22 Ocak 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Irak politikası netleşiyor

       
    IRAK politikasına ilişkin genel ilkeler ortaya konduğunda, herkes kolaylıkla onların üzerinde mutabık kalabiliyor. Ancak ayrıntılara inilince, farklılıklar beliriyor...
    Örneğin Türkiye'nin öteden beri savunduğu esaslar, Irak'ın toprak bütünlüğünün, ulusal birliğinin ve siyasal istikrarının korunmasıdır. Saddam sonrası dönemde, Irak'ın yeniden yapılanması için öngörülen temel prensipler bunlar. ABD ve BM başta olmak üzere, Irak'ın komşuları da dahil, herkes bu konuda mutabık.
    Bu açıdan Türkiye'nin izlediği politika tutarlı ve geçerli. Ama, Irak'ta olup bitenler karşısında, bu genel ilkeler pratikte yeterli olmuyor. Mesela Irak'ta halen her biri ayrı telden çalan çeşitli grupları birleştirecek bir siyasal yapı nasıl kurulacak? Gündeme getirilen federal sistem nasıl olacak? Kürtler, Araplar, Türkmenler, Sünniler, Şiiler arasında denge ve uyum nasıl sağlanacak? Seçimler yapıldığında bu dengeler ve istikrar nasıl korunacak?..
    İşte esas mesele budur ve halen bu konuda gerek Irak'taki çeşitli güçler, gerekse ilgili ülkeler arasında tam bir görüş birliği yoktur.
    * * *
    BU çerçevede Türkiye'nin Irak politikasının temel unsurları son günlerde biraz daha netlik kazanmıştır.
    Ankara öteden beri Irak'ın bölünmesine yol açacak bir Kürt oluşuma karşı olduğunu ilan etmiş, hatta bunu bir "savaş nedeni" sayacağını dahi belirtmiştir. Peki, Türkiye federal bir yapılanmaya karşı çıkacak mı? Ankara'da yapılan son açıklamalar, Türkiye'nin etnik esaslara dayalı bir federasyona karşı olduğunu, ancak çok bölgeli bir federal sisteme muhalif olmadığını ortaya koyuyor. Bu önemli bir gelişme. Aslında bu tutum Kürtler dışında, Irak'taki öteki gruplar, bölgedeki diğer ülkeler ve ABD tarafından da paylaşılıyor.
    Eğer bu konuda bir konsensüs oluşturulursa ve Kürt yöneticileri arasında Kerkük merkezli, yarı bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına yol açacak konfederal bir sistem isteyenler bunun gerçekleşemeyeceği yönünde ikna edilebilirse, ciddi bir kriz önlenebilecektir. Bunda tabii esas sorumluluk ABD'ye düşüyor...
    * * *
    SON günlerde Irak'ta Şii varlığı kendini hissettirmeye başladı.
    Türkiye geçmişte Irak'taki Şiilere karşı daha mesafeli davranmış, hatta onlarla fazla bir temasta da bulunmamıştır. Şimdi Ankara farklı bir yaklaşım gösteriyor. Şiilerin etnik federasyona karşı olması bu yeni tutumun önemli bir nedeni. Ancak, nüfusun yüzde 60'ını oluşturan Şii unsurunun giderek artan etkinliğini (ve ileride Irak'ın yönetiminde alacağı rolü) görmezlikten gelmek olanaksız...
    Irak'ın yeniden yapılanması sürecinde ABD - ve BM - Şiilere ne kadar yer verecek? Ayetullah Sistani'nin esas hedefi Irak'ta Şii hakimiyetine dayalı, İran tipi bir din devleti kurmak mı? ABD Ayetullah ile anlaşabilirse, Irak'ta (İran'dan farklı olarak) Batı'ya düşman olmayan, dünya ile bütünleşen, demokratik bir rejim kurulabilir mi?
    Şiilere ne gibi imkanlar verileceği ve onların ülkeye nasıl bir yön vermek isteyecekleri, Türkiye'yi çok yakından ilgilendirir. Sonuçta nasıl bir Irak'ın ortaya çıkacağını belirleyecek temel faktörlerden biri de budur.
   
    skohen@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Türban ve gerilla!

Çetin ALTAN
"Kan gövdeyi götürüyor" da şayet kâr varsa...

Melih AŞIK
Pancar şekeri...

Fikret BİLA
Talat'ın görüşleri

Hasan CEMAL
Davos'tan Kıbrıs...

Yılmaz ÇETİNER
Başbakan'ın giysileri moda yolunda

Güneri CIVAOĞLU
Monşer, insan hakları...

Hurşit GÜNEŞ
Din, ekonomik olarak ülkeleri geriletir mi?

Doğan HEPER
Yargıda doğrular, yanlışlar

Sami KOHEN
Irak politikası netleşiyor

Mehmet Y. YILMAZ
Türban üzerine bir saptama

Hasan PULUR
Hocadan "geçer" not aldık ama...

Derya SAZAK
TÜBİTAK'ı aşındırmak

Meral TAMER
CEO'ların korkulu rüyası hiper rekabet

Ece TEMELKURAN
Antiemperyalist sloganlarla dans

Yaman TÖRÜNER
Bizimkiler bütün bunlardan haberdar mı?

Osman ULAGAY
Dolar daha da düşer mi?

Güngör URAS
Devlet yatırımı unuttu

M. Ali BİRAND
Annan planını mumla arayabiliriz