|


Çok satan yazarları motive eden ne?
Dünya Ekonomik Forumu DEF'in Davos'taki 5 günlük toplantı maratonundan (toplam 256 oturum) Çinliler ve Hintliler hariç ülkesine olumlu izlenimlerle dönen oldu mu, çok kuşkuluyum.
Avrupa umutsuz
Latin Amerika ülkelerinden tüm kıta olarak umut kesilmiş, "yaşlı Avrupa" tüm zenginliğine rağmen, gelecek için en ufak bir umut ışığı görmüyor.
Kendini dünyanın hegemon gücü olarak gören ABD'nin, uluslararası hukuka saygılı olmak ya da meşruiyet gibi bir derdi yok. Kamuoyu anketlerinde ABD Başkanı Bush'tan daha güvenilir çıkan Usame bin Ladin, dünyaya korku salmaya ve "başarılı" terör eylemlerine devam ediyor.
6 milyarı aşan dünya nüfusunun 2.8 milyarının günlük geliri hala 2 doların altında. 3 milyar insan elektriği tanımıyor. Dünyada her 5 kişiden 4'ü telefon denen iletişim aracından habersiz.
Altyapı sorunu
Dahası ABD ve AB ülkeleri gibi en zengin, en gelişmiş bölgelerde bile altyapının çökmeyeceğinin garantisi yok. Çünkü sistemler yaşlanmış. Son 10 yılda gereken yatırımlar yapılmamış. Bu yıl ABD, İngiltere ve İtalya'da hayatı felç eden uzun süreli elektrik kesintilerinin önümüzdeki dönemde artarak sürebileceğini, bu ülkelerin yetkilileri bile kabul ediyorlar.
Böylesi bir ortamda, Paulo Coelho, Amitav Ghosh, Kazuo Ishiguro, Paul Theroux gibi geniş okur kitlelerine sahip edebiyatçılar, önümüzdeki yıllarda hangi konulara öncelik vermeyi düşünürler? "21. Yüzyıl" başlıklı oturumda, anons edilen içeriğin aksine, bu sorunun yanıtını bulamadım. Buna karşılık, ünlü yazarlar iç dünyalarını kısmen de olsa bizlere açtılar.
Dünyaya ulaşmak
Yazarların ülkemizde en çok tanınanı Paulo Coelho: "Ben sadece paylaşmak için yazıyorum. Birtakım semboller yaratarak, sadece Brezilyalı'ya değil, Japon'a, Norveçliye, Güney Afrikalıya da ulaşmaya çalışıyorum. Yazarken hep çok yalnızım. Yazmak tek başına yapılan uzun bir süreç, paylaşmak ise bir insanlık durumu. İnsan paylaşmadan yaşayamaz. Biri benim kitabımı okuduğunu söylediğinde, paylaştığımızın farkına varıyorum ve çok mutlu oluyorum.Hintli yazar Amitav Ghosh: "2 ayrı dünya var. Biri bizim hiç bilmediğimiz ve öğrenmek de istemediğimiz. Kulaklarımızı tıkadığımız, haberlere yansıtmadığımız, "kör ve sağırı" oynadığımız... Ortak bir dilin ve standardın bulunmadığı bir dünyada, ben küresel ısınmaya en fazla maruz kalan bölgelerde yaşayan yüz milyonlarca insanın çaresizliğini dünyaya duyurmaya çalışıyorum."
'Bencil ve kendine dönük'
Japon asıllı, İngiltere'de yaşayan, Fransız hükümetinin Şövalye Nişanı verdiği, "Dünden Kalanlar" (Remains of the Day) gibi romanları sinemaya aktarılmış ünlü yazar Kazuo Ishiguro: "Benim yazma nedenim daha bencil ve kendime dönük. Romanlarım bir yan ürün. Ben aslında tarihin bir bölümünü aydınlatmak istiyorum. 5 yaşında Japonya'dan ayrıldım. Oyuncaklarımı, büyükannemi orada bırakarak ve hemen ertesi yıl döneceğimi sanarak... Ancak 24 yaşıma geldiğimde anladım ki, geri dönüş yok. Çünkü anılarımda yaşattığım Japonya yok olmuş. Kafka da kendine dönük bir yazardı. Benim belli bir okur kitlem var, ama ben öncelikle kendim için yazmaya devam edeceğim."Paul Theroux: "Ben mutlu olmak, arkadaşlarımı memnun etmek ve keyifli vakit geçirmek için yazıyorum. Bazen dünyayı dolaşıp, ilginç bulduklarımı yazıyorum. Gençken bir ara öğretmenlik yapmıştım. Eğer kitap yazmasaydım, çevresine öfke saçan bir öğretmen ya da çok sinirli bir taksi şöförü olurdum."
Böylesi bir oturumda Orhan Pamuk ya da Yaşar Kemal'in yazarlık serüvenlerini dinlemek çok hoş olabilirdi. Ama DEF yönetimi, Türk katılımcıların bu yöndeki önerilerini nedense görmezden geliyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|