|


Başbakan'ın giysileri moda yolunda
Elbet de kıyaslamak mümkün değil ama Recep Tayyip Erdoğan'ın şu günlerde görüntüleri bana merhum Başbakan Adnan Menderes'i anımsattı. Yazılı basın ile görsel basın Allah Allah ne de bastırıyor! Magazin - reklam müthiş! Cidde'de bile haremdeki Arap hanımların beğenisi. Başbakanımıza hayran kaldıkları öyle tatlı öyle rüya gibi anlatılıyor ki! Etkilenmemek mümkün değil. Kapalı, mahrem bir dünyadan füze hızıyla yeni dünyaya ayak uydurabilmek az şey midir?
Hele bir de "İslamiyet geri değildir, Müslümanlar geri kalmıştır" diye bir slogan attı ya Recep Tayyip Bey. Matbup hasıl olmuştu eski deyimle. Söz yerini bulmuştu. Başbakanımız gerçekten şeriatçı, dinci filan değildir artık. Gönül kapılarını muazzam bir değişikliğe açmıştır.
Şimdi bakıyorum da vaktiyle söylemiş olduğu, başını hayli derde sokan sözleri, şiirleri, yazılı demeçleri foşur foşur yıkanıyor. Magazinler de beyazlatıcısı!
Ama hiç ayıp değil, faul de değil. Kimler nerelerden dönmedi ki!
Şimdi Tayyip Erdoğan'a en çok kızanlar Faziletçiler. Hocaefendi ve efradı. Ama ah işte geçti artık, atını alan Üsküdar'ı aştı bile.
Erdoğan-John Wayne
Tayyip Bey Cidde'de Türk ve Arap çocuklarıyla. Tayyip Bey Bush ile. Tayyip Bey New York sosyetesinde, Tayyip Bey Holivut'ta. Hani neredeyse film teklifi aldıracaklar. Meclis'te, açılışta, kongrede. Arabistan'da, Fransa'da, İngiltere'de, Almanya'da, yahu başbakanlık yapmaya zamanı kalıyor mu? Yoksa arkasında güçlü bir beyin takımı mı var?
İstanbul sosyetesi bildim bileli böyledir, kene gibi yapışır iktidara aday olan veya iktidara oturan politikacılara. Geçenlerde bir hanımdan duydum;
- Ayol, diyordu, vallahi yürüyüşü John Wayne benziyor, iki yana hafifçe salına salına. Hayır, dedi ötekisi, Gary Cooper'ın aynısı... James Stevart'a kadar uzadı iş.
Başbakan'ın giyimi
Evet Başbakanımızın ilginç bir yürüyüş stili var. Sallanıyor ve yaylanıyor. Ama nedense zoraki gülüyor, lakayt duruyor, donuk hareketler yapıyor. Tadella'yı bile tatlı gibi dağıtmıyor.
Dikkatimi çekti, Tayyip Bey'in kravatları çok çok değişti. Yana çizgili günün modası kravatlar, renkleri de seçme. Gömlekleri de hokka gibi oturuyor, hele yakaları... Giysileri (ceket, pantolon) ise son üç aydır usta terzi elinden çıkmış olduğunu adeta bas bas bağırıyor. Üç düğme malum uzun boylulara hava basar. Kumaşları kaliteli, omuzları, yakaları gibi oturmuş, asıl önemlisi Tayyip Bey'in sırtından kaçmıyor. Terzi İzzet, Kemal Milaslı, Necati Halit dikerdi eskiden böyle elbiseleri.
Şimdi birden birileri çıkıp bunlar ısmarlama değil konfeksiyon elbiselerdir derlerse başımdan kaynar sular dökülür!
Başbakan'ın giysilerini eğer eşi Emine Hanım seçiyorsa; önerim aman fazla da abartmasın eşine ihtimamını!
Darbeciler de taklitçi
Bütün bu değişiklikler içinde Başbakanımız nedense konuşmalarında güzel, zarif, kırıcı olmayan kelimeleri seçmiyor nedense? Sanki hep savaş halinde. Gereksiz bence! Böylesine büyük ekseriyetle iktidar olan bir partinin liderinin toplumumuza katacağı hiçbir şey olmaz bu şekilde. Daha sıcak, daha sevecen olsa, gönül alsa, insanları biraz okşasa Tayyip Bey ne kaybeder ki?
Merhum Başbakan Adnan Menderes'ten bahsetmiştim. Adnan Bey yakışıklı, bilgili, deneyimli politikacı bir ailenin evladıydı. Türkiye'ye çok büyük işler yaptı. Mahçup, utangaç bir insandı.
Kemal Milaslı idi Ankara'da terzisi, İstanbul'da terzi İzzet. Dar kruvaze ceket, beyaz kolalı gömlek, beyaz kolalı yaka. Bazı politikacılar hayranlık içinde Menderes'i taklit etmeye çalışırlardı. Ama içlerinde komik olanlar da vardı. Haa bir de Fransız Sulka kravatlar!
Biz gazeteciler bu taklitçi politikacılarla gırgır geçerdik.
|
|

|