05 Şubat 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


   
Adriano: Birey ve Takım

       
    Seyir zevki yüksek, tempolu futbol oynayarak 2003 - 04 sezonuna giren Parma, maddi çöküş ile önemli futbolcuları Adriano, Filippini, Nakata ve Junior'u kaybetti. Adriano, Inter'e gitti, zaten kiralıktı ve sadece erken dönüş yapmış oldu. İstikrarsızlığın simgesi olmuş, soyunma odasıyla yönetim sınırlarının ortadan kalktığı, yıldız futbolcuların teknik adamlara üstün geldiği bir kulüpte artık. Hücum hattına çareler ararken Adriano gibi uyum sorunu çekmeyen bir potansiyeli 2 yıldır kiralık tutmak, Inter'de görmeye alışkın olduğumuz ironilerden biri. Çabuk, zeki ve teknik orta saha Morfeo'dan da faydalanamayıp Parma'ya kiralamaları ve oradaki performansını gıpta ile izlemeleri gibi.
    Adriano, hangi takımı tutarsanız tutun, sizi oynadığı takımı da fanatik gibi takip etmeye zorlayan bir profil. Genç Brezilyalı ister istemez topa can veren teknik üstünlük genleriyle bezeli. Ama onda, milyonlarca benzerinin arasından gönüllerimizi çalmasını sağlayan çok daha fazla şey var: 18 yaşındayken dahi ürkütücü olan bir cüsse, o cüsseye ters düşecek kısa mesafede süratlenme becerisi ve ayak çabukluğu, Ronaldo'nun onu varisi göstermesine sebep olacak son vuruş başarısı ve kendine has keskin stili, frikik atabilmesi, cesareti, yerden ve havadan top avcılığı... Kulağa mükemmel geliyor. 21 yaşında ve hala gelişiyor. İtalya'da geçirdiği 2 yıl içinde buranın lig coğrafyasının karakteristiklerini de bedenine kattı. Fiziki direnci ve gücü arttı, artık devrilen değil ayakta kalan... Kafa vuruşu tekniğini geliştirdi. 6. haftadaki Roma maçında yeni nesil defans oyuncularının modeli Chivu ile giriştikleri düello bile o maçı tekrar tekrar izlemek için yeterliydi.
    Alıcı gözle 2002 yılındaki Toulon turnuvasında izlediğimiz Adriano'nun bireysel kariyeri, Avrupa'nın en sorunlu kulüplerinden birinde dahi zedelenmeyecek kadar bağımsız ve güçlü. Tıpkı Ronaldo gibi. 2 aylık sakatlıktan döner dönmez, Parma ve Inter'de 2 maçta 3 gol buldu. Bu şimdiden Seria A'da 62 maçta 32 gol anlamına geliyordu.
    2002 - 03'de Parma, Avrupa'daki en yaratıcı ve uyumlu forvet ortaklıklarından birini sunmuştu bize: Mutu - Adriano. 33 gol buldular. Dinamiktiler; takıma getirdikleri derinlik, rahatlama, pozisyon üretme becerileri ve ikili oyunları etkileyiciydi. Tesadüfen oluşmuş, verimi önceden tahmin edilemeyecek bir ekip olmuşlardı. Bireysel kalite ne olursa olsun bu tip ikili uyumlar takımların çehresini bir anda değiştiriyor. Belki de Fenerbahçe tereddütlü başladığı Nobre - Van Hooijdonk denemesiyle verim yakalamış ve farklılaşmış görünüyor.
   
    ekoksaldi@milliyet.com.tr

SPOR


İlhan'ın yolu açık
At yarışları
Avrupa Ligleri
Ülker'den müthiş finiş: 76-70
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Okur'a nazar değdi!
Eczacı'ya piyango: 2-3
Luce'den uyarılar
Ortega veto yedi
Samsung'dan paket teklif
Trabzon'da Doğan fırtınası
Tuğba'nın şansı
Haber turu...
Ya sandık ya sanduka
Adriano: Birey ve Takım





Ercan GÜVEN
Ya sandık ya sanduka
Ebru KÖKSALDI
Adriano: Birey ve Takım


 İSTATİSLİKLERLE LİG
 EURO 2000
 SIDNEY 2000
 DÜNYA KUPASI 98