|


Derviş'in 2004'e ilişkin kaygıları
"İhracat dolar bazında % 30 arttı, ama yarattığı ulusal katma değer hiç artmadı. İlk 9 aylık net doğrudan yabancı sermaye girişi 16 milyon dolarda kaldı"
Ekonominin eski patronu, CHP'nin yeni Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul milletvekili Kemal Derviş'in, muhafazakâr ve sosyal demokrat dünya görüşü üzerine yazdığı enfes makale, umarız yeni açılımlara da vesile olur. Önceki gün Radikal'de yer alan "Sağ ve sol'a yeni bakış" başlıklı yazıyı kaçırdıysanız, mutlaka gazetenin internet sitesi www.radikal.com.tr'ye girip okuyun.
Ben Derviş'in, en az sosyal demokrasi kadar gönül verdiği ve iyi bildiği ekonomi konusunda da 2004 yılı için ne düşündüğünü çok merak ediyorum aslında.
Ekonomide 2003'ü tüm iyimser beklentilerin de ötesine geçerek harika rakamlarla kapattık. İhracatta % 30.2'lik artış rekoru kırıldı. Eylülde imalat sanayiinde son 19 yılın rekor artışı gerçekleşti. Enflasyon son 28 yılın en düşük düzeyine indi.
2004'e kötü başladık
Rakamlar harika, ama ihracatçıdan sokaktaki vatandaşa şikâyetler de diz boyu. Daha da önemlisi, yaklaşan yerel seçimlerin de etkisiyle 2004'e kötü başladık. Bütçe, yürürlüğe girdiğinin ilk haftasında delindi. Acaba makro göstergelerdeki olumlu tablonun sınırlarına mı geliniyor?
Salı akşamı CNN Türk'teki Baş Sayfa programında Tayfun Ertan'ın sorularını yanıtlarken, birden Derviş'in ne düşündüğünü öylesine merak ettim ki, neredeyse reklam arasında telefona sarılıp sormayı deneyecektim! Çünkü Derviş hep yapıcı muhalefetten yana olmuş, yeri geldiğinde AKP hükümetinin ekonomide attığı olumlu adımları, kamuoyu önünde hiç komplekse kapılmadan teslim etmiştir. 2004 yılı için peş peşe dile getirilen endişeler yersizse, bunları da söylemekten çekinmeyecektir.
Derviş ve 2004 bütçesi
Derviş'in 24 Aralık'ta TBMM' de, 2004 bütçe görüşmelerinde CHP grubu adına yaptığı konuşma metnini iyice inceleyin. O günlerde medyaya yansıyanın aksine, kamu yatırımlarının yetersizliğinden istihdam sorununa, 2004 için çok ciddi kaygılarının olduğunu göreceksiniz. Yazılı metinden aktarıyorum:
"Birinci endişemiz olan aşırı değerlenmiş kur, üretimde ithalatın payını arttırırken, üretim içindeki ulusal katma değeri azaltıyor. Bu nedenle üretim artıyor, ama gelirimiz daha az artıyor. İstihdam ise hiç artmıyor, hatta azalıyor. Toplam istihdam, 2003'ün 3. çeyreğinde, 2002' nin aynı dönemine göre 400 bin kişi kadar düşüktür."
Partizanlık artıyor
"Dolar bazında ihracatın % 30'un üstünde arttığını görüyoruz. Ancak doların aynı dönemde ne kadar değer kaybettiğini dikkate almıyoruz. Önemli olan, ulusal katma değer yaratan ihracattır. Bu katma değer ise aşağı yukarı hiç artmıyor. Geçen yıl her % 1'lik milli gelir artışına karşı ithalat % 3.2 artarken, bu yıl bu oran % 4.2'ye yükselmiştir. Bunun böyle devam etmesi mümkün değildir.""Devlet yönetiminde partizanca davranışlar, bugün makroekonomik durumda ortaya çıkan olumlu göstergeleri de sanıldığından çok daha kısa sürede olumsuza çevirir. Maalesef eski sisteme dönüş özlemini yansıtan işaretler çoğalıyor."
Yabancı sermaye girişi
"2003'ün ilk 9 ayında doğrudan yabancı sermaye yatırımları net olarak 16 milyon dolarda kalmıştır. Kuşkusuz doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını kısa sürede arttırmak kolay değil, ama burada da "Harika bir yatırım ortamına ulaştığımız" şeklinde abartılı bir yaklaşımın gerçekleri yansıtmadığı görülüyor.""Kısa vadeli yabancı sermaye, yani sıcak para girişleri ödemeler dengesindeki net hata ve noksan kalemi de dikkate alındığında 10 milyar doların üzerindedir. Bu yüksek bir rakamdır. Tehlikelidir. Sıcak paranın gelmemesi daha iyidir. Yasaklamasak da "sıcak parayı sevmiyoruz" mesajını verelim. Uzun vadeli yatırım için gelen sermayeyi daha çok sevdiğimizi ortaya koyalım."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|