|


İane devletten sosyal devlete nasıl geçilir?
CHP Milletvekili Kılıçdaroğlu: ILO sözleşmesine 1971'de imza attığımız halde, hala hayata geçirmediğimiz tek sigorta dalı, Aile Yardımları Sigortası
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ayşe Buğra'nın, önceki gün bu köşede yer alan yoksullara vatandaşlık geliri önerisiyle ilgili olarak ilk arayan, SSK eski genel müdürlerinden CHP İstanbul milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Prof. Buğra gibi Kılıçdaroğlu da kişinin yoksul olmasını sosyal bir hak olarak görüyor. "O toplumda yaşayanın bir sosyal hakkıdır bu. Siz ona iş verseniz, gidip zaten çalışacak" diyor.
Kılıçdaroğlu bu saptamanın ardından, "Taa 1971'de TBMM'den geçirip yasalaştırdığımız, taraf olarak altına imza attığımız 102 sayılı ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü) sözleşmesinde taahhüt ettiğimiz Aile Yardımları Sigortası'nı uygulamaya başlasak, bu yönde önemli bir adım atmış oluruz" diye devam ediyor.
102 nolu ILO sözleşmesi
Türkiye, ILO'nun 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Sözleşmesi'nde yer alan 9 sigorta dalını 33 yıl önce yaşama geçirmeyi taahhüt etmiş. Diğer 8 dal benimsenip uygulandığı halde, "Aile Yardımları Sigortası", Kılıçdaroğlu'na göre politikacılar tarafından bugüne dek gündeme dahi getirilmemiş. (En son, işsizlik sigortası 3 yıl önce 8. dal olarak yürürlüğe girmiş.)
CHP gündeme aldı
Kılıçdaroğlu diyor ki: "CHP, ilk kez son seçim bildirgesinde aile yardımlarını uygulayacağını, kendi resmî belgelerine geçirdi ve açık açık söyledi. Çünkü yoksullukla mücadelenin kurumsal altyapısının olması, bütçeden ödenek ayrılması gerekiyor. Bu sigortanın temel özelliği, toplumda belli bir gelir düzeyinin altında olan veya hiç geliri olmayan ailelere gelir, eğitim ve gıda desteği vermesi. Bu sigorta dalı ağırlıklı olarak çocuklara dönük, ama adı üzerinde ailenin gelir düzeyini esas alıyor. Mesela yoksul ailenin çocuklarının okula gidebilmesi ve beslenmeleri için devletin, banka hesaplarına düzenli para aktarımı yapması gibi."
İane devletin lütfu
Kılıçdaroğlu'na göre "Çeşitli vakıflar aracılığıyla yoksul kişilere yapılan bağışlar, bugünkü haliyle sosyal devletin bir gereği değil de, iane devletinin bir lütfuymuş gibi sunuluyor. Yoksulları teşhir ederek, onlara yardım yapan ve bununla egosunu tatmin eden bir politikacı tipi çıktı ortaya. Oysa bu yardımların aileyi koruyan, toplumun bir parçası olduğunu ona hissettiren ve yapılan yardımları da onun doğal bir hakkı olarak görmesini sağlayacak bir anlayış üzerine oturtulması gerek."
Bu noktada Kılıçdaroğlu'na 2 itirazım var. Birincisi yoksullara yardımı reklam aracı yapan sadece siyasetçiler değil. İş dünyasında da yoksulların reklam malzemesi olarak her geçen gün daha sık kullanıldığına tanık oluyoruz. İkinci itirazım ise CHP'nin seçim bildirgesine giren Aile Yardımları Sigortası'nın, Prof. Ayşe Buğra'nın sözünü ettiği en yoksul kesime vatandaşlık hakkı olarak cüzi bir aylık bağlanmasından epey farklı olduğu. Bu saptamayı yaptıktan sonra, bu sigorta dalının yine de, Avrupa Birliği'ne üyelik müzakereleri başlamadan hayata geçirilmesi gerektiğini hatırlatmakta yarar olduğunu düşünüyorum.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|