|


Keşmir'den bana ne! Türkiye'den sana ne!
En renkli eylemlere sahne olan Bombay'da, muhalefet dünyanın tozunu attırıyor! "Karides Karşıtı Paryalar"ın en ölümcül meselelerinden, Pakistanlı profesörün anlattığı Keşmir sorununa kadar her şey kulaklarımda çınlıyor!
İtalya'dan gelen Anna, Basın Merkezi'nin önünde öyle bir bağırıyor ki bütün dünyadan gazeteciler zıplıyoruz. Orta yaşlı ve müthiş güleç bir Hindistanlı çiftle sarmadolaş kuzu sarması oluyorlar aniden. Mesele şuymuş meğerse, Anna buraya ilk geldiği gece yatacak yer bulamamış ve onların evinde kalmış. "Benim Hindistan'daki annemle babam" diyor güleç çift için. Çata pat bir İngilizce konuşuyorlar. Daha sonra hep birlikte Burma'daki politik sorunların tartışıldığı konferansa gidiyorlar. Singapur'da yaşayan, Amerika'da okumuş ama aslında Hindistan kökenli olan Malavaki de onlara katılıyor. Arkalarından bakan ortak arkadaşları ise Danimarkalı olmasına rağmen Hindistan'daki balık işçilerinin sorunlarıyla ilgili bir proje yürüten Jaak. Olaylar böyle yani; biraz karışık. Karışık olduğu için de güzel...
Karides karşıtları ve Keşmir
Dünya Sosyal Forumu bir kitle hareketi midir?
Bütün bu karmaşa, davul zurna arasında entelektüellerin tartıştığı konulardan biri bu. Bir diğeri sivil toplum örgütlerin muhalif kitleyi "maaşlı eylemciler" haline getirip getirmediği. Ama bu tartışmalara dikkat kesilmek pek mümkün olamıyor. Ya birisi Tibet için kolunuzdan çekip size bir şey anlatıyor ya da "Karides Karşıtı Paryalar" örgütünün en ölümcül meseleleri içinde buluyorsunuz kendinizi. Karides toplayanların sosyal güvencesi yokmuş, olay budur. Ya da Hindistan ile Pakistan arasındaki en ciddi mesele olan Keşmir bölgesindeki özerklik talebi için metrelerce uzunlukta bir çarşaf gerilmiş, imza toplanıyor. Kendinizi ona imza atarken buluyorsunuz. Muhalefet dünyanın tozunu attırıyor yani! Hem mecazi anlamda hem de gerçekten. Ortalık o kadar tozlu ki bütün gün herkes kar maskesi takan Zapatistalar gibi dolaşıyor yollarda. Tıpkı benim de yaptığım gibi...
Toz arası söz
Silahlı mücadeleden yeni çıkmış ve şiddet karşıtı harekete eklenmiş Keşmirli lider inanılmaz duygusal bir konuşma yapıyor çadırda. "Toprağın çocukları" diye başlıyor, "toprağın sahibidir!" Maoist Hintlilerle lider arasında müthiş bir tartışma başlıyor. Ardından müthiş bir Pakistanlı profesör çıkıp şahane bir biçimde Keşmir sorununu anlatıyor; neşeli bir ders gibi. Ne işim var benim Keşmir'le? Keşmir'den bana ne aslında. Ama o zaman Türkiye'den de onlara ne! Bu durumda dünyadan bize ne! Böyle olmadığı için işte Sosyal Forum diye bir şey, deli bir şey!
Bu arada Forum'un skandalı Güney Afrika'da çok ünlü bir yargıcın delegelerden birine tecavüz suçundan gözaltına alınması. Olayın benim kaldığım otelde gerçekleşmesi daha da tuhaf tabii! Ancak tecavüz suçlaması o kadar garip ki: Kadın kullanılmış prezervatifi karakola "delil" olarak götürüyor. Bugün bu tecavüzü kınamak için bir yürüyüş düzenlenmesine rağmen suçlamanın saçma olduğunu düşünenler çoğunlukta.
Ciddiyetin sonu geldi
DÜN Bombay'da Dünya Sosyal Forumu'nun son toplantıları yapıldı. Kararlar alındı. Telefon numaraları değişildi, yeni örgütlenmeler oluşturuldu. Bush Karşıtı Kampanya için çok somut kararlar var anlatılacak ama onları şimdilik daha sonraya bırakmak niyetindeyim. Muhalefeti gammazlayacak değilim!
BUGÜN, siz bu gazeteyi okurken Bombay'da Dünya Sosyal Forumu'nun kapanış yürüyüşü olacak ki henüz bunun nasıl inanılmaz bir şey olabileceğini tahmin bile edemiyorum. Ciddiyetin sonu geldiğinde eğlencenin başlayacağı an olacak ve öyle görünüyor ki Bombay bile şaşıracak!
ecetem@hotmail.com
|
|

|