmadan yaşayamıyoruz

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta ümitler yine artıyor...