|


Çevresinde işsiz olmayan okurum var mı?
Derviş'e göre % 5'lik büyüme varlıklı kesimi rahatlatır, işsizlik sorununa çare olamaz. Paradigma değiştirebilirsek, belki kısmi çözümler üretebiliriz
Çevrenizde işsiz var mı?
Evet diyenler 1'e, hayır diyenler 2'ye bassın.
Ve önceki 3 elektronik oylamanın aksine "evet"ler bu kez % 78'e fırlayıveriyor.
Tayfun Ertan'ın cumartesi gecesi CNN Türk'teki Söz Sizde programında, stüdyodakilere sorduğu son soruydu bu. İlkini dünkü yazımda masaya yatırmıştım, sonuncusunu bugün yatıracağım. Ama hepsini topluca alt alta sıralamak istiyorum önce:
Makro göstergelerdeki iyileşmeyle birlikte sizin hayatınızda da olumlu yönde bir değişiklik oldu mu?
Hayır: % 60
Evet: % 40
Program gevşetilmesin
IMF ile sürdürülen ekonomik program için "Sıktı artık, biraz gevşetilsin" diyor musunuz?
Hayır: % 60
Evet: % 40
İlk 2 soruyu birlikte değerlendirdiğimizde oylamaya katılan her 5 kişiden 1'inin, "İyileşme benim hayatıma yansımadı, ama ekonomik program gevşetilmesin" dediğini görüyoruz.
Tasarruflarınızı dövizde mi, TL'de mi tutuyorsunuz?
Döviz: % 60
TL: % 52
(Hem dövizde hem TL'de tutanlar nedeniyle toplam oran % 112)
Çevremizde işsiz çok
Çevrenizde işsiz var mı?
Evet: % 78
Hayır: % 22
Gördüğünüz gibi sıra işsizlikle ilgili soruya gelince, % 60 - 40 ekseninde gidip gelen farklılık % 80 - 20 eksenine kayıveriyor.
Türkiye için çözümü en zor, en yaman sorun işsizlik. Bu, sadece Türkiye için değil, dünyanın geri kalanı için de geçerli. Amerika'da yapılan oylamada halkın yüzde 50'si "küreselleşmeye hayır" demiş. İmalat sanayiinde çalışanların işlerini Çinliler, hizmet sektöründe çalışanlarınkini de Hintliler kaptığı için... Call - Center'ler ve benzeri ofis işlerini ABD'ye geri döndürmeyi vaat eden başkan adayı, 10 ay sonra yapılacak seçimlerde epey oy toplayabilir. Bu arada küreselleşmenin bayraktarı ABD; küreselleşme sonucu işsiz kalan Amerikalıların baskısıyla, Zenginler Kulübü'nün küreselleşmeden ilk çark eden ülkesi bile olabilir!
Yıllık % 5 büyüme yetmez
Ekonominin eski kaptanı, CHP Başkan Vekili Kemal Derviş'in, 24 Aralık günü TBMM'deki 2004 yılı bütçe görüşmeleri sırasında CHP adına yaptığı konuşmanın yazılı metninden bir paragraf:
"% 5'lik bir büyüme hızı, toplumun daha varlıklı kesimleri tarafından kabul edilebilir olabilir. Ancak % 5'lerle yetinen bir yaklaşım, işsizler için, iş bekleyen gençler için, çok düşük ücretlerle çok güvensiz işlerde çalışmak durumunda kalmış olanlar için, yoksullukla savaşan çiftçilerimiz için kabul edilebilir değildir. Tersine kesinlikle yetersizdir." Oysa biz her yıl istikrarlı bir biçimde % 5 büyüyebilirsek öpüp başımıza koyacağız."
Paradigmayı değiştirmek
Peşpeşe krizlerin gelir dağılımını iyice bozduğu, gelir uçurumunun her geçen gün büyüdüğü ülkemizde, sayıları hızla artan yoksul insanlarımız için bugüne dek bilinenlerin dışında, yaratıcı yeni çözümler üretmekten başka çare yok. Bunun için de önce paradigma değiştirmek gerek.
Balık, yoksullukla mücadelede en popüler simge. Balık mı vermeli, balık tutmasını mı öğretmeli? Biliyorsunuz son dönemdeki moda eğilim, balık vermek yerine balık tutmasını öğretmek. Bu yıl Davos'ta öğrendiğime göre "balık sanayiinin işleyiş koşullarında devrim yapmak" gibi bir seçeneğimiz de var artık. Yarın bu seçenekler üzerinde fikir jimnastiği yapacağız.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|