15 Ocak 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Toprak ses veriyor

       
    Tarım sektörü, 9 - 16 Ocak tarihleri arasında düzenlenen "TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 50. Yıl Kutlama Programı" nedeniyle Ankara'da düzenlenen panelde ele alındı.
    Bu panele konuşmacı olarak davet edilişimde sanırım, mısır şurubu üreticisi ABD firması Cargill'in Türkiye'deki konumuna bu sütunlarda yer vermem de etkili oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ocak ayı sonunda yapacağı Washington görüşmesinde, Cargill'in sorunlarının, ABD Başkanı Bush tarafından masaya getirilmesi bekleniyor.
    ABD yurtdışındaki şirketlerini takip ediyor ve sorunlarının çözümü için dosyalar oluşturuyor. Türkiye ile de aynı yöntemi izliyor ve Cargill'in birinci derecede tarım arazisi üzerine kurulması, mısır şurubuna uygulanan kotaların artırılması veya kaldırılması yönünde baskı oluşturuyor.
    AKP bu konuda çok zorlanmayacak.
    Çünkü Cargill'in ürettiği mısır şurubuna uygulanan yüzde 10'luk kotanın yüzde 15'e çıkması yönünde inisiyatif, Bakanlar Kurulu'na verilmiş durumda.
    Cargill, bölgede işsizlere mısır ürettirerek de yerel tepkileri sindiriyor.
    Mısır ithalatında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan ile, mısır şurubundan üretilen kolanın pazarlamacısı olarak da Başbakan Erdoğan'ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan'ın adı buluşunca; Cargill ilginç bir boyut kazanıyor.
   
    Aşiret tarımı ve partisi
    Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın'ın sunduğu "Cumhuriyet Döneminde Tarım Sektörünün Sosyo - Ekonomik Dönüşü" başlıklı slayt gösterisi, 1900'lerden 2003'e kadar tarım politikasını anlatıyordu.
    Toprak reformu siyasetin yapılanmasına da etki ediyor. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün "Toprak işleyenindir" tezine muhalefet eden; Adnan Menderes, Refik Koraltan, Fuat Köprülü, Celal Bayar, Demokrat Parti'nin temelini atıyor.
    "Toprak ve Tarım Reformu Kanunu, 25 Haziran 1973'te kabul ediliyor. Yasa üretimin artırıması için topraksız çiftçi ailelerinin topraklandırılmasını öngörüyordu. Uygulama için seçilen Urfa ilinde kamulaştırılan 1.6 milyon dekar arazinin 231 bin dekarı 1218 aileye paylaştırıldı. Oysa toprak için 75 bin aile başvurmuştu. Yasa, 1977'de AP'nin istemi doğrultusunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildi, topraklar eski sahiplerine iade edildi."
    Urfa siyasal yapıda aşiret egemenliğinin halen egemen olduğu bir il ve köylü Harran Ovası'nın verimini geçimine yansıtamıyor.
   
    Biz üretemez miyiz?
    Nüfus artıyor, gelir dağılımı bozuluyor; toprak doyuramıyor...
    Dış borçlar artıyor; buğdaydan, pamuğa; etten pirince mutfağımızı ithal ürünlerle dolduruyoruz.
    Ziraat mühendisi, süt ürünleri uzmanı Murat Aygün, Türkiye'de kilosu 38 - 66 milyon lira arasında değişen ithal peynirlere 1998 yılında 6.127 milyon dolar ödenirken, 2003'te 20 milyon doların üzerine çıkmasını eleştiriyor ve soruyor:
    Çözümü yok mu?"
    Aygün, "Gouda, tilsit, edam, ceheddar gibi peynirlerin yapımını öğrendim. 250 - 300 bin dolar yatırımla bu tesisler kurulabilir" diyor.
    Burada hangi il olduğunu yazmayacağım ama, bir büyük holding sahibi Anadolu'da köylüyü örgütlüyor bir üretim kooperatifi kuruyor. Süt, süt ürünleri üretimini yapıyor. Yakın zamanda da ürünlerini market raflarına rakiplerinin çok altında bir fiyatla yerleştirmeye hazırlanıyor.
    Belki bu Anadolu şehrindeki üretim, yerli gıda sanayiinin ilgisini çektiği gibi, pazarlama kanallarına da girer. Ve Anadolu köylüsüne bir model olarak öncülük eder.
    Tarımsal alanda teknolojileri yenileyen, ekolojik tarıma yönelen sermayenin yanında, küçük ve orta ölçekli girişimcinin ve üniversitelerin de aktive olması gerekiyor.
    Gençliğin ve bilimin enerjisini tarım sektörüne çekmenin bir yolu olmalı. Aksi halde ekilebilir tarım arazileri, gayrimenkul pazarının elemanı haline gelecek.
   
    syilmaz@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Kemal Derviş ve sol

Çetin ALTAN
Harika bir rezillikler yılı...

Melih AŞIK
Bu bir intikam mı?

Fikret BİLA
Irak ve Kıbrıs

Hasan CEMAL
Gaflet uykusu!

Yılmaz ÇETİNER
Burçin'in anı defteri okul yöneticilerine, ailelere, polise kaynak olmalı

Güneri CIVAOĞLU
Askerde lego

Hurşit GÜNEŞ
Dolar mı düşüyor, euro mu yükseliyor?

Doğan HEPER
Almadan vermek, Ankara'ya mahsus

Sami KOHEN
Prodi'ye sorular...

Mehmet Y. YILMAZ
'Göç yolları' bir gün gelir döner tersine!

Hasan PULUR
INISHMORELU yüzbaşının kara kedisi!

Derya SAZAK
Yeni sol kimlik

Meral TAMER
Üniversitelerin nefes borusuna AKP makası

Yaman TÖRÜNER
Modern demokrasi

Güngör URAS
7 yılda 25 savaş uçağımız düştü

Serpil YILMAZ
Toprak ses veriyor

M. Ali BİRAND
Sorularınıza yanıt aradım ve buldum...