|
|


Herkes gider Mersin'e...
Şekil Şartı / Deniz Taner
Dünyada ki gelişmiş ülkelerin ekonomi politikalarına baktığınızda bazı ortak paydalar görürsünüz:
İç ve dış yatırım teşvikleri, esnek istihdam politikaları, ihracatı destekleyen kur rejimi, ithalat kotaları, vergi muafiyetleri.
Genel olarak her ülke yabancı yatırımı çekmeye önem veriyor.
Yatırımcılara her türlü bürokratik kolaylık ve vergi avantajı sağlıyorlar.
İşgücü piyasalarını daha esnek hale getirmeye çalışıyorlar. Faizlere istikrar getiriyorlar.
Vergi indirimleri ile tüketimi teşvik edip üretimin artmasını sağlıyorlar. Böylece istihdam artıyor.
Başta ihracat olmak üzere ülkeye döviz girdisi sağlayacak her türlü aktivite (turizm, vs) destekleniyor.
* * *
Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden Almanya, uluslararası rekabet gücünü korumak için çeşitli önlemlere başvurmakta:
2003'te ciddi vergi indirimlerine başladı.
Sosyal güvenlik sisteminde tasarrufa gidiyor. İşsizlik sigortasında indirim yapıyor. Part - time çalışmayı kolaylaştırıyor.
Reformlarına esnek çalışma yasalarını da ekledi. Fransa da benzeri tedbirlerle birlikte işgücü piyasalarında esnekliği arttıracak.
* * *
ABD ise geçen senenin son çeyreğinde yüzde 9.1 büyüme, imalat sektöründe son 20 yılın en yüksek kapasite kullanımı, yüzde 5.9'a kadar düşen işsizlik oranı ile tekrar büyümeye başladığının sinyallerini veriyor. Sermaye piyasaları canlandı. İç tüketim arttı. Üstelik bütün bu olumlu gelişmelere rağmen enflasyon düşük. Bu sonuç sürpriz değil.
ABD ekonomisinin canlılığını destekleyen faktörlerin başında 40 yılın en düşük faiz oranları, şaşılacak vergi indirimleri, devletin özellikle askeri ve sağlık konularında ki bonkör harcamaları geliyor.
* * *
ABD aynı zamanda düşük tuttuğu Dolar'dan yararlanıyor. Bu sayede ihracat teşvik edilirken ithalat frenleniyor.
Çin de aynı avantajı kullanıyor. Düşük tutulan Yuan, muazzam bir rekabet gücü sağlıyor. Neticede Çin geçen sene yaklaşık 50 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. Bu, Türkiye'nin bir yıllık toplam ihracatından da fazla.
* * *
Türkiye'de ise günü kurtarmak için geçici vergiler konuyor.
Sonra bu vergiler kalıcı hale getirerek halk bezdiriliyor. Müteşebbislerimiz ise istihdam bir yana, yatırım düşünemez hale geldi.
* * *
Dış yatırımcı için cazip bir ülke olmak istiyoruz ama bürokrasiyi sadeleştiremiyoruz. Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesine göz yumarak ihracatçının rekabet gücünü baltalıyoruz, ithalatı teşvik ediyoruz.
Katı yasalarla işgücü piyasasının esnekliğini azaltıyoruz. Sosyal güvenlik kurumlarını verimli hale getiremeyip devletin bütçesinde delik açıyoruz. Tasarruf önlemleri diyerek kritik alanlarda darboğazları giderecek devlet yatırımlarını kısıtlıyoruz.
Bir yandan kamu sektörü gittikçe çağın dışında kalıyor diğer yandan da kalan KİT'leri yok pahasına satıp bütçe açıklarını kapatmaya çalışıyoruz.
Sonuç: Herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine!
ege@milliyet.com.tr
EGE

İzmirli ajansların ortak iradesi
Herkes gider Mersin'e...
Bayramlık...
|
|




|