25 Ocak 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
'Güleriz ağlanacak halimize'...

       
    İstanbul'un lodos esince, poyraz esince, karayel esince, trafik kilitlenince, yağmur yağınca, kar yağınca, sis basınca, hava bulutlanınca, hava açınca, Hadımköy'de 3 TIR çapraz devrilince, dolmuşlar, otobüsleri geçince, kamyon şoförleri uyuyunca, gece olunca, güneş doğunca uygulanan çeşitli planları var. A planı, B planı, C planı, Ç planı, D planı, E planı, F planı, G planı...
    Şimdi bu planların içeriğini açıklamak gerekiyor.
    A planı:
    Ananın örekesi planı.
    B planı:
    Boku yedik planı.
    C planı:
    Canınıza sıçılsın planı.
    Ç planı:
    Çıktık açık alınla planı.
    D planı:
    Deli etmek planı.
    E planı:
    Enayilik planı.
    F planı:
    Falcılık planı vs...
    Bütün bu planların titizce uygulanmakta olduğunu, İstanbul'da yaşayan herkes bilir.
    Örneğin elektriklerin kesilmesinde E planı uygulandı, yani enayilik planı; örneğin KKTC'ye yılda 400 milyon dolarlık yardım yapılırken trafolarla, dağıtım tellerinin yenilenmesine sadece öksürük, yani "öhö öhö" uygulandı.
    Ne mutlu Türküm diyen.
    ***
    Biz Göztepe'de buz keserken, Bursa'dan Saruhan Ayber telefon ediyor:
    - Kar İstanbul'un neresine yağdı?
    Aslında biliyor neresine yağdığını; siz bilmiyor musunuz?
    ***
    Bir de tabii Ankara'nın duruma, nasıl baktığı sorunu var.
    Ankara, Davos toplantısına sıcak, İstanbul'daki rezalete mesafeli, daha şimdiden 7 bin köy yolunun kapanmış olmasına soğuk bakıyor.
    Hazine'den geçinmelilerin bir bölümü ise sadece bakıyor, ama görmüyor.
    ***
    Yerel seçimlerin çeşitli dalları için, 5 milyon kişi aday adayı olmuş. Bekri Mustafa da koymuş adaylığını, aday olmak için.
    Bekri'ye soruyorlar:
    - Neden seçimlerde aday olmak istiyorsun?
    - Vatana, millete hizmet için...
    - Seçilirsen neler yapacaksın?
    - Her aileye, diledikleri yere rahat gidip gelmeleri için birer helikopter vereceğim; her yapının damına birer helikopter pisti yaptıracağım; benzin bedava, helikopter pilotları halkın hizmetinde olacak?
    - Nasıl yapacaksın bunları?
    - Azimle, cesaretle, yılmadan...
    - Ulan Bekri atıyorsun...
    - Atıyorum ama, ya bir de tutarsa; Nasreddin Hoca da göle maya çalmadı mı?
    ***
    Çiğdem Anad kamu görevlilerine soruyor:
    - Elektrikler neden kesiliyor?
    Aldığı yanıtlar hemen hemen şöyle:
    - Ekmekler niye kesiliyor, saçlar niye kesiliyor, kurban niye kesiliyor, süt niye kesiliyor, tırnak niye kesiliyor; iki eli orasının üstünde, bacakları ayrık mankenleri görünce, erkekler niye kesiliyor; Sayın Çiğdem, Türkiye'de sadece elektrikler mi kesiliyor; sürücüler kağıt mendil almadan çıkmış trafiğe, onun için kesiliyor...
    ***
    Tınaz Titiz bir fıkra anlattı:
    Soğuk Savaş döneminde, Washington'un temsilcisiyle, Moskova'nın temsilcisi, kendi düzenlerini övüyorlarmış birbirlerine. Moskova'nın temsilcisi demiş ki:
    - Niye böyle lafazanlık ediyoruz; gidelim Moskova'ya, sana somut bir örnek göstereyim.
    Gitmişler Moskova'ya ve büyük bir ayakkabı mağazasına girmişler.
    Mağazadan içeri girer girmez bir pankart; "Erkek ayakkabıları sağ yönde, kadın ayakkabıları sol yönde"...
    Sağ yöne yürümüşler; yine bir pankart:
    "Bağlı ayakkabılar sağ yönde, bağsız ayakkabılar sol yönde"
    Sol yöne sapmışlar ve yine bir pankart; "Bağlı potinler sağ yönde, bağlı iskarpinler sol yönde"...
    Sağ yöne sapmışlar; yine bir pankart "Altı kösele olanlar sağ yönde, altı lastik olanlar sol yönde"...
    Sol yöne sapmışlar; yine bir pankart; "Kalın derililer sağ yönde, yumuşak derililer sol yönde"...
    Yine sol yöne sapmışlar, azıcık yürümüşler ve bir kapı çıkmış karşılarına; üstünde "Çıkış kapısı" yazıyormuş. Kapıyı açınca sokakta bulmuşlar kendilerini...
    Moskova temsilcisi:
    - İnsanları avutup, rahatlatmanın yöntemidir bu, demiş.
    ***
    Leninizm'in, "komünizm" sanıldığı dönemlerden kalma güzel bir fıkra işte...
    Küreselleşme sürecinin hızlanmasıyla, defteri dürülmeye başlayan "demagoglar saltanatı"nı da, bir cankurtaran simidi aramada...
    Tınaz Titiz'in anlattığı fıkraya benzer demeçlere, az mı rastlıyoruz son günlerde?
    "Kofi Annan planına evet, ama ödün vermeye asla"...
    ***
    Ve Tevfik Fikret'ten ünlü bir mısra:
    "Güleriz ağlanacak halimize"...
   
    c.altan@prizma.net.tr
   
   





Çetin ALTAN
'Güleriz ağlanacak halimize'...

Melih AŞIK
Bayrama doğru...

Fikret BİLA
MGK'da varılan karar

Hasan CEMAL
Davos'ta Kıbrıs havası iyi...

Güneri CIVAOĞLU
Titanik İstanbul'da

Can DÜNDAR
Kara civciv

Abbas GÜÇLÜ
Üniversitelerden YÖK'e rest (4)

Mehmet Y. YILMAZ
Karşılıksız aşklar için birkaç satır

Hasan PULUR
Siyasetin yargıda hep gözü vardır...

Derya SAZAK
Davos'tan Beyaz Saray'a

Meral TAMER
Yeni seçilecek ABD Başkanı'na Davos'tan beş tavsiye

Tamer HEPER
Rüşvet mi, o da ne?

Osman ULAGAY
Cheney'den Avrupa'ya çağrı, Türkiye'ye övgü

Güngör URAS
Yalçın Küçük 'Bilim ve Edebiyat'ı yazdı