06 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Zam ve vergi artışından kaçınmak mümkün mü?

       
    Piyasaların, Uluslararası Para Fonu ile müzakerelerin tamamlanmasından sonra beklediği faiz indirimi dün gerçekleşti. Merkez Bankası kısa vadeli faizleri dün iki puan düşürdü. Her zaman olduğu gibi bu indirimin gerekçesi bir açıklama ile kamuoyuna duyuruldu.
    Açıklamada öncelikle 2004 yılına ilişkin enflasyon beklentisinin ocak ayında hedefe çok yaklaştığının altı çiziliyor. Üzerinde durulan bir başka husus da ocak ayında hizmet sektöründeki fiyat artışlarının mevsimlik sıçramalarında geçmiş yıllara göre bir yavaşlama olduğu. Sene başında bütçede meydana gelen sapmaların bütçe harcamalarında yapılacak kesintilerle telafi edileceğinin Hazine tarafından açıklanması da gelecek dönem enflasyonu açısından olumlu bulunan bir diğer gelişme.
   
    Maliyetlere etki
    Bu açıklamada yer alan ve Merkez Bankası'nın ileriye yönelik kararlarında belirleyici olacağını güçlü bir biçimde duyurduğu zam ve vergi artışından kaçınılması uyarısı üzerinde dikkatle durmak gerekiyor.
    Merkez Bankamız kamuda yapılacak fiyat artışlarının maliyetlere ve fiyatlara olacak etkisinden çekiniyor. Merkez Bankası "bütçe disiplininin asıl olarak harcama kısıcı ve kamu zamları haricindeki gelir artırcı önlemlerle sağlanacağı temel varsayımı altında" enflasyonun 2004 sonunda hedeflenen düzeye geleceğini öngörüyor. Merkez Bankası açıklamasının 5. paragrafında maliyet artırıcı vergi ayarlamalarından da kaçınılması gerektiği belirtiliyor.
    Ancak bütçe rakamlarına bakıldığında sadece harcama kesintileri ile faiz dışı denge hedefine ulaşılabileceğinin gerçekçiliği tartışmalı. Yatırım ve cari harcama kalemleri 2003 yılında TL'nin nominal olarak değer kazanmasının getirdiği rahatlıkla ciddi oranda kısılmıştı. 2004 yılı bütçesinde bu kalemler için belirlenen ödeneklerin GSMH'ye oran olarak bir önceki yıl seviyesinde tutulduğu görülüyor. Bu kalemlerde yapılacak çok büyük oranlı kesintiler hizmetlere olan ihtiyaç dikkate alındığında gerçekçi ve sürdürülebilir olmayacak. Geçtiğimiz yılda en fazla artış gösteren personel giderleri ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılacak transferlerde herhangi bir kesinti öngörülmüyor. Vergi iadeleri kaleminde ise ciddi ve kapsamlı bir kural değişikliği yapılmadıkça bu kaleme hakim olunamıyor, kesinti yapılması inandırıcı olmuyor. Diğer harcama kalemlerine bakıldığında burada da ciddi yapısal reformlarla desteklenmedikçe çok yüksek tasarruf imkanları olmadığı görülüyor.
   
    Tedbir ihtiyacı
    2004 yılı bütçesinde tedbir alma ihtiyacı sadece asgari ücret ve emekli maaşlarında yapılan ve bütçede öngörülmeyen artışlardan kaynaklanmıyor. Geçtiğimiz yıl vergi gelirlerinin beklenenin altında kalmasının bu yıla yaptığı baz etkisinin telafisi de söz konusu.
    Yukarıdaki hususlar göz önünde tutulduğunda fiyat ayarlamalarına olan ihtiyaç kaçınılmaz gibi görünüyor.
    Merkez Bankası'nın fiyat ve vergi ayarlamaları karşısındaki sert yaklaşımı mahalli idare seçimleri öncesinde vergi ayarlamaları ve kamu mallarına zam yapmak istemeyen hükümeti rahatlatıyor.
    Bu, enflasyonist baskıların önlenmesi bakımından sorun yaratan bir durum haline gelebilir. Tabii ki öncelik harcamaların kısılmasıdır. Ama burada imkanınız sınırlı olursa fiyat ve vergi ayarlaması kaçınılmazdır. Bu durumda kamu açıklarını kapatmak için zam ve vergi artışlarını ne kadar erken yaparsanız hedeflediğiniz geliri o kadar düşük zam ve vergi ayarlaması ile toplarsınız. Örneğin bir yıl içinde 100 lira cirosu olan bir şirkette ilave 12 lira daha ciro sağlamak için sene başında fiyatlarınıza yüzde 12 zam yapmanız gerekirken 7. ayın başında aynı ek ciroyu yüzde 24 zamla sağlayabilirsiniz.
   
    Enflasyonda başarı
    Diğer taraftan Türkiye gibi kamu borcu yüksek ülkelerde borç dinamikleri ve buna ilişkin bekleyişler bakımından faiz dışı kamu dengesinin önemi açıktır. Bu dengenin tutturulması konusunda esnekliği daraltacak ve borçta sürdürülebilirlik kuşkusu yaratacak her yaklaşımın fiyat bekleyişleri üzerindeki etkisi zam ve vergi ayarlamalarının etkisinden daha fazla olmaktadır.
    Enflasyondaki gerileme başarıyla sürmektedir. Bunun devamı mali disiplinin zamanında, inandırıcı ve sürdürülebilir tedbirlerle korunmasına ve yapısal reformların kararlılıkla uygulanmasına bağlıdır. Faiz dışı fazlanın tutturulması için kamu mallarının fiyatlarında ve vergilerde ayarlamalar ne kadar erken yapılırsa enflasyon üzerindeki bir defaya mahsus etkileri o kadar sınırlı olacaktır. Geçtiğimiz yıllardan da gördüğümüz gibi mali disiplinin korunmasında zamanında tedbir alınarak gösterilecek kararlılığın enflasyonist bekleyişler üzerindeki olumlu etkisi erken ve düşük oranlı fiyat ve vergi ayarlamalarının bir defalık etkisini dengeleyecektir.
   
    foztrak@yahoo.com
   
   





Taha AKYOL
Avrupa'nın sağı solu

Çetin ALTAN
Olduğundan fazla görünme epidemisi

Melih AŞIK
Ruhban okulu...

Fikret BİLA
Denktaş'ın rezervi

Güneri CIVAOĞLU
Etik şifresi

Abbas GÜÇLÜ
Başbakanlık bursları

Hurşit GÜNEŞ
Eurodaki artış abartılmamalı

Sami KOHEN
Erbil'deki saldırının sonrası...

FAİK ÖZTRAK
Zam ve vergi artışından kaçınmak mümkün mü?

Hasan PULUR
TRT bunu nasıl yapar?

Meral TAMER
Yoksul kitleler için kimler, ne yapabilir? (2)

Ece TEMELKURAN
Söz, taştan ağır mıdır?

Yaman TÖRÜNER
200 milyar dolarlık kaybı nasıl önledik? (2)

Güngör URAS
Merkez Bankası faizi "Ayşe Hanım Teyzemi" de etkiler