13 Ocak 2004 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Şans dönencesi

       
    Kıbrıs için iki şifre var.
    1- ABD. 2- AB. Önce birincisi...
    Ankara'da, artık hatları hayli koyu kalemle çizilmiş bir plan var.
    Buna Annan planında anlaşma olması halinde a ş a m a l ı uygulama denebilir.
    Örneğin...
    Türk ve Rum taraflarının değişiklik isteklerinde bir uzlaşmaya varılıp anlaşma imzalandıktan sonra, uygulama, - genelde - Türkiye'ye tam üyelik görüşmeleri için tarih verilmesine bağlanabilir.
    Planın öngördüğü Rumların kuzeydeki eski yerleşme yerlerine dönüşleri, bunun sayısal kontenjanları, mülkiyet nakli için de zamana yayılan bir takvim uygulanabilir.
    Annan planının bir ayağı zaten Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği beklentisidir... Ve Annan planında zaten 7 yıla bile yayılmış uygulamalar var... Bu nedenlerle, Türkiye'nin de zamana yayılmış uygulama takvimi istemesi akılcıdır. Çok da ters bir yaklaşım değil.
   
    Güven sorunu
    Bu durumda siyaset kulislerinde iki olasılık konuşulmakta.
    - Birinci olasılık, Ankara'nın görüşme ve çözüm planını ABD ile dirsek temasıyla hazırladığıdır. Bu görüşe göre kendi bilgi ve katılımıyla oluşmuş planı ABD, Annan'a götürecek ve kabul etmesi için bastıracaktır. Annan'a sen de Rumlara ve Yunanistan'a bastır. Bu işi bitirelim mesajını verecektir. Hatta, AB kendi üyesi Yunanistan'a ve artık üyesi sayılan Kıbrıs Rum Kesimi'ne diş gösteremeyeceği için, o ikisine Annan'ın Türkiye esinli değişiklik önerilerini kabul ettirmek yükü de ABD'nin olacaktır.
    Bu nedenle ABD, Ankara'yı "Sonunda devreye bizim girmemiz gerekecekse, planınızı şimdiden söyleyin. Fazla uçuk şeyler varsa size bildirelim. Boşuna masaya getirilmesin" markajına almış bulunuyor.
    - İkinci olasılık, Ankara'nın aşamalı ve takvime yayılmış Kıbrıs'ta çözüm planını, zaten ABD ile dirsek temasında hazırlamış olduğudur.
    Hangisi olursa olsun, ABD'nin devreye girmesi beklentisi - açık - görünmekte.
    Bunun Ankara tarafından özellikle istendiği kanısı yaygın.
    Başbakan Erdoğan'ın Beyaz Saray'da Başkan Bush ile yapacağı konuşma da o planın "önsözü" gibi görülebilir.
    Ancak... Bush'un, Erdoğan'a güvenmesi gerek. Sadece sözüne değil, bu işin üstesinden geleceğine de... Yani Erdoğan'ın Ankara'da asker, KKTC'de Denktaş engellerine takılmayacağına güven duymalı...
    Birinci tezkere skandalı gene yaşanmamalı kaygıları seziliyor.
    ...........
    ABD, koçbaşı işlevini üstlenirse, ardından Tam üyelik görüşmeleri için tarih verilmesinde de AB kapılarında rolünü sürdürecektir.
   
    AB şifresi
    İkinci şifre AB'ye gelince...
    Tam üyelik görüşmeleri için tarih alınması kapıların arkasındaki sürgüdür. "Kıbrıs'ta çözüm" ile sürgü, geri çekilir.
    Ama...
    Kapı kilitli kalır.
    Kilidi açmak, Kopenhag kriterlerinden, 11 Eylül sonrası dünya konjonktüründeki değişime... Türkiye'nin performansından AB rüzgarlarına kadar bir dizi değişkene bağlıdır.
    O nedenle "tarih alma şansı" Kıbrıs'ta çözüm olsa bile yüzde 50'dir... Ki bu da çok yüksek bir oran.
    Hatırlayalım...
    Daha 3 yıl önce "tam üyeliği Türkiye aklından geçirmesin" denirdi.
    Şans ibresi zamanla Türkiye'den yana dönüyor.
    Erdoğan ve AKP için de tarihi almak artık bir kimlik kanıtı iddiası haline geldi.
    Türkiye insanı için ise vazgeçilmez tutku.
    Bu sinerji engelleri aşıyor.
    Ses getiriyor.
    .......
    Kıbrıs'ta, ABD'de, AB'de, Türkiye'de iradelerin ortak paydasının - ş i m d i l i k - aynı olması, bir şans.
    Zamanı zamana bırakmamak, zamanlamanın şans dönencesinden yararlanmak gerekir.
   
    g.civaoglu@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Kerkük, Kürtler, Şiiler, Türkmenler

Melih AŞIK
Bilime balta...

Fikret BİLA
Ön müzakere eğilimi

Hasan CEMAL
Türkiye'ye çalışıyor 11 Eylül!

Güneri CIVAOĞLU
Şans dönencesi

Can DÜNDAR
"Dev adam"ın evinde...

Abbas GÜÇLÜ
Bilim, teknoloji ve Milliyet ansiklopedisi

Hurşit GÜNEŞ
Tüketim patlaması yaşanıyor

Sami KOHEN
Uyum ne kadar sağlam?

Mehmet Y. YILMAZ
Ankara, bir sorunumuz var!

Derya SAZAK
AKP'nin kimliği

Meral TAMER
YÖK Başkanı tatmin olmuş, ben olmadım!

Güngör URAS
Yemiyoruz, yatırım yok, gene de borçlanmadan yaşayamıyoruz

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta ümitler yine artıyor...