26 Ocak 2004 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


Sohbet Odası'nın bu haftaki konuğu CHP Meclis Grup Başkanvekili, Samsun Milletvekili Prof. Haluk Koç

    Ülkemiz risk altında
   
Koç, "Kıbrıs'ta ödün verilip AB'den takvim alınmazsa... Erdoğan cumhurbaşkanı adayı olursa... Siyasette radikalleşme riskleri olur" dedi

        DERYA SAZAK
SOHBET ODASI


   
    Aydınlarla CHP'nin arasında mesafe var. Entelektüel çevrelerde CHP'ye neden tepki var?
    Entelektüeller sadece eleştiri haklarını kullanıyorlar. Üniversiteden geldiğim için oradaki iklimi biliyorum. Eleştiri yapma hakkını kendinde görenlerin özeleştiriye de ihtiyaçları var. Taşın altına ellerini koymaları lazım.
   
    Parti Politbüro'ları değişime kapalıdırlar, kolay kolay yeni insan almazlar!..
    Ben o deyimi kabul etmiyorum. 2000 kurultayına kadar kimse beni isim olarak tanımazdı, Küçük bir kartvizitle kendimi tanıtmaya çaba gösterdim.
   
    Siyaset yapmak isteyenlerin önünde aşılmaz duvarlar yok mu?
    Kesinlikle söylüyorum, yok, ama kimse kırmızı halı serilmesini de beklemesin. Aydınları çok mutlu etmek mümkün değildir. Her birine ayrı siyasi parti kursanız mutlu eder misiniz, o da bir soru işareti.
   
    Sayılarına güveniyorlar
    Soldaki bölünmeye ne diyorsunuz?
    Olay bir ana düşünce aksından sapmaktan kaynaklanmıyor. Küskünlük, kırgınlık, kişisel hırs ve isteklerin tatmin olmamasına bağlı bir bölünmüşlük.
   
    CHP'ye yönelik eleştiriler 'muhalefet yapamadığı' noktasında düğümleniyor...
    İkili sistemin Meclis'te muhalefete yüklediği ağır sorumluluk var. AKP, 'Nasıl olsa çoğunluğumuz var' diye hukuka Anayasa'ya aykırı adımlar atmaya çalışıyor. Geçen sene Anayasa Mahkemesi'ne çok sayıda dava açtık, şu anda 19'a çıktı sanıyorum... 2'si hariç hepsi kabul edildi.
   
    CHP devlet aktörleriyle politika yapıyor.
    Hayır katılmıyorum.
   
    Okuma özürlü insanlar
    AKP'de sizi korkutan nedir?
    AKP'nin üst yönetiminin 'değiştik' ifadelerine rağmen, değişip değişmedikleri konusunda derin kuşkularım var. Okuma özürlü, ya da konuyla ilgili siyaset izleyen insanların bile biraz izleme özürlü olduğunu da müsaade ederseniz ben ifade etmek istiyorum. Bu deyimi de gelebilecek olan eleştirileri bilerek ve kabul ederek söylüyorum.
   
    CHP'yi eleştirenler okuma özürlü diyorsunuz?
    Hayır şunu söylemek istiyorum: Belli yörüngeden bakan ve belli çıkarlarını korumak uğruna görmezlikten gelenleri söylemek istiyorum. YÖK'ü örnek alalım. Bunların referansı Ömer Dinçer. Olayı, "canım bir insana endekslendiniz" deyip hafifletmek istiyorlar. Dinçer, İslam'ın bir yaşam şekli olduğunu ve her alanda ona uygun davranılması gerektiğini söylüyor. Önce bürokrasiyi ele geçireceksiniz sonra yerelden kuşatma yapacaksınız.
    Bazı toksinler, virüsler vücuda girerler ama kişiyi hemen öldürmezler. Yavaş ilerler ve en sonunda solunum kaslarını felç ederek kişiyi öldürür. Ömer Dinçer müsteşarlıkta kalamaz.
   
    Bu kadro, siyasal İslam projesinden vazgeçmedi, diyorsunuz...
    Bence vazgeçmedi. Türkiye gemisi gidiyor, fakat yolcular ters istikamete koşmaya başlıyor.
   
    AKP'nin 'muhafazakâr demokrasi' tanımına ne diyorsunuz?
    Batı'da öykünmeye çalıştığımız muhataplarımız Hıristiyan Demokrat olarak anılıyor, biz İslami Demokrat diyemeyiz, inandırmak zorundayız karşımızdakileri. O halde muhafazakâr demokrat olalım diyorlar.
   
       
Kararnamede değişiklik var
    Dış politikada Irak ve Kıbrıs'ta farklı düşünüyorsunuz, iktidardan son olarak İncirlik'e ilişkin gizli kararname tartışma yarattı.
    İncirlik kararnamesi BM'nin insani yardım kararnamesine bağlandı. Dışişleri Bakanı'nın verdiği BM kararname sayısına bakıldığında, o sayıda bir kararname yok. Bir rakam değişikliği var, 23 Haziran 2003'te yayımladıkları gizli genelgeden tam 4 ay sonra yayımlanıyor. Sayın Dışişleri Bakanı demek ki geleceği 4 ay önceden görmüş. Avangard ya da uzak görüşlülük bu kadar olur.
   
    Kıbrıs ve AB ile noktalayalım.
    Kıbrıs'ta çözüm için ödün verilemez mi? Verilir ama iki kesimlilik ve Türkiye'nin garantörlüğünden vazgeçilemez. Kıbrıs'ta ödün verilip 2004 sonunda AB'den takvim alınmazsa ne olacak? Böyle bir süreçte Türkiye'de 2005'te siyaset nasıl şekillenir? Çok senaryo üretilebilir, radikalleşme riskleri var...
   
    2007'de cumhurbaşkanı seçimi var; bu Meclis seçecek...
    Cumhurbaşkanlığı son derece önemli. Tayyip Bey bu değiştim rolünü oynamaya devam ederek ama bir yandan değişmeyen müsteşarlarıyla altyapıyı hazırlayarak Türkiye'yi yerelden ya da bürokratik mekanizmayla kuşatarak bu süreye gelip aday olursa, ya da Erdoğan'dan başkası... bunlar hep risk senaryoları.
   
   

SİYASET


Sohbet Odası'nın bu haftaki konuğu CHP Meclis Grup Başkanvekili, Samsun Milletvekili Prof. Haluk Koç
'Lozan gibi çözelim'
Ankara'da bunlar konuşuluyor
Denktaş: İşi biz bozmayız
Politika turu





Fikret BİLA
Esas olan mutabakat
Derya SAZAK
ABD'nin Erdoğan'a bakışı


 Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun uzlaşmaya vardığı Anayasa değişikliği metni için tıklayın
 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)
 DGM Savcılığı'nın Milli Görüş davası mütalaası


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri


 AKP
 ANAP
 BBP
 CHP
 DSP
 DYP
 MHP
 SP


 ADANA
 ADAPAZARI
 ANKARA
 ANTALYA
 BURSA
 ESKİŞEHİR
 GAZİANTEP
 İSTANBUL
 İZMİR
 KOCAELİ
 KONYA
 SAMSUN