29 Ocak 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE         


Doğru sistemi yakalama

    Dokuz / Rıza Tuyuran
       
    Günümüz dünyasında, futbolun gerçekliğini yaşamadığınız ve hissetmediğiniz, ayrıca geçmişte yaşadıklarınızdan ders çıkarıp yolunuzu belirlemediğiniz sürece doğru sistemi yakalama şansınız zayıflar. Bu şansın yaratılması için yapılanların yeterliliği konusunda çok ciddi kuşkular var.
    Dolu dolu 30 yıldır futbolun içindeyim. Tüm kategori ve kademelerinin tam göbeğinde yaşadım. Bu 30 yılın 18 yılını Karşıyaka'da, dolayısıyla İzmir'de, her türlü futbol olayının içinde olmuş bir meslek insanı olarak bu kuşkuları paylaşalım ve futbola teşne insanlarımızı da bu kuşkuların içine çekelim. Kuşku; insanın kimyasını direkt etkileyen bir olgu. Teslim oldun mu yandın ki yandın... Ancak, sizi arayışa yönlendiriyorsa, bu durum sizi daha geniş kapsamlı araştırmalara itiyorsa, daha iyi, daha mantıklı ve daha verimli hedeflere ulaşabilme güdünüzü tetikliyorsa kuşkudan kuşkulanmanın gereği yok.
   
    KSK futbolunda nostalji
    Basit anlatım ve örneklerle altyapı olayına bakış tarzına, yatırımlarına ve beklentilerine bir göz atalım. 18 yıldır içiçe yaşadığım KSK futbolundan biraz nostalji, biraz fantazi yaparak açık örneklerle altyapı düşüncesinin realizasyonunu tartışmaya açalım.
    İnceleyin 86 - 87 kadrosunu altyapıdan kaç oyuncu var. O yıl transfer yapılmamış mı? Elbette ki yapılmış. Ama öyle sağlam temeller atılmış ki ne aşama yapan genç oyuncu tedirgin olmuş, ne gelen transferler yabancı kalmış ne de eski oyuncular raconculuk yapma gereği duymuş.
    Tüm bunlar nasıl olmuş? Sadece iş disiplinine dayalı güven ve hoşgörü ortamı yaratılarak olmuş. Sadece başarılı olmaya odaklanmış tüm birimleriyle. Sonuç; Şampiyonluk... Çıkılan ligde başarılı bir süreç devam ederken, talihsiz bir kaza sonrası yaralanan ve uzun süre oynayamayacak olan 6 - 7 oyuncusu olmasına ve Futbol Federasyonunun transfer yapma hakkı vermesine rağmen altyapı katılımlarıyla lige devam edilmiş, hem de aslanlar gibi...
   
    Ekonomik proplemler
    Sonuç; F.Bahçe'nin üzerinde averajla 7. bitirilmiş. Nasıl olmuş da olmuş? Sistem sağlam oturmuş bir kez, sorun olmamış. Her gelen o sistem içinde görevini layıkıyla yapabilecek ciddiyetin ayırdına varmış. Sonraki yıl yine aynı mantık ve sistem devam etmiş.
    Transferler, altyapı katılımının altında ve ihtiyaca göre ama verim hedeflenerek yapılmış. Sonuç yine başarılı bir sezon. Daha sonrasında transferler artmaya altyapıdan gelen oyunculara bakış değişmeye, doğal olarak harcamalar artmaya başlamış. Sonuç; son maçta ligde kalınmış.
    Hem de dördü dış sahada yedi maçı; beş galibiyet, bir beraberlik ve bir yenilgi ile geçip bir mucizeyi gerçekleştirerek. Ardından "flaş" transferler dönemi başlamış. Verim düşünülmeden sadece vitrine yönelinmiş. Ekonomik problemler kronikleşmeye başlamış.
    Dört hoca değişmiş, birincisi hazırlık dönemini bile tamamlayamamış. Sonuç; paraşütsüz düşülmüş. Sonraki yıl kadroda revizyona gidilerek sadece iki transfer yapılmış. 86 - 87 sezonunun şampiyon kadrosunda banko oynayan 8, ve her yılki katılımlarla altyapı ürünü 8 - 10 oyuncu kadroda yer almış. Sonuç; elini kolunu sallayarak Şampiyonluk...
    Bu konuyu daha da detaylandırmak için bitirmek istemiyorum, haftaya devam edecek. Anlaşılması gereken şekilde...
   
    egespor@milliyet.com.tr
   
   

EGE


Uğurlarımız olsun!..
Milliyet'teki fotoğraf
Doğru sistemi yakalama





Spor
Ekonomi
Rehber


Tülay Özüerman
Deniz Sipahi
Rıza Tuyuran