26 Ocak 2004 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
ABD'nin Erdoğan'a bakışı

       
    Başbakan Erdoğan'ın ABD gezisi öncesinde Fransız düşünür Olivier Roy'un Davos'ta yaptığı açıklamalar, Batı'nın AKP'ye bakışında etkili olan 'İslamın demokratikleştirilmesi' tezinin Türkiye'deki gelişimine dikkat çekiyor.
    Siyasal İslam üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Olivier Roy'a göre AKP'nin Avrupa'daki Hıristiyan Demokratlar'dan farkı yok. ABD yönetimi ise Irak'ta 1 Mart tezkeresiyle yaşanan krize rağmen Erdoğan yönetimine güveniyor. Başbakan Erdoğan'ın ziyaretini ilişkilerin düzeltilmesi için fırsat olarak görüyor.
    Olivier Roy'un AKP yorumundan önce Beyaz Saray sözcüsü Ari Fleicher'in savaş sırasında söylediği Irak için en iyi modelin Türkiye'de uygulanan 'İslami demokrasi' olacağına ilişkin değerlendirmesini anımsamakta yarar var.
    Roy, ABD'nin İslam dünyasına bakışını şöyle anlatıyor:
    "ABD'nin İslama saldırmak gibi bir politikası yok. Amacı kendince iyi Müslümanlar ile kötü Müslümanlar arasında ayırım yapmak. Bu çerçevede ABD'nin Türkiye'ye ihtiyacı var. Washington Türkiye ile ilişkileri onarmak istiyor. Bunun iki nedeni var: Birincisi Türkiye'nin stratejik konumu. Amerika, ayrıca radikal Müslüman ülkelere karşı ılımlı Müslüman ülkelerin yükseltilmesini istiyor. Başbakan Erdoğan Amerika'nın tarifine çok uyuyor.
    Geçmişte ABD için en iyi seçenek salt kendi çıkarları nedeniyle Bülent Ecevit gibi liderler, laik milliyetçilerdi.
    ABD şimdi, ılımlı Müslümanların hükümette olmasını tercih ediyor ve bunun diğer Müslüman toplumlara ve ülkelere de cazip geleceğini düşünüyor. Erdoğan iktidara geldiğinde onun İslamcı olduğu ve Batı'ya karşı hareket edeceği korkusu vardı. Amerikan yönetimi bunu bir sorun değil, fırsat olarak gördü."
    11 Eylül sonrası Davos toplantılarının 'dayanışma' amacıyla New York'a alınması üzerine ABD'ye gelen AKP yöneticilerinin İkiz Kuleler'in enkazına giderek ölenler için saygı duruşunda bulunmaları Bush yönetiminde Erdoğan'ı Erbakan'dan ayıran 'değişim'in önemli bir işareti sayıldı.
    Olivier Roy'a göre Tayyip Erdoğan değişti, bugünkü pragmatik görüşleriyle 20 yıl önceki ideolojisi arasında dağlar kadar fark var. Buna rağmen AKP'nin Türkiye'de İslami bir yönetim kurma konusunda 'gizli gündemi' olduğuna inananların sayısı hayli fazla.
    'Siyasal İslamın İflası' adlı yapıtın yazarı Roy, 'Buna inanmıyor!' Türkiye'de demokrasinin geleceğinden kuşku duymuyor:
    "Türkiye'de demokrasi olmasa Erdoğan'ın ideolojisinde hiçbir değişim olmazdı ve siyasi yaşama da katılmazdı. Türkiye'nin en büyük avantajı demokrasiye sahip oluşu. Bu da demokrasinin İslamcılıktan daha güçlü olduğunu gösteriyor."
    Erdoğan'ın ABD gezisinde düşünce kuruluşlarında yapacağı konuşmalar, AKP'nin 'muhafazakâr demokrasi' tanımına ışık tutacak.
   
    dsazak@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Osmanlı Uygarlığı

Çetin ALTAN
Eski yazılar...

Fikret BİLA
Esas olan mutabakat

Yasemin CONGAR
Erdoğan - Bush buluşması

FAİK ÖZTRAK
Döviz kurunun borca azizliği

Hasan PULUR
Aynı yasa olur mu?

Derya SAZAK
ABD'nin Erdoğan'a bakışı

Ece TEMELKURAN
Bizim memleketin 'kopuşları'

Yaman TÖRÜNER
Davos önemlidir

Osman ULAGAY
Dolar % 20 daha düşerse neler olur?

Güngör URAS
Büyükler "büyük oynamıyor"