25 Ocak 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
MGK'da varılan karar

       
    Milli Güvenlik Kurulu, önceki gün yaptığı toplantıda Kıbrıs konusunda izlenecek politikayı netleştirdi. Kurul üyelerinin görüş birliği ile aldıkları karar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'la yaptığı görüşme ile de uygulamaya geçirilmeye başladı.
    MGK'da alınan kararı şöyle özetleyebiliriz:
    1- Görüşmeden ve uzlaşmadan kaçan taraf, Türk tarafı olmamalı.
    2- Annan Planı da referans olarak alınmalı.
    3- Referandumun ucu açık olmalı.
    MGK sonrasında yayımlanan bildiriye de geçen, "Annan Planı da referans alınarak" ifadesi, sıradan bir ifade değil. Sözcükleri, MGK, özenle seçmiş durumda. "Da" ve "referans" özel anlam yüklü ifadeler. "Annan Planı da" denilerek, Türk tarafının Annan Planı dışında da görüş ve öneriler sunabileceği mesajı veriliyor. Keza, "zemin" yerine, "referans" sözcüğünün kullanılması da aynı şekilde bir incelik taşıyor.
    Bu iki ifade, MGK'da oluşan şu görüşün yansıması:
    "Türk tarafı, Annan Planı'nı tek kaynak ve zemin olarak kabul ve ilan ederse, bu, bazı dayatmalara da teslim olmak anlamına gelir. Bu nedenle, referans alınması yaklaşımı, görüşmelerde Türk tarafının hareket alanını genişletir ve tek kaynak olmadığını da ortaya koyar. Türk tarafı, Annan Planı'nı da referans alarak Kıbrıs sorununu çözmeye kararlı olduğunu gösteren taraf olmalıdır. Eğer masadan kaçacak bir taraf varsa, o taraf, Türk tarafı olmayacaktır. Keza, asıl kaçmak isteyen tarafın, görüşmeleri ve uzlaşmayı 1 Mayıs 2004 sonrasına ertelemeye gayret edenin Rum tarafı olduğu da bilinmektedir."
    Referandum konusunda MGK'da oluşan, "ucu açık olmalı" biçimindeki görüş birliği ise Annan Planı'ndaki önkoşulun sakıncalarını yansıtıyor.
    Uzlaşma sağlansın veya sağlanmasın, masaya oturulduğunda 1 Mayıs'tan önce otomatik referanduma gidilmesi, MGK'da eleştiri konusu olan hususların başında geliyor. Bunun yerine, tarafların uzlaşmaya varmaları halinde referandum tarihini kararlaştırmaları şeklinde bir önerinin götürülmesi alınan kararlar arasında.
    Nitekim Başbakan Erdoğan, Annan'la yaptığı görüşme sonrasında "Mutabakata varılması halinde" vurgusuyla Türk tarafının referanduma hazır olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan'ın bu ifadesi MGK'da alınan kararın yansıtılması niteliğindedir...
    MGK toplantısı sonunda varılan bu ilke kararları, Başbakan Erdoğan tarafından başlatılan temaslarda izlenecek politikanın çerçevesini de oluşturuyor.
    Başbakan Erdoğan, Türk tarafının görüşmelere hazır olduğunu, ancak aynı iradenin Rum tarafında bulunup bulunmadığını, BM Genel Sekreteri Annan tarafından saptanması talebini dün iletmiş oldu.
    Türk tarafı, bundan sonraki adımlar için Rum tarafından gelecek yanıtları bekleyecek. Rum tarafında da Türk tarafında olduğu gibi sorunun adil ve kalıcı biçimde çözümüne yönelik güçlü bir siyasi irade bulunup bulunmadığının ortaya konulmasını isteyecek.
    MGK'da varılan kararın özü bu.
    Bu kararın, Türk tarafının Annan Planı'nı kayıtsız şartsız kabul ettiği şeklinde yorumlanmasının yanlış olacağı, devletin zirvesince vurgulanan önemli bir mesaj...
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   





Çetin ALTAN
'Güleriz ağlanacak halimize'...

Melih AŞIK
Bayrama doğru...

Fikret BİLA
MGK'da varılan karar

Hasan CEMAL
Davos'ta Kıbrıs havası iyi...

Güneri CIVAOĞLU
Titanik İstanbul'da

Can DÜNDAR
Kara civciv

Abbas GÜÇLÜ
Üniversitelerden YÖK'e rest (4)

Mehmet Y. YILMAZ
Karşılıksız aşklar için birkaç satır

Hasan PULUR
Siyasetin yargıda hep gözü vardır...

Derya SAZAK
Davos'tan Beyaz Saray'a

Meral TAMER
Yeni seçilecek ABD Başkanı'na Davos'tan beş tavsiye

Tamer HEPER
Rüşvet mi, o da ne?

Osman ULAGAY
Cheney'den Avrupa'ya çağrı, Türkiye'ye övgü

Güngör URAS
Yalçın Küçük 'Bilim ve Edebiyat'ı yazdı