13 Ocak 2004 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
YÖK Başkanı tatmin olmuş, ben olmadım!

       
    YÖK'ün yeni Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, sadece başında bulunduğu kurum adına değil, tüm Türkiye için alışılmadık bir tutum sergiliyor: Konuşmak yerine dinlemeyi tercih ediyor.
    20 yıldır bağırıp - çağıran bir sistemde şimdi bir adam çıkmış "Gelin konuşalım" diyor. Dahası sorunlarını dinlemek üzere davet ettiği 70 küsur üniversiteden gelen öğrenci temsilcilerini de sahiden dinliyor. Fevkalade şaşırtıcı bir durum! Toplantının sessiz - sedasız, kavgasız - gürültüsüz bitmesi de bu yüzden.
   
    Araştırma fonları
    Prof. Teziç'in 120 trilyonluk üniversite araştırma fonlarının bütçeye devriyle ilgili tutumu da gerilim yaratmama üzerine kurulu.
    2003'ün son ayında bütçe disiplininde gözlenen sapma üzerine IMF heyeti, 2004 bütçesi için bugünlerde İstanbul ve Ankara'da 2 koldan nöbette. Hani Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, 28 Mart yerel seçimlerini de hesaba katarak asgari ücrete yüzde 34 zam kararının ardından, gerekli kaynak nereden bulunacak diye IMF üsluplu feryatlar yükselince "aranan kaynak" derhal bulunmuş ve üniversitelerin araştırma fonlarının da bu kaynaklardan biri olduğuna ilişkin haberler çıkmıştı ya...
    Üniversite yöneticisi saygın bir bilim adamından öğrendiğime göre araştırma fonlarıyla maaş zamları arasında herhangi bir ilişki yok. Üniversitelerin araştırma fonları, diğer tüm fonlar gibi IMF ile geçen yıl varılan anlaşma çerçevesinde bütçe içine alınmış, yani mevzuat değişmiş. Dolayısıyla hukuki bir faul söz konusu değil. Zaten bu konu için Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı ziyaret eden Prof. Teziç de toplantı çıkışında, sürmekte olan araştırmalara ilişkin fonlar konusunda herhangi bir sorun olmadığını, Unakıtan'ın verdiği bilgilerden tatmin olduğunu belirtti.
    Maliye Bakanı Teziç'e, "Siz yapmakta olduğunuz araştırmalarla ilgili ne kadar fon istediğinizi bize yazacaksınız, biz de parayı vereceğiz" demiş. 53 devlet üniversitesi var. Her üniversitenin 50 projesi olsa 2650 proje eder. Her üniversite, her proje için ayrı yazışma yapacak. "Lütfen bize şu kadar milyar verir misin?" diyecek! Üniversitelerin tek eksiği bürokrasiymiş gibi akıl almaz bir bürokratik hammaliye daha...
   
    Karaciğer araştırması
    Kaldı ki diyelim bir üniversite karaciğer konusunda araştırma yapıyor ve 300 milyar istiyor. Maliye Bakanlığı'nda hangi uzman bu konuda fikir yürütüp olur verecek bilgiye sahip olabilir ki?
    Her üniversitenin söz gelişi son 3 yıllık araştırma fonu ortalamasını alıp parayı vermek dururken, üstelik bu hükümetin en büyük şikâyet konularından biri bürokrasiyken, araştırmaları yokuşa sürebilecek yeni bir engele ne lüzum var?
   
   
CHP'lilerden haklı sitem
    Türkiye - Suriye yakınlaşmasını değerlendiren 8 Ocak tarihli yazımda, 1 Mart'taki tezkerenin reddi nedeniyle teşekkürlerimi sıralarken, kilit rol oynayan CHP'yi nasıl olduysa unutmuşum. Ertesi sabah gazeteye gelirken yolda birden aklıma geldi ve tepemden aşağı kaynar sular indi. Gazeteye geldikten sonra da CHP Grup Başkanvekili, Samsun milletvekili Prof. Dr. Haluk Koç'tan nazik bir sitem telefonu aldım. Haklıdır.
    İlerleyen saatlerde sitemlerin sayısı arttı: Bodrum'dan e - posta gönderen emekli okurum Gültekin Ulusoy "Maalesef medya CHP'ye tenkitte ne kadar cömertse, takdirde de o kadar cimri davranıyor," diyor. Bir diğer okurum Ali Toloğlu ise Deniz Baykal, Onur Öymen ve İnal Batu'nun zikzak çizmeyen tutumlarının, laik medyanın önde gelen yazarlarınca neredeyse alay konusu haline getirilmesine kızgın. Son 12 yıldır tepkisini ortaya koymak için oy kullanmadığını belirten okurum, "Bundan böyle hem ben düzenli oy kullanacağım, hem de çevremdeki herkesi sandık başına gitmeye ikna edeceğim" vaadinde bulunuyor.
   
    mtamer@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Kerkük, Kürtler, Şiiler, Türkmenler

Melih AŞIK
Bilime balta...

Fikret BİLA
Ön müzakere eğilimi

Hasan CEMAL
Türkiye'ye çalışıyor 11 Eylül!

Güneri CIVAOĞLU
Şans dönencesi

Can DÜNDAR
"Dev adam"ın evinde...

Abbas GÜÇLÜ
Bilim, teknoloji ve Milliyet ansiklopedisi

Hurşit GÜNEŞ
Tüketim patlaması yaşanıyor

Sami KOHEN
Uyum ne kadar sağlam?

Mehmet Y. YILMAZ
Ankara, bir sorunumuz var!

Derya SAZAK
AKP'nin kimliği

Meral TAMER
YÖK Başkanı tatmin olmuş, ben olmadım!

Güngör URAS
Yemiyoruz, yatırım yok, gene de borçlanmadan yaşayamıyoruz

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta ümitler yine artıyor...