16 Ocak 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Rüya makinesi

       
    En sonunda Japonlar, "rüya makinesi"ni de icat ettiler. Makinenin ekranına, rüyanda görmek istediğin kişilerin fotoğraflarını, görüntülerini yüklüyor ve mikrofonuna neler görmek istediğini anlatıyorsun...
    Geceleyin 8 saatlik uyku sürecinde, tatlı bir müzik ve albenili dekorlar eşliğinde, dilediğin rüyaları görüyorsun.
    "Rüya makinesi"ni dünya piyasalarına sürmeye hazırlanan firma yetkilisi; genellikle işsizlikten ve güncel hayatın sıkıntılarından bunalanlara, hiç değilse uykularında bir rahatlama olanağı sunmak istediklerini söylüyor...
    ***
    "Rüya makinesi" elbet bir gün Türkiye'ye de gelecek. Fiyatı ne olacak, kestirmek zor.
    Ancak bendenize sorarsanız, ne pahasına olursa olsun, en az 60 milyon satar bu makine Türkiye'de...
    ***
    Acaba gençlerimiz, yaşlılarımız; kadınlarımız, erkeklerimiz; genç kızlarımız, delikanlılarımız; yoksullarımız, zenginlerimiz; siyasetçilerimiz, bürokratlarımızla insanlarımız; en çok hangi rüyaları görmek isteyecekler?
    Hemen bir anda:
    - Elbette cinsellik rüyalarını, demeyin...
    Çünkü bu alanda bir anket yapılsa, kimbilir kimler - sahtekarca da olsa - neler ve neler söylerler...
    ***
    Böyle bir ankette, sahtekarca verilmiş yanıtların dökümü, Türkiye'nin psiko - sosyolojik portresini çıkarmaz mıydı ortaya acaba?
    Olduğundan fazla görünmek, övünmek, megalo pozlar takınmak, patriotizm şampiyonluğu yapmak; sözün kısası, genel bir şarlatanlığın çarmıhında yaşama alışkanlığı, "rüya makinesi" aracılığıyla ne gibi rüyalar görülmek istendiği açıklamalarını da; herhalde köpüklendirecek ve dev aynalarımıza uygun bir cicoznameye dönüştürecektir.
    ***
    Uzaktan bir yaşdaşlık takılması yapalım; örneğin Erbakan, "nasıl bir rüya görmek istediği" konusunda, neler söyleyecekti ki?
    Anlı şanlı siyasetçilerimizle, önde gelen militerlerimizi de kapsayabilir böyle bir soru...
    ***
    Kim kalkar da:
    - Vallahi ben, bilmem hangi güzeli, çırılçıplak soyunmuş ve diz kapaklarından kırarak açtığı bacaklarıyla, altımda görmek istiyorum, der ki?
    Kadınlar cephesinden de kolay kolay kimse;
    - Bilmem hangi yakışıklıyı, içimde duya duya, ayaklarımı sırtında kilitlemiş olarak görmek istiyorum, diyemez.
    Sizce diyebilir mi?
    Doğrusu fena bir anket olmazdı, "rüya makinesi aracılığıyla nasıl bir rüya görmek isterdiniz" sorusuna verilecek yanıtların dökümü...
    - Ulan sahtekar, diye kahkahkah gülerdik.
    ***
    Gelelim ciddi ve beylik sorunlarımıza:
    - Türkiye'nin AB üyeliği için gerekli müzakerelerin başlaması kararı, bu yılın sonunda verilecek mi, verilmeyecek mi?
    - ...
    - Başkan Bush'un ABD'deki başkanlık seçimlerini kazanması, yahut kazanmaması, Avrupa Birliği'nin vereceği kararı etkiler mi, etkilemez mi?
    - ...
    - KKTC sorunu 1 Mayıs'a kadar çözümlenecek mi, çözümlenmeyecek mi?
    - ...
    - Irak'taki Kürt liderlerin istekleri, son toplamda Ankara'yı, Başkan Bush'un Irak politikasıyla karşı karşıya getirir mi, getirmez mi?
    ***
    Tabii bu arada dış borçlanmalarla, askeri dış yardımlar da söz konusu...
    Breh breh breh, çok ciddi sorunlar bunlar, öyle değil mi?
    Değil...
    Bütün bu sorunların çözümü, dış merkezlerde planlandığı gibi sürdürülecek...
    Ve 20 - 25 yıla kadar Türkiye de, AB üyesi olacak; herhalde Rusya'dan daha sonra...
    ***
    Bizi çok aşan ve yaşayanların nasıl olsa görecekleri olayların kehanetini, bir yana bırakalım.
    Maliye Bakanı Unakıtan'ın deyimiyle, "cukkalama" amma da okkalıymış Türkiye'de ha?
    ***
    Soğuk Savaş yıllarının afur tafurlu egemenleri, nedense hiç ilgilenmemişlerdi "cukkalama"larla...
    Herhalde yozlaşmaların üstüne gitmeye çalışan yazar çizerlerle uğraşmaktan, pek vakit bulamamışlardı...
    Kaldı ki, kaç kuşaktır ilkokullarda her sabah, hep bir ağızdan, bir çeşit yemin ediyorduk:
    - Türküm, doğruyum, çalışkanım...
    Ayrıca bol bol "Türkün Türkten başka dostu yok" nutukları da çekiliyordu...
    Hiç Türk, Türkü "cukkalar mıydı" a canım?
    ***
    - Rüya makinesi aracılığıyla nasıl bir rüya görmek isterdiniz?
    - Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine varmış olduğunu...
    Yeşşşeee...
   
    c.altan@prizma.net.tr
   
   





Taha AKYOL
İncirlik sorunu?

Çetin ALTAN
Rüya makinesi

Melih AŞIK
Bizim şekerciler...

Fikret BİLA
Kıbrıs'ta durum

Hasan CEMAL
Irak'ta top kimde?

Güneri CIVAOĞLU
İpi göğüslemek

Can DÜNDAR
Yusuf 'İslam' reformu

Abbas GÜÇLÜ
İşsizlik, gençlerin kimyasını bozdu

Hurşit GÜNEŞ
Kur Hazine'nin hesabını değiştirdi

Sami KOHEN
Nasıl bir Irak?

Mehmet Y. YILMAZ
Tuz kokarsa, her şey kokar..

Hasan PULUR
Kadınlar Sayın Dönmezer'i, o da kadınları kızdırdı...

Derya SAZAK
Prodi ve AB rüzgarı

Meral TAMER
Derviş'in 2004'e ilişkin kaygıları

Yaman TÖRÜNER
Devlet işletmeci değildir ama denetçidir

Güngör URAS
Damat adaylarının adını bile bilmiyoruz

M. Ali BİRAND
Prodi'nin bize karşı bir sorumluluğu var