23 Ocak 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Yabancı sermayede Çin mutlu, Türkiye umutlu

   
Sadece rakamlar değil Davos'ta görmekte olduğu ilgi de Çin'in dünya ekonomisinin en önemli oyuncusu haline geldiğini gösteriyor

       
    DAVOS İsviçre
    Yalnızca çarpıcı rakamlar değil, bu yıl Davos'ta görmekte olduğu ilgi de Çin'in dünya ekonomisinin en önemli oyuncularından biri haline geldiğini gösteriyor. ABD'den sonra dünya ekonomisinin kaderini en fazla etkileyecek ülkenin Çin olduğunu söylemek mümkün. Bu nedenle Çin ekonomisiyle ilgili, Çin'in şaşırtıcı başarısını anlamaya yönelik çok sayıda oturum düzenlenmiş durumda.
   
    Türkiye'nin hedefi
    Devlet Bakanı Ali Babacan dün bu oturumlardan birine panelist olarak katıldı. Toplantı "Yabancı doğrudan yatırım sermayesi çekmede Çin örneği tekrarlanabilir mi?" sorusuna cevap aramak üzere düzenlenmişti. Çin'in başarılarının yanı sıra sorunlarının da bulunduğunu belirten Babacan, Türkiye'nin ise üç hedefe kilitlenerek yabancı yatırım sermayesi çekmeyi hedeflediğini anlattı. Babacan'a göre bu üç hedef şunlardı:
    1- Siyasi istikrarın sağlanması. Babacan bu konuda önemli aşama kaydeden Türkiye'nin Avrupa Birliği hedefine yönelik adımlarının da siyasi istikrarı pekiştireceğini söyledi.
    2- Makro ekonomik istikrarın sağlanması.
    3- Yabancı sermayenin yerli sermaye ile eşit koşullarda rekabet etmesini sağlayacak ortamın ve yatırım ikliminin oluşturulması.
   
    Türkiye'ye ilgi
    Babacan'ın bu mesajı verdiği yemekli toplantı öncesinde, doğrudan yatırım sermayesi çekme yönünden hangi noktada bulunduğumuzu sordum kendisine.
    Davos'a önceki gece gelen Babacan, "Türkiye'ye büyük ilgi var, çok sayıda firmadan görüşme talepleri aldım, Davos'ta birçok temas yapacağım" dedi.
    ABD Ekonomi Bakan Yardımcısı Alan Larson da, "emerging market" diye nitelenen ülkelere yönelik yabancı yatırım sermayesi akışının önümüzdeki dönemde hızlanarak artacağını ve Türkiye'nin izlemekte olduğu politikalarla bu artıştan en fazla pay alan ülkelerden biri olabileceğini söyledi.
    Benim görebildiğim kadarıyla da Türkiye siyasi istikrarı ve makro - ekonomik istikrarı birkaç yıl sürdürebilirse yabancı yatırım sermayesi çekmede bambaşka bir noktaya sıçrayabilir. Avrupa Birliği yolunun açılması halinde bu olasılık da büyük ölçüde artar. Yabancı sermayeye karşı olanların Avrupa yolunu tıkamak istemesi de bir rastlantı değil herhalde.
    Çin'in yabancı sermaye çekmedeki başarısının sırları tartışılırken ortaya konan önemli noktalardan biri de, kontrollü bir kambiyo rejiminde ısrar eden ve parasının değerini ABD doları karşısında sabit tutan Çin'in, bunların yanı sıra bazı temel kamu hizmetleri alanında büyük bir atılım yapmış olması.
    Pekin Üniversitesi Dekan Yardımcısı Fu Jun, Çin'in gerçekleştirdiği kurumsal reformların yabancı sermaye çekmedeki önemini ortaya koyarken Kanada kökenli Bombardier İnternational firmasının başkanı Robert Greenhill de Çin'in kamu hizmetlerinde ve özellikle yüksek öğretimde yaptığı çarpıcı atılımın yabancı sermayeyi çeken unsurların başında geldiğini vurguladı. Kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve yüksek öğretimde atılım herhalde bizim gündemimizde de olması gereken maddeler.
   
    Çin mucizesi
    Bu arada biz Davos'tayken açıklanan yeni rakamlar Çin'in petrol tüketiminde Japonya'yı geçerek ABD'den sonra dünyanın 2 numaralı petrol tüketicisi haline geldiğini ortaya koydu. Çin ekonomisi SARS salgınına karşın 2003 yılında % 9.1 büyümüş ve petrol tüketimini % 31 artırmış.
    Bu son sıçramayla birlikte Çin'in GSYİH'si de 1.4 trilyon doları aştı ve Çin'de kişi başına GSYİH ilk kez 1000 dolar sınırının üzerine çıktı. Bunlar, Çin mucizesini anlatan rakamlardan yalnızca birkaç tanesi.
   
    oulagay@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
İşte anayasal reform

Çetin ALTAN
Tahtaya vurun, nazar değmesin...

Melih AŞIK
Okul müdürleri

Fikret BİLA
Düğüm referandumda

Hasan CEMAL
Karlar içinde bir gerilla

Güneri CIVAOĞLU
Sıradışı

Can DÜNDAR
Kaçaydı bu şarkı?

Abbas GÜÇLÜ
Tatilde ödev verilsin mi, verilmesin mi?

Hurşit GÜNEŞ
TL'den sıfır atınca ne olacak?

Sami KOHEN
Pakistan'ın şansı

Mehmet Y. YILMAZ
Yunanistan kendine güveniyor! Ya Türkiye?

FAİK ÖZTRAK
Yine belirsizlikrötarı

Hasan PULUR
Sağlık Bakanı'nın peşindeki cankurtaran...

Derya SAZAK
IMF ve ek paket

Meral TAMER
Bush dünya liderliğini Ladin'e kaptırıyor!

Yaman TÖRÜNER
Ekonomik dengeler bozulabilir mi?

Osman ULAGAY
Yabancı sermayede Çin mutlu, Türkiye umutlu

Güngör URAS
Gelir 56 milyar dolar, borç 54 milyar dolar arttı

M. Ali BİRAND
DIŞ POLİTİKA, NE DEVLET NE DE ALLAH EMRİDİR...