29 Ocak 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


   
Sevgili mi, cep telefonu mu?

        Bilirkişi raporu

   
Son model, çok özellikli bir sevgiliniz olsun, altı ay sonra yeni modeli çıkınca bu defa da ondan olsun... Tek tuşla arayanları, ilk mesajda yanınıza koşanları, serenat yapanları... Seç seç al!

       
    Hangi arkadaşımla konuşsam, yürümeyen ilişkisinin gerekçelerini anlatırken kendimi cep telefonu satan bir dükkanda gibi hissediyorum: "Bak bu hem mp3 çalıyor, hem de şahane video kayıt yapıyor! Niye hâlâ 'eski model' sevgilimle, garantisi olmayan bir ilişki yaşayayım ki?" Alıştık ya ha bire bir üst versiyonlara, yeni modellere!
    Tek tuşla arayanları, ilk mesajda yanınıza koşanları, serenat yapanları... Seç seç al! Sevgili dediğin cep telefonu değil ki, yeni modeli çıktıkça eskisini at, yenisini al! Kim cep telefonu muamelesine gönüllü olur?
   
    İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
    "Son model, çok özellikli bir sevgilim olsun, altı ay sonra yeni modeli çıkınca bu defa da ondan olsun" diyenlerdenseniz, boş yere bütçenizi zora sokmayın! Mevcut sevgiliciğinizi istediğiniz modele yükseltebilirsiniz! Giydirir, kuşatır, kapağını yeniler, sonra da bir-iki yeni "numarayı" çaktırmadan belleğine kaydediverirsiniz, bünyesinde barındırdığı ekstra özelliklerini de aklınızı kullanarak güncellersiniz; işte bu kadar basit! Böylece "Ben en son modelim, elbette fiyatım da ona göre!" diye kapris yapmayacak bir sevgiliyle, mutlu mesut bir ömür sürebilirsiniz... Bunun bir sonu yok ki! Ha bire "yeni model" diye tutturursanız yaşınız geçer, "ikinci el" pazarında yorgun argın gezerken bulursunuz kendinizi...
    Hadi oldu da, özelliklerini kendi emeğinizle artırdığınız sevgiliniz havalara girdi, "Sen benim değerimi bilmiyorsun" yakınmalarına başladı diyelim; o zaman insan zevkle ağzının payını verip "Pardon! Şu anda hâlâ seni 'kullanan' biri varsa, emin ol bu benim sevdiğim modele sadık olmam yüzünden" diye lafı gediğine oturtmaz mısınız?
    Gökten üç cep telefonu düşmüş, kafasına düşenler koro halinde "Armut piş, ağzıma düş" demiş... İlişki bu, cep telefonu gibi tüketilir mi canım!
    İyi oyunlar herkese...
   
    Bugünkü yazımın ana fikri şu:
    Bir süredir kendime yeni bir cep telefonu almak için vitrinlere, mobil ürün dergilerine (Mobimag) yapıştığım için aklım fikrim cep telefonu oldu. Dandirişko telefon kaynıyor ortalık. "Dahili telesekreteri olan yok mu?" diye sorduğumda, "Hayır, ama mp3 çalan modellerimiz var..." diye bir cevap alıyorum; ne alakaysa! Sonra işin yoksa internetten program bul... Dahili telesekreteri olan bir model bileniniz varsa mektuplarınıza bir not düşün de aramaktan kurtulayım dedim, ondan yani bunca laf...
   
   
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
    "Seninle kardeş gibiydik!"
    Bundan bir hafta önce bir kız arkadaşıma onu sevdiğimi söyledim telefonda. Aldığım cevap ise "Seninle kardeş gibiydik, sen hep benim kardeşim kalacaksın" oldu. Tanışalı 4-5 ay oldu. Ya biz çok çabuk kardeş olduk ya da bu bir oyun! Onu çok seviyorum, kaybetmek istemiyorum! Yardımınıza acele ihtiyacım var!
    R. A.
    ***
    Başkasıyla ilgilenmeye başlamış gibi yapıverin siz de o zaman canım. Sonra da "kardeşinize" akıl alma bahanesiyle yeni aşkınızı pek bir heyecanla anlatın. E, kardeş kıskançlığı pek meşhurdur, bilirsiniz... Bakalım o bu duygunun tuzağından kurtulabilecek mi?
   
   
Kılavuz karga oyunu!
    Erkek: Sen bana cep telefonu muamelesi yapıyorsun!
    Kadın: Onu geçen hafta yapıyordum. Kayıt özelliğin yok ya, ondan hatırlayamadın herhalde...
   
   
Öptüm sizi
    Haşmet Babaoğlu'nun son zamanlarda pek samimi cep telefonu yazılarını okudum da, "cep" ve "telefon" kelimeleri otomatik onu çağrıştırır oldu bana... Bir yazısında da, "Genç ve sıra dışı bir romancının cep mesajlarına dayalı bir serüveni kaleme almasını bekliyorum" demiş ya; vallahi okuduğum onca yazıdan sonra ben artık başkasından değil, ondan beklerim böyle bir romanı, söylemiş olayım. Gönül ne cep ister ne cep telefonu, gönül ister bir mesajlı cep romanı... Ellerinizden öper.
    Yılmaz Aslantürk'ün, yani nam-ı diğer Otisabi'nin "Başımdan Geçti Bunlar" adlı kitabını görmediyseniz, görün derim...
    Bir erkeğin bir kadınla beraber olabilmek için ne numaralar yaptığını bilmeyeniniz varsa öğrensin. Tuzağa gelmeyin durduk yerde! Öpüldünüz otistik abi.
   
   
AİLE SAADETİ
    BİLİRKİŞİ: Cep mesajlarını ben okumadan niye siliyorsun!
    ÖZBİLİRKİŞİ: Silmiyorum ki, mesaj gelmiyor.
   
    www.ilhanuckan.com
   
   





 Donatella Piatti
 Sarıkız'ın Anıları
 Tuba Akyol
 İlhan Uçkan
 Yalvaç URAL