|
|


Yaşasın komşuluk
Komşular konusunda hep şanslıyım çünkü kendi hallerinde insanlar olmalarının yanı sıra (Bu çok önemli; ben de hayatın heyecanlarından yorgun bir halde sığındığım evimde yalnızlıktan ve sessizlikten hoşlanıyorum), aynı zamanda olağanüstü bir aşçı olma özelliğini de taşıyorlar!
Beni nasıl değerlendirdiklerini hiçbir zaman bilemedim ama zamanla "orijinalliklerimi" ve alışkanlıklarımı hoşgörüyle karşıladıklarına inanıyorum. "Başa gelen çekilir" misali beni kabul ettiler. Kendimi beğenmeme müsaade edin ama bunu sempati ve şefkat duyarak yaptıklarını hissediyorum!
Bir şeyi açıklığa kavuşturmakta fayda görüyorum: Ben uzun saatler boyunca çay, kahve içilebilecek, keyifli gevezelikler edilecek "klasik bir komşu" olmamama rağmen en azından kimseyi rahatsız etmiyorum!
Kendimi enerji dolu hissettiğim sabah saatlerine bayılıyorum. 06.00'da yataktan kalkıyor, deniz kenarında koşmaya gidiyorum. Kapıcıya ve pijamalı, sabahlıklı, uykulu vaziyette kapılarından gazetelerini ve sütlerini alan komşularıma tüm neşemle "Buon giorno!" demek için tam zamanında eve dönüyorum.
Ortalığı temizlememe yardımcı olan kadınım da beni özenle izliyor ve her sabah 08.00'de dilimi öğrenmek için gelen öğrencilerime kahve hazırlamak üzere tam zamanında evde oluyor. Başlangıçta ciddi ve şık giyimli işadamlarının ve işkadınlarının ellerinde kalem, defter, ilginç saatlerde evime gelip gitmelerini bütün komşularımın garipsediğini düşünüyorum. Ama bazı dedikoducuları ve kötü düşünenleri bir kenara bırakırsak, hakkımda "Çok namuslu ve çok çalışkan bizim Donatella" denildiği kulağıma geldi. Yani bu işten de alnımızın akıyla sıyrıldık!
Tabii ki akşamları, evde misafirlerim yoksa ya da şehrimizde son zamanlarda neler olduğunu anlamak için dışarıya çıkmamışsam, saat 22.00 sularında uslu uslu yatağımla kucaklaşıyorum. Tahmin edebileceğiniz gibi yorgunluktan harap ve bitap bir şekilde kelimenin tam anlamıyla devriliyorum yatağa.
Ya sürekli çıktığım İtalya seyahatlerine ne demeli? Günün ve gecenin her saatinde süregelen bir hareket! Ve yine benim canım komşularım yokluğumda posta kutumla ilgileniyor, evimi hırsızlardan koruyorlar. Evet, dedim ya, her zaman sağduyu ile beni izliyor ve benim için endişeleniyorlar.
Şimdi sadede gelelim... Hangi sebepten olduğunu bilmem, komşularım benim iyi beslenemediğime inanıyorlar. Belki yalnız yaşadığımdan, belki de geleneklerine bağlı bir İtalyan olarak sadece spagetti yediğimi düşündüklerinden! Veee bu durumda sevgili komşularımın marifetlerini keşfediyorum.
İlk komşum tatlı Seval'in kendisini büyüten bir Rus anneannesi vardı. Yemek tariflerini kendi genlerinden aldığı özelliklerle ve Anadolulu kocasının damak zevkiyle birleştiriyordu. O mercimek köftesinin yanında sunduğu Pozarskyj usulü tavuk köftesinin tadı hâlâ damağımda... Çok sevgili Yıldız'ı nasıl unutabilirim? Neşe ve renklerle zenginleştirdiği, Karadeniz'in köylerini yansıttığı harika yağlıboya tablolar yapardı ve olağanüstü pancar çorbasını unutamayacağım tavukla birlikte sunardı. İsmi neydi? Gürcü tavuğu olabilir mi acaba?
"Şans" beni yalnız bırakmadığından, üçüncü evimdeki sevimli komşum Nebahat hanım Niksar-Tokatlı. Ve işte yaşasın nefis mercimekli hamur çorbası...
Tekrarlıyorum; biraz kaprisli ve inatçı karakterim yüzünden onlar gibi her zaman misafirperver ve nazik "komşu modeli" olamadım. Ayrıca komşuculuk oynamak için biraz fazla meşgulüm. Ama köşemden yararlanarak, tüm "nankörlüğüme" rağmen beni her zaman anne şefkati ile izledikleri ve destekledikleri için onlara kalpten teşekkür ediyor, bir öpücükle beraber kendilerine makarna tariflerimden birini hediye ediyorum!
Gorgonzolalı penne
Malzemesi (4 kişilik)
350 gr. penne türünden makarna, 150 gr. gorgonzola peyniri (yerine benzeri bir tadı verecek olan ve daha kolay bulunan rokfor peynirini de kullanabilirsiniz), 2 kutu krema, 50 gr. tereyağı, 50 gr. parmesan peyniri.
Yapılışı:
Geniş bir tencerede tereyağını ve gorgonzola peynirini eritin. Yoğun ve homojen bir karışım elde edene kadar karıştırın; bu arada kremayı da ekleyin. Aynı zamanda makarnayı, paketin üzerinde tavsiye edilmiş süreye göre pişirin ve süzdükten hemen sonra sosun bulunduğu tencereye koyun. Hafif ateşte karıştırarak kısa süre bekletin. Soğumadan, daha önce ısıttığınız tabaklara servis edebilirsiniz. Tabii son olarak da biraz parmesan peyniri eklemeyi unutmayın.
donatellapiatti@hotmail.com
|
|


|