15 Ocak 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


   
Defansın önü

       
    Geçenlerde 1994 Dünya Kupası'ndaki Brezilya - Rusya maçını izlerken, o Brezilya'yı niye çok sevdiğimi bir kez daha hatırladım. Marcio Santos - Ricardo Rocha ve Aldair dönüşümlü geri dörtlünün ortası, Uche - Högh, üçlü savunma olsa da, Ronaldo - Zago ya da Popescu - Bülent tarzı birbiriyle uyumlu ikililerin yakın tarihteki ilk örneklerindendi. Defansın önünde komple yıldız Dunga, Mazinho ve Mauro Silva ile orta sahayı onore eden bir blok felsefesiydi. Hem hücum hem defans oynayabilen, hem teknik hem kaya gibi sağlam ve zamanlaması üst klasman bu üç isim, Bebeto ve Romario'nun dehalarındaki mücadele açıklarını kapatıp, onların yeteneklerini sunmalarına sağlıyorlardı.
    1998'de bu sefer Desailly - Deschamps - Viera fenomeni ortaya çıktı. Zidane'nin etrafını kuşatan bu isimler, 1990'daki Brezilya şampiyonluğunun mimarları Dunga - Marcio Santos - Mazinho benzeri bir can damardı Fransa Milli Takımı'nda. Deschamps son 94'den beri Juventus'ta tüm taşın altından çıkan orta saha ve defans dengesiydi. Viera ise neredeyse tüm otoritelerin ve futbolseverlerin en iyi 11'inin garanti birkaç isminden biri.
    Orta sahaların damgasını vurduğu yaklaşık son 20 yıllık periyodun, defans - orta alan bağı olmakla yükümlü, oyun kurabilmesi istenen, aynı zamanda takımın en ağır savunma yükünü üstlenecek Viera, Dunga gibi isimleri ön plana çıkarması doğal. Real Madrid, Makalele ve Conceicao'yu gönderip, o pozisyona alışkın olmayan Beckham ile çözüm aradı; ama stoperlerinin de yetersizliği ile şu anda çaresizlik içindeler. Kupa da dahil, son beş maçtır görülmemiş sefil performansları, bu bölge ve orta sahada Helguera'ya eşlik edecek bir Dunga, bir Deschamps, bir Mauro Silva olmamasından.
    Beşiktaş'ta da Giunti - Tayfur - Yasin yıldız değiller, ama sistemi işletenler onlar. Fenerbahçe ise bu mevkilerdeki isimlere, sırf gösterişsiz futbol oynadıkları için asla tahammül edemedi. Kemalettin'in top kullanma becerisi yoktu, ama Högh - Uche'yi tamamlayan üçüncü as o idi. Murat Yakın, Dunga için yapılan bir tabir gibi "basit oynuyor, ama bir bilgisayar kesinliğinde iş yapıyor ve takım arkadaşını desteklemek için hep orada olacağını biliyorsunuz" idi. Bu çetrefilli görevi şimdilerde üstlenen Selçuk'u tartışmak için bu mevkinin hakkını vermek gerekir. Defansif yeteneği üstün olan Kemal ile hücumda daha verimli olan Selçuk ikilisinin birbirlerinin açıklarını kapayarak, geri dörtlüdeki Luciano - Tomas uyumuyla istisnai örneklerden olabilmesi zor değil. Yani Selçuk ve Kemal "sıradan", "vasat", "benzeri var" kategorisine asla girmiyor.
   
    ekoksaldi@milliyet.com.tr
   

SPOR


ASLAN ISINIYOR: 2-1
At yarışları
Avrupa Ligleri
Efes koltuğu kaptı: 67-73
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Hido-Memo banko
Güneş ışıl ışıl: 3-0
Beyler, sakin olun!
Kartal pas geçti: 1-2
Kötü rastlantı!
'Hedeflerimizden kopmadık'
Trabzon'a kısmet
Hakemler krizde
O kadar da değil!
Büyük problem!
2012 için start günü
Haber turu...
Terim'i tanıyamıyorum
Defansın önü





Ercan GÜVEN
Terim'i tanıyamıyorum
Ebru KÖKSALDI
Defansın önü


 İSTATİSLİKLERLE LİG
 EURO 2000
 SIDNEY 2000
 DÜNYA KUPASI 98