27 Ocak 2004 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
New York notları

        NEW YORK
   
    Başbakan Tayyip Erdoğan'ı izlemek üzere New York'tayız. Başbakan'ın Bush'la yapacağı görüşmede birçok konu ele alınacak ama bilhassa Kıbrıs ve Irak...
    Yakın çevresinden öğreniyorum ki, Erdoğan, Başkan Bush'tan Kıbrıs meselesinin çözümü için "arabulucu" veya "kolaylaştırıcı" bir Amerikalının, "Powell veya öyle birinin görevlendirilmesini" isteyecek.
    Sordum neden ABD'li biri? Başbakan'ın dış politika danışmanı stratejist Prof. Ahmet Davutoğlu'nun cevabı:
    - Avrupa Birliği bu konuda çok kesin taraf haline geldi. ABD'li etkin bir isim çözümü daha da kolaylaştırır. Ayrıca ABD'li bir isim daha etkili olur.
    Tabii ABD ile ilişkilerimizin gittikçe geliştiği de dikkate alınıyor.
    BM'nin atadığı eski arabulucular da kendi formüllerinin tarafı haline geldikleri için, yeni yaklaşım, yeni isim gerektiriyor.
    Başbakan'ın çevresinde, Kıbrıs meselesinin "Annan Planı'nda düzeltmeler yapılarak" çözüleceği inancı kuvvetli...
    * * *
    DENKTAŞ nasıl ikna edildi?
    KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş da Annan Planı'na "referans" yapan bir yaklaşımı nihayet benimsedi... Bu nasıl oldu? Tabii Ankara, devletiyle ve hükümetiyle ağırlığını koydu. Bundan başka, Ankara'da Denktaş'a şu söylenmiş:
   
  • İnsan unsuru her şeyden önemli... Kağıt üzerine istediğiniz egemenlik modelini yazın ama nihai belirleyici insan unsurudur, Kıbrıslı Türklerin tercihleridir.
  • Kıbrıslı Rumlar ve Türkler: Güney Kıbrıs'ta güçlü bir kilise var. Güçlü bir Rum - Yunan tarih bilinci var. Güçlü bir ekonomi var. Kuzey Kıbrıs'ta bunların eşit karşılığı var mı?

  •     Ve ada KKTC halkında gittikçe güçlenen "çözüm" eğilimi dikkate alınarak, Ankara bilinen kararını veriyor ve Denktaş da buna evet diyor.
        * * *
        ABD ile ilişkiler... Erdoğan, Ankara'nın Kıbrıs'ta çözüm politikasına Bush'tan destek isteyecek, çok önemli öteki konu Irak...
        "Başbakan Erdoğan etnik federasyona Türkiye'nin kesin karşı oluşunun sebeplerini daha kararlı bir üslupla Bush'a anlatacak."
        Bir de şu var:
        "Irak'a tayin ettiğiniz geçici yönetimin başındaki Paul Bremer ile diplomatlarımız rahat diyalog kuramıyor. Bremer'i uyarın..."
        Türkiye Irak'ta etnik ve dini grupları "dengeleyecek" bir idari federasyon ve temsil sistemini savunuyor. Çünkü ABD yarın gidince Irak'taki bir etnik federasyonun yaratacağı korkunç istikrarsızlığın en büyük zararını biz göreceğiz. Irak yüzünden gördüğümüz zararlar korkunç, artık yeter... Erdoğan Bush'a bunu anlatacak yarın...
        Bir de Paul Bremer'in Barzani ve Talabani'den aşırı etkilendiği, diğer gruplarla ve komşu ülkelerle iyi ilişkiler kuramadığı bir gerçek...
        * * *
        ERDOĞAN'IN programı çok yoğun. Ekonomi yine çok önemli. "8.5 milyar dolarlık kredinin kullanımını gündeme getirebiliriz."
        Başbakan finans çevreleriyle görüşmelerinde Türkiye'ye yatırım yapmanın ne kadar karlı olacağını anlatıyor.
        Erdoğan'ın ABD'yi ziyaret edeceği sözlerini duyar duymaz buradaki Musevi kuruluşları hemen harekete geçmiş. "Amerikan Musevi Komitesi" Başbakan Erdoğan'a törenle "Profiles in Courage" ödülünü verdi. Bu aynı zamanda John Kennedy'nin "Fazilet Mücadelesi" adıyla dilimize çevrilen kitabının adı.
        Buradaki Müslüman örgütleri ancak birkaç gün önce harekete geçmişler; Başbakan'dan randevu istemişler. Başbakan onlarla da yarın görüşecek.
        Başbakan Erdoğan, Ortodoks Kilisesi Patriği Demetrios ve önde gelen Rum asıllı Amerikalı işadamlarını kabul etti. Bu geleneği Özal başlatmış. Ama en geniş katılım Erdoğan'ın kabulünde gerçekleşmiş.
        Genel tablo: 2003 yılında Türkiye'ye gelen yabancı devlet ve hükümet başkanları ile bakanların sayısı, ondan önceki iki yılda gelenlerin sayısına yaklaşmış. Erdoğan'ın dış temaslarıyla önceki başbakanların temaslarını ve düzelen ekonomiyi düşünün...
        "Türkiye bölgesinde stratejik bir rol oyuncusu oluyor."
       
        t.akyol@milliyet.com.tr
       
       





    Taha AKYOL
    New York notları

    Melih AŞIK
    Profesöre ceza

    Fikret BİLA
    Denktaş neden memnun?

    Hasan CEMAL
    Askerin rolü, ezberi!

    Güneri CIVAOĞLU
    Ver kurtul - turşu kur

    Can DÜNDAR
    Şarkılarda yaşayan kırık bir aşk hikâyesi

    Abbas GÜÇLÜ
    YÖK kazanı kaynıyor (6)

    Hurşit GÜNEŞ
    Yeni ekonomik dev: Çin

    Sami KOHEN
    Yeni umutlar...

    Mehmet Y. YILMAZ
    Muhalefet partilerine Popstar dersi

    Derya SAZAK
    Bush'un kampanyası

    Meral TAMER
    Çok satan yazarları motive eden ne?

    Güngör URAS
    Vergiyi koymak kolay toplamak zor

    Serpil YILMAZ
    TÜSİAD'ın raporu, AKP'nin tasarısı

    M. Ali BİRAND
    Haydi şimdi, tam zamanı...