|


Irak'ta top kimde?
Başbakan Erdoğan geçen gün Irak'la ilgili uyarılar yaptı. Bu ülkenin parçalanmasına Türkiye dahil komşu ülkelerin hareketsiz kalamayacağını, müdahil olacaklarını söyledi. Ateşle oynadıklarını belirterek Iraklı Kürt liderleri eleştirdi. Irak'ın bütünlüğünü istediklerini, bu ülkedeki istikrarsızlığın Türkiye'yi de olumsuz etkileyeceğini sözlerine ekledi.
Haklı uyarı ve kaygılar.
Üst düzeyde bir Dışişleri yetkilisinin deyişiyle, "Türkiye tam 24 yıldır Irak'la uğraşıyor." Saddam Hüseyin'in 1980 yılı Eylül ayında İran'a saldırmasıyla birlikte sahneye çıkan Irak sorunu ve savaşlar ister istemez Türkiye'nin de başına büyük dertler oluşturdu.
Bugün de bitmiş sayılmaz dertler.
Üstelik büyüyebilirler de.
Yeni devlet yapısı ve anayasa alanında atılacak yanlış adımlar Irak'ı kaosa sürüklerse... Bu açılardan eğer birtakım ince ayar dengeler tutturulamaz da Araplar, Kürtler, Türkmenler birbirlerine girerlerse...
Böylece bütün bölgeyle birlikte Türkiye'nin de başına yeni ve çok büyük bir bela sarılmış olur. Ortadoğu yeni bir istikrarsızlık sarmalında daha beter kıvranmaya başlar.
Ankara bu ihtimalden tedirgin.
O yüzden Irak'ın parçalanmasına gidebilecek yolların tıkanmasını istiyor. Kuzeyde 'bağımsız bir Kürt devleti'nin kurulmasına kesin karşı çıkıyor. Bölücü tohumları içinde taşıyan federasyon formüllerinden de yana değil.
Irak'ta büyük ihtimalle bir federasyon kurulacak. Ama tabii federasyondan federasyona dünya kadar fark var. Araplarla Kürtlerin, Şiilerle Sünnilerin, Şiilerle Kürtlerin federasyon modelleri üzerinde uzlaşmaya varmalarının hiç de kolay olmadığına ilişkin işaretler çoktan beri suyun yüzünü vuruyor.
Bir şeye daha karşı Ankara:
Kerkük'ün Kürtleştirilmesi ve petrol dahil Kürtlerin kontrolüne geçmesi...
Türkiye'yle Iraklı Kürt liderler arasındaki en dikenli konu, öyle anlaşılıyor ki, Kerkük. Ankara, Kerkük'ün nüfus yapısının Kürtler eliyle sistemli biçimde değiştirildiğine inanıyor.
Bu konular yalnız Türkiye'yi rahatsız etmiyor. Komşu ülkeler, İran'la Suriye de kaygılı.
Yalnız onlar da değil, Irak'taki Şii olsun, Sünni olsun Araplar da Irak'ın bölünmesine ve Kerkük'ün petrolüyle birlikte tümüyle Kürtlerin egemenliğine geçmesine kesin karşı çıkıyorlar.
Belirtmekte yarar var:
Kerkük, Amerika'yla Kürtleri de bugün için ayıran bir konu. 'Federasyon'da anlaşabilen ya da dilleri birbirine benzeyen iki taraf, Kerkük'ün statüsünde farklı düşünüyorlar. Özellikle petrolün tüm Irak'a ait olduğu noktasında Amerikan tarafının Kürtlere ödün vermek istemediği anlaşılıyor.
Irak Kürtlerine gelince...
Kendilerini kuşatılmış hissediyorlar. Türkiye, İran, Suriye ve güneyden Araplar tarafından. Iraklı Kürt liderlerin bu kuşatılmışlık psikolojisinden çıkış yolu olarak -ABD'den sonra- öncelikle Türkiye'yi gördükleri söylenebilir. Türk işadamlarının Kuzey Irak'a yatırım yapmalarını bunun için istiyorlar. Türkiye'yle Irak Kürtleri arasındaki ilişkilerin iyi olmasını gerçekten önemsiyorlar.
Söz uzayabilir.
Çünkü oyun çok bu bölgede!
Oynak dengeler bıçak sırtında.
En iyisi herkesin elindeki kartları fazla abartmaması lazım. Bu konuya özen göstermesi gerekenlerin başında elbette Iraklı Kürt liderler geliyor.
En büyük sorumluluk ise hiç kuşkusuz Amerika'ya düşüyor. Irak'ta topa yanlış vurursa, ince ayar dengeleri tutturamazsa, içinde bölücü tohumları barındıran federasyon modellerine rağbet ederse, bölgeye istikrar ve düzen değil, anarşi ve kaos gelir.
Kısacası top Amerika'da!
Dileriz iyi oynar, Irak'ın içinde ve dışındaki bütün ilgili tarafların duyarlıklarına kapalı davranmaz.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|