|


Üniversitelerin nefes borusuna AKP makası
"Dünya görüşü ne olursa olsun, tüm üniversite mensupları belki de ilk kez ortak infial içinde. Rektörler de ellerinden geleni yapıyor"
Her fırsatta "Bilgi toplumu olacağız, çağı yakalayacağız" diyen Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bildiği herhalde farklı bir yöntem olmalı ki, gelişmiş dünyada üniversiteler araştırma için devletten ciddi oranda destek alırken, bizim üniversitelerimizin kendi yarattıkları kaynaklar bile ufak ufak ellerinden alınmaya başlandı.
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Nizamettin Kazancı'dan gelen e - postadan öğrendiğime göre bu karar, AKP hükümetinin hiç arzu etmeyeceği bir sonuç doğurmuş:
"Dünya görüşü ne olursa olsun tüm üniversite mensupları, bu açık aymazlık karşısında belki de ilk defa ortak infial içindeler. Öğrenciler bile tepkilerini gösteriyorlar. Rektörler de ellerinden geleni yapıyorlar ve öğretim üyelerinin hem destek, hem de takdirlerini toplamış durumdalar."
Doktoralar etkilenir
"Maliye Bakanlığı'nın el koyduğu bu fonların en önemli yönlerinden biri de, çoğu yüksek lisans ve doktora tezinin bu kaynaktan desteklenmesidir. Bilhassa yeni kurulmuş ve gelişmekte olan üniversitelerin mensuplarının, bu fonlardan başka güvenceleri yoktur. Süresi içinde tezlerini bitirmezlerse hakları kaybolacak, bir kısmının üniversiteyle ilişkileri kesilebilecektir. Kısaca üniversitelerin nefes boruları kesiliyor diyebiliriz."
Görüştüğüm diğer üniversite rektör ve yöneticileri gibi Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Engin Ataç da "Bu karar, akademik hayatı da sekteye uğratacaktır. Zira akademik kariyerde en önemli aşama doktoradır. Doktora çalışmalarından uygun görülenler, proje olarak bu araştırma fonlarıyla desteklenmekteydi" diyor.
10 trilyonu gitti
Anadolu Üniversitesi'nin bilimsel araştırmalar için bu yıl devletten alacağı mali destek sadece 310 milyar, 2004 yatırım projeleri için katma bütçeden alacağı toplam para ise 8.5 trilyon lira.
Buna karşılık Anadolu Üniversitesi'nin 1 gecede el konulan parası 10 trilyon lira. Bu paranın 6.5 trilyonu zaten bağlanmış olan projelerin bedeliymiş, 2,5 trilyonu da şu anda değerlendirilme aşamasında olan projelerin bedeli. Maliye Bakanı Unakıtan, "Devam eden projeler aksamayacak" demiş, ama bu durumda Anadolu Üniversitesi'nde 2004'te başlatılması düşünülen 2.5 trilyonluk yeni proje doğmadan ölecek mi?
Diğer pek çok üniversite gibi Anadolu Üniversitesi'nin de araştırma projeleri için yaptığı harcamalarda 2000'den bu yana hızlı bir artış var:
2000'de 63 proje için 600 milyar lira2001'de 83 proje için 1 trilyon lira2002'de 32 proje için 1.1 trilyon lira2003'te 61 proje için 3.9 trilyon lira
AKP bilime karşı mı?
Prof. Ataç'tan öğrendiğime göre geçmiş iktidarlar döneminde üniversitelerin kendi yarattığı kaynakların yüzde 10'u baştan vergi olarak alınırken, AKP hükümeti döneminde bu oran yüzde 15'e çıkartılmış. Yani üniversite mensuplarının hasta muayenesi ya da başka projelerden kazandıkları her 100 liranın 15'i daha kasaya girmeden devlete gidiyor. % 30'u döner sermayeye, % 5'i de bilimsel araştırma fonuna ayrıldıktan sonra kalan paradan da % 20 gelir vergisi kesilerek kuşa dönüyor ve ancak 30 - 35 lirası, bu geliri yaratan öğretim üyelerinin cebine giriyor.
Bu gidişle öğretim üyelerinin döner sermaye kanalıyla iş yapmak yerine telif ücreti ve benzeri yöntemlerle iş yapmaya yöneleceğine işaret eden Prof. Ataç diyor ki: "Ben bu konuda hem Maliye Bakanı'na, hem de Bütçe Komisyonu Başkanı'na mektup yazdım. Uzun dönemde hepimize pahalıya patlar. Öğretim üyelerinin güveni ve motivasyonu yok olursa, benim üniversitemin kazandığı gelir de düşer, Maliye'nin alacağı vergi de..." Mali özerkliğin olmadığı yerde, bilimsel özgürlük ve akademik özerklikten bahsedilebilir mi?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|