31 Ocak 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE         


Et arabası Ali Efendi

    İzlenim / Kutlu Aktaş
       
    Bugün Arefe, yarın Kurban Bayramı. Hali vakti yerinde olanlar kesecekleri kurbanları alma çabasında. Bir yıldır boğazından bir lokma et geçmeyen milyonlar komşularının gönderecekleri kurban etlerini bekliyorlar. Hiç olmazsa yılda bir kez çocuklarına et yedirebilme ümidindeler. Kurban, et deyince belleğim beni yıllar öncesine götürdü. 1970 - 72 yıllarında Diyarbakır'ın Çümgüş ilçesinde 2.5 yıl kaymakamlık yaptım. Fırat üzerinde Karakaya Barajı'nın bulunduğu bölgede kayalıklara dayalı bir yerleşim yeri. Manzara gündüzleri mütevazI, akşam karardıktan sonra üst üste sokaklardan dolayı güzel.
    Belediye haftada iki erkek keçinin kesildiği, tek kasaplı ilçenin en alt kısmında dere kenarında 4 metrekarelik bir beton platform yaptırmış. Kesilen tekeleri (erkek keçi) belediye çöpçüsü Ali Efendi sırtında yaklaşık 200 metre yükseklikteki tek kasap Abdurrahman Efendi'nin dükkanna götürüyor. Elbisesi kirlenmesin diye de uzunca bir muşambayı sırtına bağlamış etleri öylece taşıyor.
    İlçenin tek hakimi Orhan Gündem esprili bir kişiliğe sahip.
    Ali Efendi'ye isim taktı:
    "Et arabası Ali Efendi."
   
    * * *
   
    Kurban Bayramı ile ilgili ikinci bir olayı dostlarımdan birisi anlattı.
    Olay 1970'li yıllarda geçmiş ve o zaman İsveç'teki büyükelçimizden dinlemiş.
    Oslo'da kent yönetimi sokaklarda, özellikle çocuklar etkilenmesin diye, kurban kesimini yasaklamış.
    Bizimkiler çareyi bulmuşlar. Kurbanlar evde kesilecek.
    Apartmanda, danaları 5 - 6 kişi yüklenmiş daireye sokmuşlar. Komşular, danalar canlı içeri girip dışarıya çıkmayınca şüphelenmişler, kent yönetimine başvurmuşlar.
    İhbar üzerine daireye gelen görevliler ne görsünler. Evin banyosundaki küvet kanlar içerisinde.
    Dana evin küvetinde kesilmiş, parçalanmış dağıtılmış, görev yerine getirilmiş.
    AB'ye girmek iyi de, çağdaş yaşama ayak uydurmak ondan daha iyi değil mi?
    Bilgili ve sorumlu yetkililerimiz AB'ye gireceğiz diye, onun bunun kapılarını aşındırmak için gösterdikleri gayretin çok azını keşke halkımız eğitimine ayırabilseler.
   
    * * *
   
    Ege Üniversitemizin 1990'lı yıllarına damgasını vuran Rektörü Prof. Dr. Sermet Akgün'ü, Karşıyaka'daki evinde ziyaret ettim.
    Daha önce kendisini mutlaka göreceğimi söylediğim için, şu anda gönül rahatlığı içerisindeyim.
    İki eski dost anılarımızı yineledik. İçki ve sigarayı bırakmış. Bir sözü insanımızın temel özelliğini yansıtıyor:
    "Gerçek dostlar, insan görevden ayrıldıktan sonra belli oluyor. Görevdeyken etrafımızda olanlar şimdi görünmüyorlar."
    Dini ve milli bayramlarımız hatırlamak için iyi bir fırsat.
    Milliyet okurlarının Kurban bayramlarını kutluyorum.
   
    ege@milliyet.com.tr
   

EGE


Et arabası Ali Efendi
Anadolu geliyor biz ne yapıyoruz?
Bir milyon 200 bin dolar!





Spor
Ekonomi
Rehber


Kutlu Aktaş
Bülent Buda
Levent Köstem