|


Zengin dünyanın zikzaklarına Davos'tan bakış
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantıları, bugün İsviçre'nin ünlü dağ kasabası Davos'ta başlıyor. Bu yılki ana tema "Refah ve güvenlik için ortaklık."
Uçakla Zürih'e doğru yol alırken, 11 bin metre yükseklikte daha önceki Davos toplantıları film şeridi gibi birer birer geçiyor gözümün önünden... Ve hayretle fark ediyorum ki, her seferinde bir yıl önceki görüntü ve beklentilerle, bir yıl sonra gerçekleşenler taban tabana zıt!
Örneğin katılımcılar geçen yıl ocak sonunda Davos'tan, dünya ekonomisinde kalıcı bir resesyonun karamsarlığı, hatta resesyonun daha da derinleşeceği tahminiyle ayrılmışlardı. Oysa yarın Davos'ta, dünya ekonomisinde küçük de olsa bir canlanmanın beklenmedik şekilde başladığı bir ortamda bir araya gelecekler.
Zenginlerin aynası
Zengin dünyanın ruh hali ya da aynası diyebileceğimiz Davos, benim ilk katıldığım 1999 yılından bu yana şöyle bir seyir izledi:
1999 Davos'u, Rusya krizinin ertesinde toplanmıştı. Amerika'da ise, Yönetim Kurulu'nda Nobel ödüllü 3 iktisatçının da bulunduğu, ülkenin en büyük "hedge" fonu batmıştı. Amerikan mali sistemi çöküşün eşiğinde gibi duruyordu. Dönemin Hazine Bakan Yardımcısı Larry Summers'ı o yıl Davos'ta epey terletmişlerdi. Brezilya ekonomisi de çöküntü içindeydi. Hatta ünlü spekülatör George Soros ile Larry Summers, Brezilya Merkez Bankası'nın başına getirilecek ismin arayışı içindeydiler. 1999 Davos'unun en popüler kavramı "finansal mimari" idi. Paraya yön verenler, finansal yapının (dünya çapında) çökme tehlikesine karşı kolları sıvamışlardı.
Güllük gülistan
2000 Davos'u, yeni ekonomi ve ileri teknoloji (hi - tech) balonunun iyice şişik olduğu iyimser bir ortamda, patlamanın hemen öncesinde toplandı. "Yeni Dünya"dan gelen, 3 - 5 yılda dolar milyarderi olmuş parlak gençlerin resmi geçidi gibiydi. Avrupa'nın 100 - 150 yıllık köklü kuruluşlarının, ağızlarından kerpetenle laf çıkan anlı şanlı yıllanmış CEO'ları, hi - tech'in dahi çocuklarının dedeleri gibi duruyorlardı. 2000 Davos'una "Felaket öncesi görkem" hakimdi. Yeni çağın müjdesi gibi bir hava vardı. 3 ay sonra dünya borsaları peş peşe çöktü.
Borsa balonu patladı
2001'de borsa balonu patlamıştı artık. ABD'nin sonsuza dek sürecekmiş gibi görünen büyüme süreci sekteye uğramış, bir önceki Davos toplantısına damgasını vuran, yeni ekonominin Amerikalı genç yıldızları sırra kadem basmışlardı. Tek tük ortalıkta gözükenlerin ise süngüsü hayli düşüktü. Dünya borsalarındaki düşüş durdurulamıyordu. Davos'un müdavimleri, bir yıl öncesine göre hayli yoksullaşmış (devalüe olmuş da diyebiliriz) olarak karşımızdaydılar. 2001, Davos'ta küreselleşmenin ilk kez yüksek sesle eleştirildiği yıl oldu.
11 Eylül Davos'u
2002, 11 Eylül'ün Davos'uydu. Zaten bu nedenle de, 30 yıllık tarihinde ilk kez ve bir defaya mahsus olmak üzere New York'ta toplandı. Zengin dünya, algılamakta zorluk çektiği yeni bir tehditle karşı karşıyaydı. İnsanlar tatile gitmekten, iş için bile uçağa binmekten, hatta mektup açmaktan korkar hale gelmişti.
2003 Davos'unda kalıcı bir resesyonun karamsarlığı hakimdi. Zengin ekonomiler konsolide oluyordu. Çin yeni yıldızdı, ancak dünya ekonomisinin lokomotifi olacak büyüklüğün henüz çok uzağındaydı. Küreselleşmenin zengin ve yoksul ülkeler arasındaki gelir uçurumunu daha da artırdığı, Davos'ta ilk kez geçen yıl bu kadar net telâffuz edildi.
Beklenmedik canlanma
2004 Davos'u: Amerika, umulandan daha erken büyümeye geçmiş. Japonya'da bile 14 yıl süren resesyon geride kalarak ufak ufak büyüme başlamış. Yürekleri hoplatan deflasyon sözcüğü gerek Japonya, gerekse Almanya için şimdilik rafa kalkmış... Bu yılki toplantılar, dünya ekonomisinde canlanmanın biraz da sürpriz yaparak tahminlerden daha önce başladığı, umutların yeşerdiği, bir krizin daha aşıldığı bir ortamda başlıyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|